Dha Yurt Bülteni- 12

Dha Yurt Bülteni- 12

1)ABD'DE KAZADA ÖLEN DİDEM, GELİNLİKLE SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDIAMERİKA'da meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybeden 3 Türk öğrenciden, Yalova Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümü öğrencisi 22 yaşındaki Didem Deniz, memleketi Edirne'nin Enez İlçesi'nde gözyaşları arasında...

Dha Yurt Bülteni- 12

1)ABD'DE KAZADA ÖLEN DİDEM, GELİNLİKLE SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI

AMERİKA'da meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybeden 3 Türk öğrenciden, Yalova Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümü öğrencisi 22 yaşındaki Didem Deniz, memleketi Edirne'nin Enez İlçesi'nde gözyaşları arasında toprağa verildi. Tabutuna gelinlik konulan genç kızın annesi Ayşe Deniz, "Yüzünü göremedim, sana dokunamadım kızım" diye gözyaşı döktü.

Edirne'nin Enez İlçesi'nde oturan Ayşe ve Eyüp Deniz çiftinin iki kızından biri olan Yalova Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğrencisi  Didem Deniz, "Work&Travel" programı kapsamında 3 ay önce Amerika Birleştik Devletlerine gitti. Eğitiminin tamamlanmasının ardından 19 Eylül'e dönüş için uçak bileti aldığı belirtilen Deniz, Türk öğrenci arkadaşlarıyla birlikte geçen hafta gezmek için araç kiraladı. Amerika'da meydana gelen kazada  Tuğbanur Karataş, Özge Nur Mollaahmetoğlu ve Didem Deniz hayatını kaybetti, Fatih Turhan ise yaralandı.

TABUTUNA GELİNLİK KONULDU

Amerika'daki kazada yaşamını yitiren üniversite öğrencisi Didem Deniz'in cenazesi memleketi Edirne'nin Enez İlçesi'ne getirildi. Sahil Camii'nde kılınan namazın ardından tabutuna gelinlik konulan Didem Deniz, omuzlarda Enez Mezarlığı'na götürüldü.  Cenazeye genç kızın annesi Ayşe, babası Eyüp, ablası Sinem, arkadaşları, Enez Belediye Başkanı Abdullah Bostancı ile yakınları katıldı. Duaların ardından genç kız gözyaşlarıyla toprağa verildi. Bu sırada yakınları gözyaşlarını tutamadı. Didem Deniz'in annesi Ayşe Deniz, cenazesine sarılarak,  "Hakkını helal et yavrum. Gözyaşlarımı hiç istemezdin, hep öperdin. Yüzünü göremedim, sana dokunamadım kızım" diye gözyaşı döktü.

"ANNESİNE ARAÇ KİRALAYACAĞINI SÖYLEDİ"

Cenazenin ardından taziyeleri kabul eden baba Eyüp Deniz, kızının "Work&Travel" programı kapsamında 3 ay önce Amerika'ya gittiğini belirterek, "3 ay önce Amerika'ya gönderdik. Dönem bittiği için arkadaşlarıyla beraber Amerika'yı bir gezelim diyorlar. Bir araç kiralıyorlar. Gittikleri yolda yanık bir lastik varmış, sanıyorum daha önce bir kaza olmuş. Kızımın olduğu otomobil  onu görünce direksiyon hakimiyetini kaybetmiş, karşı yola geçmişler, oradan gelen bir TIR'ın altına girmişler. Ben en son kazadan 2 hafta önce internetten görüştük. Araç kiralamadan bahsetti, annesi de içine doğdu herhalde 'istemiyorum araç kiralama' demişti. Annesi yapma dedi ama ecel gelince demek ki 'yapma-etme' dinlemiyor" şeklinde konuştu.

Görüntü Dökümü

-----------------------------

Cenaze aracının gelişi

Gelinlikli tabutun omuzlarda taşınması

Mezarlığa gidiş

Gelinlik ve tabuttan detaylar

Cenazeye katılanlar

Didem'in toprağa verilişi

Gözyaşı dökenler

Baba Eyüp Deniz'in mezarı sulaması

Dualar edilmesi

Aglayan yakınları

Annenin feryatları

Baba Deniz ile röp,

Detaylar

Haber-Kamera: Engin ÖZMEN-Ali Can ZERAY/ENEZ(Edirne),- 

===================================================

2)KALDIRIMDAKİ KÖPEĞİNE TEKME ATANLAR HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAK

İZMİR'in Aliağa ilçesinde, kaldırımda yatan sahipli köpeğe yoldan geçen 2 kişiden birinin tekme attığı, diğerinin ise bu duruma güldüğü güvenlik kameraları tarafından görüntülendi. Ertesi gün bulunan 3 yaşındaki 'Mia' isimli köpeğinin yaşadıkları nedeniyle insanlara biraz korkarak yaklaştığını belirten 21 yaşındaki Remzican Akansu, bunu yapan 2 kişi hakkında, avukatı aracılığıyla savcılığa suç duyurusunda bulunacağını söyledi.

Kültür Mahallesi, Fevzipaşa Caddesi'nde alkollü içki satışı yapan büfe işleten Remzican Akansu'nun 9 ay önce sokakta bulup, 'Mia' ismini verip, sahiplendiği 3 yaşındaki köpeği, geçen Cuma günü işyerinin önünden acı içinde havlayarak, koşup uzaklaştı. Akansu, bu sırada dükkanın önünde bulunan 2 kişinin köpeğine vurduğunu düşünüp, yakaladı. Ancak Akansu, köpeği vurmadıklarını söyleyen 2 kişiyi serbest bıraktı. Ardından ortadan kaybolan köpeğini çevrede arayan Akansu, bulamadı. Ancak işyerine döndüğünde güvenlik kamerası görüntülerini inceleyen Akansu, köpeğine tekme atan kişinin az önce yakaladığı kişilerden biri olduğunu farketti. Görüntülerden yanındaki kişinin de güldüğünü belirleyen Akansu, şok oldu. Görüntüleri, sosyal medya hesaplarından 

"Dün akşam saatlerinde Aliağa çarşıya yakın yaşandı bu olay. Videoda gördüğünüz şerefsiz bu güzel köpeğin Mia'nın canını yakarak kaybolmasına sebep oldu. Mia'yı gören, bu şerefsizi tanıyan bilen, lütfen bildirsin. Kızımızı arıyoruz" notunu paylaşan Akansu,  daha sonra ise yine sosyal medya hesabından 'Mia isimli' köpeğin bulunduğunu duyurdu. İşyerinin bulunduğu sokağın maskotu olan köpeğinin lokantacı bir esnaf arkadaşı tarafından ertesi gün bulunup, kendisine teslim edildiğini belirten Remzican Akansu, "Mia'nın şu an sağlık durumu iyi. Ancak, yaşadığı olay nedeniyle, insanlara biraz korkarak yaklaşıyor. Oysa çok sakin ve cana yakın bir hayvandı. Böyle bir şey olmasını istemezdik. Onu sakinleştirmek için özel olarak ilgileniyoruz ve moralini yükseltmeye çalışıyoruz. Kendisi genelde işyerinin içinde durur ve arada güneşlenmeye ya da uzanmak için çıkardı. Köpeğin de saldırıya uğramasını gerektirecek bir kusuru da söz konusu değil. Tek şansızlığı o sırada kaldırımda yatıyor olması" dedi. Bu olayın takipçisi olacağını belirtip, avukatı ile bunu yapan 2 kişi hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunacağını belirten Akansu, sosyal medyada olayın duyulmasının ardından gelen destekler için de başta Sanatçı Haluk Levent olmak üzere tüm hayvanseverlere teşekkür etti.

Görüntü Dökümü

-------------------------:

-Köpeğe tekme atılmasından güvenlik kamerası görüntüsü

-Mia'nın bulunduktan sonraki görüntüsü 

-Köpeğin sahibi  Remzican Akansu ile röp.

Haber-Kamera:  Fatih Emrah ERDOĞAN / İZMİR,

=====================================================

3)YATTARA ADINI VERDİĞİ TAYA GÖZÜ GİBİ BAKIYOR

 

TÜRKİYE'nin büyük ve küçükbaş hayvancılığın önemli merkezlerinden biri olarak nitelendirilen Kars'taki meralar rahvan at yetiştiriciliğine açıldı.Kars'ın Arpaçay ile Susuz İlçesi'nde son yıllarda rahvan yarışlar için atlar özel olarak yetiştiriliyor. Rahvan atların yük taşımacılığında kullanılmadığını sadece binicilik amaçlı olarak yetiştirildiğini anlatan Susuz'a bağlı Yolboyu Köyü'nden Şahin Şayir, hayranı olduğu Trabzonsporlu eski futbolcu Yattara'nın adını verdiği 14 aylık tayına gözü gibi bakıyor. Annesinin geçen yıl araç çarpması sonucu telef olmasıyla birlikte geride bıraktığı 12 günlük tayın bakımıyla özel ilgi Şayir, 'Yattara'yı şekerli hazır sütle besliyor. Köy yanındaki araziye bağladığı atını günde birkaç defa kontrol eden Şayir, akşam saatlerinde atı araziden alıp rahvan yürüyüşle ahıra getiriyor. Rahvan atların genellikle Susuz ile Arpaçay bölgesinde yetiştirildiğini belirten Şahin Şayir, rahvan atların yük taşımacılığında kullanılmadığını sadece binicilik amaçlı kullanıldığını söyledi. Bu tür atların çok iyi bir bakım ve ilgi istediğini onun için de özenle yetiştirilmesi gerektiğini vurgulaya Şahin Şayir, şöyle dedi:

"Rahvan atlar kışın dışarı çıkmazlar. Ahırda arpa ve samanla beslenirler. Yüke koşulmazlar çünkü eğer yüke koşulursa rahvan yürüyemezler. Onun için de tımarından yemine kadar çok iyi bakım istiyor. Yazın otlak arazilere salınan kışın da 8 ay boyunca ahırlarda karanlık ortamda yetiştirilen atlar daha sonra 4 ila 20 bin lira arasında satılır."

At sevgisinin bir tutku olduğunu anlatan Şayir, Rahvan yetiştiriciliğinin tamamen bir tutku olduğunu vurgularken şöyle konuştu:

"Sadece binmek için yetiştiriyorsunuz ve binip o keyfi tatmalısınız.  Atları gündüz tımar yayıp araziye bıraksıyorum. Akşam suyunu verip yine tımar yapıp arpa samanını verip içeri alıyoruz. Geceleri iki kez kontrol ediyoruz. Hırsızlık olaylarına ve diğer olumsuzluklara karşın önlem alıyoruz. At bizim için çok şey ifade ediyor. Atsız bir köy köy değildir. Büyük masrafl ve özel bir uğraş istiyor. Ama tüm bunlara rağmen bu atları yetiştirmek muhteşem bir tutku."

Görüntü Dökümü

----------------------

-Köyden detay

-Atlardan detaylar

-Yattara isimli rahvan atından detaylar

-Şahin Şayir'in konuşması

-Atı rahvan yürütmesi veköye götürmesi

-Su içirmesi

-Atı tımarlaması ve konuşması

Haber-Kamera: Bedir ALTUNOK / KARS,

589 MB – 7 DK 59 SN 

========================================================

4)TEKNOLOJİ SİZİ UYUTMASIN, SİZ TEKNOLOJİYİ UYUTUN

İZMİR'de Buca Belediyesi'nin bu yıl 2'ncisini gerçekleştirdiği Teknolojik Uyku Festivali'ne katılan 400 kişi Kaynaklar'ın eşsiz doğası eşliğinde kurulan alanda cep telefonsuz 48 saat geçirdi. dijital detoksun yapıldığı festivalde Buca Belediye Başkanı CHP'li Levent Piriştina, "Teknoloji sizi uyutmasın, gelin siz teknolojiyi uyutun" dedi.  

Buca Belediyesi, Radyo Romantik Türk ile dünyada bir ilke imza atarak geçtiğimiz yıl gerçekleştirdiği  'Teknolojik Uyku Festivali'nin 2'ncisini 15- 17 Eylül tarihleri arasında Buca'nın eşsiz doğal güzelliklere sahip Kaynaklar bölgesinde gerçekleştirdi. Teknolojiyi uykuya yatırıp, yüz yüze iletişimi yeniden keşfeden 400 katılımcıya Buca Belediye Başkanı Levent Piriştina kızı Damla ile birlikte eşlik etti. Yurt içi ve yurt dışından 3 bin 516 kişinin başvuruda bulunduğu, noter huzurunda yapılan çekilişle belirlenen 400 şanslı katılımcı festival alanına traktörlerle geldi. Katılımcılar telefonlarını teslim etmeden önce son 'selfie'lerini yaparak, dijital dünyaya 48 saatlik minik bir mola vermiş oldu.  Yüz yüze iletişimi, sohbet etmeyi unutturduğu gibi giderek bağımlılık haline gelen teknolojik aletlerinden kopma cesareti gösteren genç yaşlı yüzlerce katılımcı heyecanlıydı. Eşiyle, arkadaşlarıyla konuşabilecek olmanın mutluluğunu yaşayanların yanında, kendiyle baş başa kalıp derin bir huzur yaşamak isteyenler ve hatta sigara gibi alışkanlıklarından kopmak isteyenler de Teknolojik Uyku Festivali'nin büyülü dünyasına kendini bıraktı. Eşsiz doğanın kucağında dijital detoksla başlayan festival katılımcıları kayıt işlemlerinin ardından çadırlarını kurup, yepyeni dostluklara kapılarını araladı. Şanslı katılımcıların kimi Kaynaklar'ın oksijen deposu ağaçlarının gölgesinde, kuş sesleri eşliğinde dinlenmeye çekilirken kimi ise yeni dostluklar için oyun alanına koştu. 

OMUZ OMUZA HALAY

Tavla ve satranç alanında kıyasıya rekabet ve neşeli sohbetler yaşanırken, bedensel zindelik isteyenler için programlanan yoga seansları ve doğa yürüyüşleri sakinlik ve huzur arayanların adresi oldu. Doğanın kendine has sessizliğinde kitap okuyup, dinlenmek isteyenlerin mekanı ise kitaplarla çevrili okuma bölümüydü. Festival katılımcılarının yakan top, voleybol, ip çekme,  çuval yarışı, macera parkuru, karpuz yeme yarışı gibi unutulmaya yüz tutan oyunlar sırasındaki kıyasıya rekabetleri renkli görüntülere sahne oldu. Buca Belediye Başkanı Levent Piriştina da festival katılımcılarının coşkusuyla renklenen oyunlara katılıp, onlarla birlikte ter döktü. Akşam saatlerinde yakılan dev kamp ateşi etrafında toplanıp dostluk, kardeşlik şarkıları söyleyen katılımcılar kısa sürede kaynaşıp omuz omuza halay çekti.

ORGANİK LEZZETLER

Festival alanının en revaçta bölümü ise Türk mutfağının doyumsuz lezzetlerini sunan ve bütün malzemeleri Kaynaklar ve çevre köylerden karşılanan organik gıda ürünleriyle donatılan açık mutfağı oldu. Festival alanına kurulan organik sebze meyve tezgahından istediği ürünü alan misafirler, işin ehli ustalardan şeftali reçeli yapmayı öğrenip, kazan kaynattı. Kuzu çevirme, nohut pilav, pişi, gözleme ve keşkekten oluşan menüler katılımcıların damaklarına hitap eden muhteşem lezzetlerdi. Doğayla, dostlukla, oyunlarla ve organik tatlarla teknolojiyi unutan festival katılımcıları dönüş zamanı geldiğinde teknolojik bağımlılıktan kurtulmanın o kadar da zor olmadığını deneyimlemenin mutluluğunu yaşıyordu. 

GÖRÜNTÜ GEÇİLECEK

İZMİR/DHA

======================================================