İş Bankası Kar Rekortmeni Oldu

Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, 2007 Yılında Brüt 3.7 Milyar YTL ile Bankacılık Sektöründe En Yüksek Karı Elde Ettiklerini, Net Karın da Bir Önceki Yıla Göre Yüzde 53 Artışla 1.7 Milyar YTL Olarak Gerçekleştiğini Açıkladı.
Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, 2007 yılında brüt 3.7 milyar YTL ile bankacılık sektöründe en yüksek karı elde ettiklerini, net karın da bir önceki yıla göre yüzde 53 artışla 1.7 milyar YTL olarak gerçekleştiğini açıkladı.
İş Bankası’nın öz kaynak büyüklüğü de yüzde 13’lük artışla 10.6 milyar YTL’ye ulaştı. İş Bankası toplam aktif büyüklüğü itibariyle özel sektör bankaları arasında birinci olurken, 80.2 milyar YTL’ye varan aktif toplamıyla da,Türk bankacılığında aktif büyüklüğünde birinci sırada bulunan Ziraat Bankası’nın toplam aktif büyüklüğüne çok yaklaştı.
Genel Müdür Ersin Özince, “Özel sektör bankaları yanı sıra tüm bankacılık sektörü itibariyle de aktif rakamında Ziraat ile aramızdaki farkın 0.7 milyon YTL’ye kadar inmiş olması önemli. Ziraat’in yenilikçi ve başarılı uygulamalarını takdirle izliyoruz. Aramızda kesinlikle bir yarış söz konusu değil. Türkiye’nin büyük bankalara her zaman ihtiyacı var. Karlı olduğumuz sürece Ziraat’ten daha hızlı büyümemiz normal. Ne de olsa özel sektör bankası olmanın avantajları ve kolaylıkları söz konusu” dedi.
2008’İN İLK ÜÇ AYINDA OLUMLU SONUÇ BEKLİYORUZ
Genel Müdür Özince, 2008 yılında sektörün üzerinde bir büyüme hedeflediklerini, toplam aktiflerde yüzde 15, kredilerde yüzde 20 ve mevduat hacminde de yüzde 16’lık artış öngördüklerini açıkladı. Özince, küresel çalkantıya rağmen bankaların 2008’in ilk üç ayında iyi sonuçlar açıklamasını beklediğini hatırlatarak “İlk üç ayda güçlü sonuçlar görebilirsiniz. Ancak ikinci üç ayda bu sonuçlar aynı kuvvette olmayacaktır. Krizin derinleşeceği gibi beklentiler nedeniyle yatırımcıların yatırım kararlarını ertelemesi, bireylerin de harcamalarını azaltması beklenir bir durumdur. Bu durum iş hayatının gelişim hızında da bir yavaşlama ortaya çıkarabilir” yorumunu yaptı.
TARİHİN EN İYİ SONUÇLARI
İş Bankası’nın 2007 mali sonuçlarını açıklamak üzere İstanbul’da İş Kuleleri’nde bir basın toplantısı düzenleyen Genel Müdür Ersin Özince, uluslararası ekonomideki gelişmeleri ve bu gelişmelerin Türkiye ekonomisine muhtemel yansımalarını ele alırken, bankacılık sektörünün kapsamlı bir değerlendirmesini yaptı.
Ersin Özince, İş Bankası’nın aktif büyüklüğü, toplam mevduat ve öz kaynak büyüklüğü ve gelir yaratma kapasitesiyle Türkiye’nin en büyük özel bankası olma konumunu 2007’de de koruduğunu kaydederek, izledikleri kar odaklı büyüme stratejisiyle İş Bankası tarihinin en iyi sonuçlarını gerçekleştirdiklerini söyledi.
KALİTELİ AKTİF KOMPOZİSYONU
Özince, 2007’de likidite,kredi,faiz ve kur riski yönetim politikalarında küresel ekonomik gelişmeleri dikkate alarak tutucu bir politika izlediklerini, kaliteli aktif kompozisyonu oluşturma ve özkaynakları güçlü tutma hedefiyle hareket ettiklerini belirterek , aktif büyüklüğünü yüzde 7’lik artışla 80.2 milyar YTL’ye çıkardıklarını, son 5 yıllık dönem itibariyle de aktiflerdeki büyümenin 2.5 kat olduğunu açıkladı. Özince bilanço gelişimine ilişkin verileri açıklarken, kredilerin yüzde 14 artışla 34 milyar YTL’ye ulaştığını, kredi portföyünde Türk Lirası-yabancı para dağılımının ise yüzde 74’e, yüzde 26 olarak gerçekleştiğini kaydederek “Biz mümkün olduğunca kredilerimizde riski tabana yayarak Türk Lirası temelinde büyümeyi tercih ediyoruz” dedi.
KREDİ BÜYÜMESİ BİREYSEL KREDİLERDEN
Kredilerdeki büyümenin özellikle kısa vadeli ihtiyaç kredileri olmak üzere tüketici kredileri ile yatırım ve proje kredilerindeki artıştan kaynaklandığını anlatan Özince “ Sektörün görece daha hızlı büyüdüğü konut kredilerinde rakiplerimize göre daha temkinli davrandık. Konut kredilerinde pazar payımızda biraz gerileme olsa da kriz ortamında bu tavrımızda ne kadar isabetli davrandığımızı gördük” değerlendirmesini yaptı. Kredilerin toplam aktiflerdeki payının düzenli yükseliş gösterdiğini ve 2007 sonunda da yüzde 42’sine ulaştığını söyleyen Özince “ Ülkemiz ekonomisindeki yapısal değişikliklere ve olumlu beklentilere bağlı olarak önümüzdeki 5 yılda bu pay daha da artacaktır” diye konuştu.
İŞTİRAK SAYISI 74’ DEN 31’E DÜŞTÜ
Aktif dağılımı içinde kredilerin payı artarken, menkul kıymetlerin payının azalarak yüzde 30 düzeyine indiğini belirten Ersin Özince, bu eğilimin süreceğini, iştirak satışları yoluyla 2006’da yüzde 12 olan aktifler içindeki iştirak oranının da 2007’de yüzde 6’ya geriletildiğini söyledi. Özince İş Bankası’nın iştirak toplamının da 74’den 31 adede düştüğünü belirtti.
MEVDUAT TOPLAMI 48.5 MİLYAR YTL
Bankanın mevduat gerçekleşmeleri hakkında da bilgi veren Genel Müdür Özince, toplam mevduatın 2002-2007 arası dönemde 3 kat büyüdüğünü vurgulayarak 2007 sonunda yüzde 5’lik artışla 48.5 milyar YTL’ye çıktığını kaydederek “ Mevduatta 2007’de de özel bankalar arasındaki liderliğimizi koruduk. 48.5 milyar YTL’lik mevduatın yüzde 64’ü Türk parası, yüzde 36’sı ise yabancı para cinsinden oluştu. Tasarruf mevduatındaki artışımız yüzde 33 gibi oldukça yüksek bir artış gösterdi” şeklinde konuştu.
1.7 MİLYAR DOLARLIK İKİ SENDİKASYON
Bankanın sermaye yeterlilik rasyosunun yüzde 20.5’lik oranıyla Basel II sürecinde ortaya çıkabilecek ihtiyaçları karşılayacak düzeyde olduğunu savunan Özince, “2007’de toplam 1.7 milyar dolarlık iki sendikasyon kredisiyle Türk bankaları arasında en uygun fiyatlarla ve en yüksek tutarlarda kaynak temin edebilme yeteneğimizi bir kez daha ortaya koyduk. Uygun maliyetli ve doğru zamanlama ile sağladığımız ve 2007 sonu itibariyle 10 milyar YTL seviyesine ulaşan yurt dışı kaynaklar, küresel dalgalanma ortamına rağmen 2008’i rahat geçirmemize yardımcı olacaktır” dedi.
770 MİLYON YTL SERBEST KARŞILIK
Özince, uluslar arası likidite krizinin görünenden daha derin ve daha uzun süreli olma ihtimalinin belirginleşmeye başlaması nedeniyle, gelişmekte olan ülkelerin gelişmiş piyasalardan kaynak sağlama imkanlarının daralacağına dikkat çekerek “ Bu türden dönemlerde tedbirli ve ihtiyatlı yaklaşımın önemini bir kez daha teyit etmiştir. Biz de pazar dinamiklerini, muhtelif risk ve fırsatları gözeterek 2007’de 770 milyon YTL düzeyinde serbest karşılık ayırdık” açıklamasını yaptı.
KREDİ KARTI ÜCRETİ YASAL KISITLAMA İLE DÜZENLENMESİN
Basın toplantısında soruları yanıtlayan Ersin Özince, kredi kartlarına ilişkin üyelik ücretine yönelik düzenlemelerle ilgili olarak “Kredi kartına ilişkin kısıtlayıcı hükümler getirilmesini doğru bulmuyorum. Yasal bir düzenleme yaparak üyelik ücreti alınsın demek de yanlış alınmasın demek de. Bu konular serbest rekabet ortamıyla çözülecek konular. Tüketiciler bankalar arasında hangisinin şartları ve ücretleri iyiyse seçim yapabilirler ve ücreti az olan bankaya gidebilirler. Biz de bir sınır getirilecekse Devlet İç Borçlanma Senetleri faizlerine sınır getirilsin önerisini yapıyoruz” yanıtını verdi.
















