CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztrak Açıklaması

"Bugün Türkiye’nin istikrarının önündeki en büyük tehdit Recep Tayyip Erdoğan’dır. Başbakan durdurulmadıkça, ne dolar ne de faizler durur.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, ekonomide yaşanan gelişmeleri değerlendirirken, "Bugün Türkiye'nin istikrarının önündeki en büyük tehdit Recep Tayyip Erdoğan'dır. Başbakan durdurulmadıkça, ne dolar ne de faizler durur. Türkiye bir kur-faiz sarmalına sıkışır" dedi.
Öztrak, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, ekonomideki gelişmeleri değerlendirdi.
AK Parti'nin, iktidara geldiği günden bu yana yanlış ekonomi politikası uyguladığını savunan Öztrak, iktidarın, sıcak paraya dünyanın en yüksek getirilerini sunduğunu ve bunun karşılığında övgüler aldığını söyledi.
Ancak, FED'in geçen yıl 22 Mayıs'ta "para musluklarını kısacağım" dediğini ve Türkiye'nin bir gece içinde en kırılgan 5 ekonomi arasına girdiğini belirten Öztrak, "Ülkeyi sıcak paraya müptela edip bunu istikrar diye pazarlayan iktidar şaşırdı kaldı. Kendi eseri olan olağanüstü cari açığı ve yetersiz döviz rezervlerinden söz dahi etmedi. Bu defa da sorumlu faiz lobisi oldu" dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, "ekonomide biriktirilen ayıpları örten sıcak para şalının çekildiğini" görmediğini öne süren Öztrak, Erdoğan'ın tedbir almak yerine istikrarı daha da bozmayı seçtiğini iddia etti. Öztrak, Erdoğan'ın, bozulan ekonomik istikrarın faturasını, Gezi Parkı olaylarına kestiğini söyledi.
-"Merkez bankası TL'yi, AKP Türkiye'yi yönetemez oldu"
Başbakan Erdoğan'ın, 17 Aralık'ta başlayan operasyonun ardından sergilediği tutumla, istikrarsızlığı artırdığını savunan Öztrak, bu istikrarsızlıkla birlikte döviz rezervlerinin de eridiğini iddia etti.
Öztrak, Merkez Bankası'nın net döviz rezervinin, geçen yılın 22 Mayısı ile bu yılın 29 Ocak'ı arasında 12,3 milyar dolar eridiğini, net rezervlerin 33,5 milyar dolara indiğini ifade etti.
Faik Öztrak, şöyle devam etti:
"Eriyen sadece rezerv olmadı. TL'nin değeri de eridi. TL, dolar karşısında yüzde 23 değer yitirdi. Merkez Bankası TL'yi, AKP Türkiye'yi yönetemez oldu.
TL'nin değeri ve rezervler o kadar hızlı eridi ki 28 Ocak gece yarısı Merkez Bankası politika faizini yüzde 100'den fazla artırmak zorunda kaldı. Faiz yüzde 4,5'den üzde 10'a çekildi. Türkiye, gelişen ekonomiler içinde en yüksek faize sahip ilk üç ekonomi arasına girdi.
İşler o kadar çığrından çıktı ki faiz artışından en çok mağdur olacak iş adamları faizlerdeki rekor artışa sevinir hale geldi.
Faizler arttı, 'Türkiye'ye yönelik algı düzelecek derken', Başbakan bu sefer İran dönüşü yine devreye girdi. Tehditlerine kaldığı yerden devam etti. 'Faizlerdeki artışa karşıyım. Faizlerdeki artış döviz kurunu indirmez, borsayı artırmaz ise Merkez Bankası sonucuna katlanır' diye tehdit etti. 11 yıllık Başbakan, Merkez Bankası'ndan, faiz artırdı diye hesap soramayacağını hala öğrenmemiş.
Bu da yetmedi, Başbakan, 'B-C planlarımız var. Alışılmamış tedbirler uygulayacağız' diyerek, piyasaların risk algısını bir kez daha artırdı.
Piyasalar, 'sermaye hareketlerine kontrol mü gelecek' diye korkmaya başladı. Bakanlar ortalığa döküldü Başbakan'ın kırıp döktüklerini toparlamak için olağanüstü ter döktü.
Küresel likiditenin hızla azaldığı ve döviz ihtiyacının bu kadar yüksek olduğu bir ortamda sermaye hareketleri ile ilgili oyun kurallarının değiştirileceğine dair müphem ifadeler bir felaketi tetikleyebilir. Başbakan, yarattığı tehlikenin farkında bile değil.
Bugün Türkiye'nin istikrarının önündeki en büyük tehdit Recep Tayyip Erdoğan'dır. Başbakan durdurulmadıkça, ne dolar ne de faizler durur. Türkiye bir kur-faiz sarmalına sıkışır."
-"Yüce Divanlık suçlar"
Öztrak, döviz piyasasında hükümetin çıkardığı yangını söndürmek için yapılmak zorunda kalınan faiz artırımının faturasının, önce Türkiye'nin en büyük borçlusu olan devlete çıkacağını, Hazine'nin üstüne binecek faiz yükünün de vergilerle vatandaşın sırtına aktarılacağını ifade etti.
Faizdeki artışın, önümüzdeki günlerde daha az yatırım, daha düşük büyüme ve daha büyük işsizlik olarak millete fatura edileceğini savunan Öztrak, "Faiz artırımından önce bankaların tüketici kredi faizi yüzde 15 civarında idi. Bu yeni faiz artışından sonra tüketici kredi faizi yüzde 17-18 civarına gelecektir. Ticari kredi faizi yüzde 13 civarında idi. Bu da yüzde 15-16'lara yükselecektir" diye konuştu.
Öztrak, Başbakan'ın ülkeyi yönetme kabiliyetinin kalmadığı ileri sürerek, "Başbakan tüm enerjisini, muhatap olduğu yolsuzluk ve rüşvet iddialarından kurtulmaya harcamaktadır. Her gün yeni bir ses kaydı ve tapeler, Türkiye'nin içine düştüğü kirliliği gözler önüne sermektedir. Bu sızan bilgiler doğru ise Başbakan'ın kendi medyasını oluşturmak için müteahhitlere haraç havuzu yaptırdığı, kesilen bu haraçlar karşılığında kamu ihalelerini paylaştırıldığı anlaşılmaktadır. Bunlar korkunç iddialardır" dedi.
Bu tapeler doğruysa, üstü örtülmek istenen suçların, Yüce Divanlık suçlar olduğunu ifade eden Öztrak, "Başbakan'ın artık kendine duyulan güvenin tamamen bittiğini, ekonomik ve sosyal yaşamı derin bir istikrarsızlığa sürüklediğini görmesi lazım. Başbakan kendisini değil, artık ülkesini düşünmelidir. Ülkede istikrarı sağlamak için gereken uzlaşı iklimini yaratmak amacıyla ne yapması gerektiğini öğrenmek istiyorsa Ukrayna'daki meslektaşının ne yaptığına bakması yeterli olacaktır. Kenara çekilmelidir" diye konuştu. - TBMM














