Dha Yurt Bülteni-4

Dha Yurt Bülteni-4

1)AYAĞINA DİKİŞ ATTIRIP OPERASYONA GİTTİARDAHAN'ın Göle İlçesi'nde PKK terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda ayağında vurulan Özel Harekat Polisi Mehmet Onur Eker, kaldırıldığı hastanede kurşunun deldiği bacağına dikiş attırıp, yeniden operasyon bölgesine döndü.

Dha Yurt Bülteni-4

1)AYAĞINA DİKİŞ ATTIRIP OPERASYONA GİTTİ

ARDAHAN'ın Göle İlçesi'nde PKK terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda ayağında vurulan Özel Harekat Polisi Mehmet Onur Eker, kaldırıldığı hastanede kurşunun deldiği bacağına dikiş attırıp, yeniden operasyon bölgesine döndü. Ardahan Emniyet Müdürlüğü ile Jandarma timleri dün gece sabaha karşı Göle kırsalında PKK terör örgütütne yönelik arama tara çalışmaları başlattı. Polis ve jandarma arazide karşılaştıkları teröristlerle çatışmaya girdi. Ardahan Emniyet Müdürlüğü Özel Harekat Timi'nde görevli polis memuru 28 yaşındaki Mehmet Onur Eker çatışmada sağ ayağından hafif yaralandı. Eker ambulansla Erzurum'un Oltu İlçesi'ndeki devlet hastanesine getirildi. Burada yapılan cerrahi müdahale ile ayağına dikiş atılan Eker, sağlık durumunun iyi olduğunu söyleyerek arkadaşları ile birlikte operasyon bölgesine gitti.

Oltu Devlet Hastanesi Başhekimi Soner Özcan yaptığı açıklamada, "Özel harekat polisi Eker sağ dizinden yaralanmış. Kurşun giriş çıkış yapmış. Müdahalesini yaparak taburcu ettik. Alah şükür hiç birşeyi yok. Kendisi tekrardan operasyona katılmaya gitti" dedi.

Ardahan Emniyet Müdürü Ayhan Taş ile İl Jandarma Alay Komutanı Albay Garip Gümüş Oltu ilçesine gelerek yaralı polis memurunu ziyaret etti ve sağlık durumu hakkında doktorlardan bilgi aldı.

Görüntü Dökümü

------------------------

-Hastanenin girişi

-Başhekiminin olayı anlatası

-Ardahan Emiyet müdürü ve jandarma alay komutanı hastane önünde

-Yaralı Özel Harekat polisi ile röp

-Polisin hastaneden tekerlekli sandalye ile çıkıp pkiba binerek oprasyon bölgesine gtimti

(Haber-Kamera: Murat ADIN/OLTU (Erzurum),  

======================================================

2)AFGAN SIĞINMACININ TÜRKİYE'DEN İSVEÇ'E KAÇIŞ ÖYKÜSÜ

 

ÜLKESİNDEKİ savaştan kaçtıkları İran'da ablasını bırakan ve 17 yaşında Türkiye'ye yasal olmayan yollardan giren Afgan Muhammed Muhammedi, filmleri aratmayan maceralı bir süreçte İsveç'e kaçmayı başardı. İsveç'te vatandaşlığa kabul edilen ve çalışmaya başlayan Muhammedi, Türkiye'de bulunduğu sürede, kendisine sahip çıkanlara teşekkür için Erzurum'a geldi.Muhammed Muhammedi kaçış öyküsünü anlattı. Erzurum'da 2 yıl kadar yetiştirme yurdunda barındıktan sonra Avrupa'ya gitme hayali ile yola çıkan Muhammedi, İstanbul'da 10 paralı müşteri bulmasının karşılığı olarak, insan kaçakçıları tarafından Yunanistan'a parasız olarak botla kaçırıldığını söyledi. Üzerinde 300 lira ile Atina'da tesadüfen bulduğu bir TIR'ın arka tekerlekleri arasındaki boşlukta 18 saat yolculuk yaparak Bari üzeri Roma'ya geçtiğini kaydeden Muhammedi, buradan geçtiği  Almanya ve Fransa'da umduğunu bulamadığını, İsveç'te vatandaşlığa kabul edildiğini anlattı.

 Şimdi İsveç'te çalışan 23 yaşındaki Muhammedi, kaçak olarak gittiği yolları bu kez uçakla dönerek, kendisine yardım edenlere 'teşekkür etmek' için Erzurum'a geldi. Muhammedi, "Ben 2 yıl kaldığım Türkiye'de hayatı tanıdım. Artık vatansız ve kimliksiz değilim. Rahat gezebiliyorum. Bunlar çok önemli. Hedefim psikoloji tahsili yapmak. Avrupa ülkelerinde sınır yok, bizim aklımızda sınır var" dedi.

AİLESİ AFGANİSTAN'DA SAVAŞTA ÖLMÜŞ

Ailesini Afganistan'daki savaşta kaybeden, şimdi üniversitede okuyan 30 yaşındaki ablasıyla birlikte Tahran'a gittiklerini belirten Muhammedi Şunları anlattı:

"İran'da yaşamak çok zordu. Kimliğim yoktu. Ablamın başını yakacaktım. Daha iyi yaşamak umuduyla Türkiye'ye geldim. Van'da az İngilizce bilmem işime çok yaradı. Türkiye'yi çok sevdim. Erzurum'da çok şey öğrendim ve hayatı tanıdım. Hem vatansız hem de kimliksizdim. Erzurum'da tanıdıklarımdan aldığım 900 TL ile 2013 Ağustos'unda İstanbul'a gittim. Hedefim, Avrupa'ya sığınmacı olarak yerleşmekti. İstanbul'da insan kaçakçısı ile tanıştım. Paramın olmadığını söyledim. Yunanistan'a kaçak yolla gidecek 10 kişi bulmam halinde beni parasız götüreceğini söyledi. Gittim Aksaray'da 2- 3 gün içinde 10 kişiyi topladım. Onlar paralı, ben parasız  olarak Ayvacık'tan botla Midilli'ye geçtik. Avrupa'ya adım attığımda üzerimde 300 TL vardı. Saatlerce yaya yürüdüm ve polise yakalandım. Oradan gemiyle Atina'ya gönderildim. Parklarda yattım, sonra bir TIR'ın arkadaki dört lastiği arasında kalan boşlukta kendime yer buldum. O boşlukta 18 saat feribotla yolculuk yaparak Bari'ye geçtim."

'SINIRLAR BİZİM KAFAMIZDA VAR, AVRUPA'DA YOK'

Ardından kara ve demiryolu ile Roma'ya, Roma'dan Paris, Frankurt, Kopenghang'dan İsveç'e ulaştığını kaydeden Muhammed Muhammedi, İsveç Göç İdaresi tarafından 35 ay sonra vatandaşlığa kabul edildiğini belirtti. İlköğretim ve Llseyi bitirdiğini, bu arada devlet işinde işe girdiğini anlatan Muhamedi, şunları söyledi:

"İsveç'in Malmö kentinde yaşıyorum. Afgancanın yanı sıra pratikten Farsça, Türkçe, İngilizce, Arapça, İsveççe öğrendim. Bu nedenle Uluslararası transformasyonda çalışıyorum. Evim var, kimse kaçak muamelesi yapmıyor. Üniversiteye hazırlanıyorum, psikoloji okuyacağım. Artık vatansız ve kimliksiz değilim. Rahat gezebiliyorum. Stresim kalmadı. Bizim aklımızda, kafamızda sınırlar var. Avrupa'da sınırlar yok. Nereye istiyorsan gidebiliyorsun, onu öğrendim."

KARŞISINDA GÖRÜNCE ŞAŞIRDI

Muhammed'i karşısında gören Erzurum Kalkınma Vakfı (ER-VAK) Başkanı Erdal Güzel ise şok olduğunu belirtti. Erdal Güzel, "Erzurum'a sığınmacı olarak gelmişti. Kimsesiz ve yaşı küçük olduğundan yetiştirme yurduna yerleştirilmişti. Muhammed Erzurum'dan romanlara, filmlere konu olacak bir yolculuk yapmış. Onu karşımda görünce, 'insan oğlu her şeyi başarır' diye düşünmeden edemedim" diye konuştu.

Görüntü Dökümü

------------------------

-Muhammed Muhamedinin bilgisayar ile uğraşması 

-Muhammed Muhammedi ile röp

Haber-Kamera: Zafer KUMRU / ERZURUM,

SÜRE: 09.30 BOYUT: 466 MB

=======================================================

3)KOÇ SEDİRİ İLGİ ÇEKİYOR

ANTALYA'nın Elmalı İlçesi'ndeki sedir ormanları içinde bulunan anıt ağaçlardan 677 yaşındaki Koç sediri ihtişamı ve güzelliğiyle ilgi çekiyor.

Elmalı Orman İşletme Müdürlüğü ve Çığlıkara Orman Şefliği sınırları içinde yer alan sedir ormanları içinde 7 anıt ağaç bulunuyor. Çığlıkara ormanlarının Kaş'a bağlı Kızılağaç Mahallesi'nin karşısında yer alan Sevindik bölgesi Tavşanalanı mevkiinde bulunan 'koç sediri' de bunlardan biri. 1994 yılında yapılan tespitlerde yaşı 650 olarak belirlenen koç sedirinin son tespitlerde ise yaşı 677, çapı 2 metre, uzunluğu ise 38 metre olarak belirlendi. 

Ana vatanı Lübnan olan ve nesli tükenmekte olan sedir ormanları en yaygın Türkiye ve Kanada'da bulunuyor. Türkiye'deki sedir ormanlarının yaygın olduğu bölgeler ise Antalya'nın Elmalı, Kaş, Finike, Gündoğmuş ve Akseki ilçeleri.

Elmalı Orman İşletme Müdürü Dilek Öztekin, "Sedir ağacı dünyada en güzel yayılışını Elmalı Orman İşletme Müdürlüğü sınırlarımız içinde göstermektedir. Bu ormanlarımız içinde yaşları 500 ile 2 bin arasında değişen, sedir ve ardıç türlerinden oluşan anıt ağaçlarımız var. Şu anda onların birinin yanındayız. Koç sediri" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-------------------------------------

Sedir ormanlarından genel bölümler

Ağacın levhaları

Ölçüm yapılması

Ağaçtan değişik boy ve çevre, kalınlık görüntüleri

Röportaj

144 MB /// 04.32"

( HABER- KAMERA: Ahmet ACAR/ELMALI (Antalya),

===========================================================

4)SİPARİŞLERE YETİŞEMEZ OLDU

ISPARTA'nın Yalvaç İlçesi'nde fayton üretimi yapan 45 yaşındaki Zafer Erdal, son dönemde siparişlerinin arttığını belirtirken, Irak'tan da sipariş aldığını söyledi.

Yalvaç'ta oturan ve asıl mesleği elektrik tesisatçılığı olan 2 çocuk, 1 torun sahibi Zafer Erdal, 5 yıl önce turistik amaçlı faytonculuk yapmaya karar verdi. İnternetten araştırdığı fayton fiyatlarını pahalı bulan Erdal, kendi faytonunu yapmak için harekete geçti. Evinin yanındaki boş arazide temin ettiği malzemelerle faytonu üreten Erdal, bu işi yaptığını duyanların siparişleri üzerine fayton üretimine yöneldi. 

Daha önce evinin önündeki boş arsada kendi başına imalat yapan Erdal, yeni kiraladığı işyeri ve yanına aldığı 2 personelle üretimi artırdı. Siparişleri çoğalan Zafer Erdal, "Böyle giderse burası da bizi idare etmeyecek. Daha geniş bir işyeri ve daha fazla elemanla çalışmaya başlayabiliriz" dedi.

Dünyanın dört bir yanından siparişler aldığını vurgulayan Erdal, son olarak Kuzey Irak'ın Zaho kentinden bir Türk işadamının kendisine ulaştığını kaydetti. Erdal, "Yabancı uyruklu 3 ortağı daha bulunan Türk işadamı benden 3 fayton imal etmemi istedi. Kaporayı aldıktan sonra 3 değişik modelde faytonun imalatına başladık" diye konuştu.

Faytonların genellikle turistik beldelerde gezinti amaçlı olarak kullanıldığını aktaran Zafer Erdal, yıllar öncesi ulaşım aracı olarak kullanılan yaylı arabaların günümüzde nostaljik gezinti aracı olduğunu ve ilgi çektiğini belirtti. Kendisine ait bir faytonun da bulunduğuna değinen Zafer Erdal, 3 aylık yaz sezonunda Yalvaç'ta kendisiyle birlikte 7 faytoncunun hizmet verdiğini kaydetti.

Görüntü Dökümü

------------------------

Zafer Erdal fayton yaparken

Zafer Erdal ve çalışmalarından detaylar

RÖP: Zafer Erdal

105 MB /// 01.23ö

 HABER- KAMERA: Nurettin ARKAN/YALVAÇ(Isparta),

===========================================================