Büyük Önder Atatürk'ü Anıyoruz

Büyük Önder Atatürk'ü Anıyoruz

Başbakan Yardımcısı Arınç, Atatürk'ü Anma Töreni'ndeki konuşmasında, vefatının 74. yılında, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, minnet ve şükran duygularıyla andığını söyledi.

Büyük Önder Atatürk'ü Anıyoruz

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, "Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün düşünce sistemi, idealleri ve ortaya koyduğu ilkeler, ayrıştırıcı bağnaz bir ideolojik çerçeve içerisine hapsedilmediği sürece, bugün de ülkemizin ve milletimizin karşı karşıya kaldığı sorunların halledilmesinde bizlere ciddi anlamda yol gösterici olacaktır" dedi.

Arınç, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu'nca Milli Kütüphane'de düzenlenen Atatürk'ü Anma Töreni'ndeki konuşmasında, vefatının 74. yılında, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, minnet ve şükran duygularıyla andığını belirtti.

Türkiye'nin bağımsızlık savaşında, Atatürk ile mücadele vererek toprağa düşen milli mücadele kahramanlarına ve tüm şehitlere rahmet, gazilere de şükranlarını ilettiğini ifade eden Arınç, "Atatürk, kararlılığı, sahip olduğu sağlam irade gücü ve yenilikçi kişiliğiyle Türk ve dünya tarihinde yer alan eşsiz bir liderdir. Birinci Dünya ve Kurtuluş savaşlarında gösterdiği askeri yetenekleriyle büyük bir komutan; 1. Dünya Savaşı sonrasında, dağılmanın eşiğindeki bir milleti, tam bağımsızlık ve kardeşlik duyguları ile yeniden bir araya getirmeyi başaran siyasi dehaya sahip bir devlet adamıdır" dedi.

Atatürk'ün, Kurtuluş Savaşı'nın sıkıntılı günlerinde, savaşların yorgun düşürdüğü bir milleti, her taraftan işgal edilmiş bir vatanı, dağıtılan bir orduyu toparlayarak, bağımsızlık mücadelesini milletle, Anadolu'da başlattığını da anımsatan Arınç, şöyle devam etti:

"Atatürk'ün başarılarında, taşıdığı bu müstesna özellikleri yanında Türk milletine olan güven ve inancı da büyük rol oynamıştır. O'nun milletine güveni tamdır. 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun'a ayak bastığında kendi ifadeleriyle, elinde hiçbir maddi kuvvet bulunmuyordu. Yalnız yüksek ve manevi bir kuvvet vardı; o kuvvet milletin ta kendisiydi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bağımsızlık aşkıyla, dağılan cihanşümul bir devletin yerine, kuvvetini milletinden alan yeni bir devlet kurmuştur. Bu devleti yaşatacak olan milletin, eşit olarak bir arada kalmasını sağlayacak ilkeyi de ortaya koymuştur. Bu ilke; Kurtuluş Savaşı'nı beraber gerçekleştirdiği ve Cumhuriyeti beraber kurduğu halkın, 'ırkı, inancı ve dili ne olursa olsun, fark gözetilmeksizin, eşit haklara sahip bir millet' olarak tanımlanmasıydı."

Bu yıl, 89. kuruluş yıl dönümünü kutlanan Cumhuriyetin, Atatürk'ün bu millete armağan ettiği en büyük eseri olduğunu vurgulayan Başbakan Yardımcısı Arınç, "Her fani gibi O da ebedi aleme intikal etmiştir. Atatürk, 'Cumhuriyet fikir serbestliği taraftarıdır. Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre saygı duyarız' sözleriyle, bizlere millet olarak büyük eseri Cumhuriyete nasıl sahip çıkmamız gerektiğini göstermiştir" dedi.

-"En belirgin özelliklerinden biri de fikir adamı olma niteliğidir"-

"Bugün Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni yöneten bizler, 10 Kasım'ı bu anlayışla idrak ediyor, bizlere emanet olarak bıraktığı eserleri ve düşünceleri anmaya ve anlamaya çalışıyoruz" diyen Bülent Arınç, "Atatürk'ün idealleri, felsefesi ve ortaya koyduğu ilkelerin, her türlü bağnazlıktan ve dar düşünce kalıplarından uzak bir şekilde değerlendirildiğinde, ülkemizin içinde bulunduğu sorunların aşılmasında yol gösterici olacağına inanıyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

Atatürk'ün en belirgin özelliklerinden birinin de fikir adamı olma niteliği olduğunun altını çizen Başbakan Yardımcısı Arınç, "Atatürk'ün fikirlerinin özünü oluşturan temel felsefe her türlü dogmatik unsurdan arınmış akılcı bir dünya görüşüdür. Atatürk, akla ve ilme verdiği önemi sıklıkla belirtmiş, problemler karşısında, ilmin ışığında çözüm yolları aramayı tavsiye etmiştir. Ülke gerçeklerinden kaynaklanan sorunlar karşısında aklın ve ilmin rehberliğini kabul eden bu çağdaş görüş, milletimizi daima iyiye, doğruya ve yararlıya yöneltmiştir" diye konuştu.

-"Sözde değil özde demokrasiyi yerleştirmek ve yaşatmak Cumhuriyetin temel hedefidir"-

"Milli sınırlarımız içinde, millet egemenliğine dayalı bağımsız bir devlet olarak varlığımızı sürdürebilmemiz, ülkenin milletiyle bölünmez bütünlüğü sağlanarak, birlik ve beraberlik içinde çalışmakla mümkündür" ifadelerini kullanan Arınç, şöyle konuştu:

"Atatürk'ün ilke ve düşünce yapısının temeli, millet iradesinin egemen olmasına dayanır. Halkçılıktan kasıt ta halkın idareye sahip olmasıdır. Sözde değil özde demokrasiyi yerleştirmek ve yaşatmak Cumhuriyetimizin temel hedefidir. Demokrasi devlet hayatına egemen olmadıkça hukukun üstünlüğünden bahsetmek de mümkün değildir. Bağımsızlık, devletin dünya milletleri arasında hak ettiği yeri almasını sağlar. Kendi ayakları üzerinde durmasını başarabilen milletler ancak bağımsızlıklarını sürdürebilirler. Bu da elbette üreten, insanlığa emeğiyle katkı sağlayan insanların yetişmesiyle mümkün olacaktır. Bilgi güçtür, bir millet ürettiği bilgi oranında güç sahibidir. Bir ülkenin uluslararası arenada sözünün dinlenir ve dünya siyasetine yön verebilir olması bu güce bağlıdır. Aynı zamanda bu güç sosyal barışın ve iç istikrarın da sigortasıdır. Tarih, bilgi üreten, ürettiği bilgiyi hayata aktaran milletlerin büyük medeniyetler kurduğuna tanıklık ediyor."

-"Devlet ve millet olarak parlak bir geleceğe umutla bakıyoruz"-

Atatürk'ün, Osmanlı Devleti'nin yıkılışına tanıklık eden bir lider olarak, yeni Türkiye Devleti'nin temellerini attığını belirten Arınç, Atatürk'ün ilerlemek için, toplumun her kesiminin aynı hedefe yönelmesi gerektiğini gördüğünü söyledi.

Arınç, şunları kaydetti:

"Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün düşünce sistemi, idealleri ve ortaya koyduğu ilkeler, ayrıştırıcı bağnaz bir ideolojik çerçeve içerisine hapsedilmediği sürece, bugün de ülkemizin ve milletimizin karşı karşıya kaldığı sorunların halledilmesinde bizlere ciddi anlamda yol gösterici olacaktır. İlkelerinin belirlediği reçeteye bakarsak, Gazi Mustafa Kemal'in asıl hareket noktasının birey olduğunu görürüz. İnsana yapılan yatırım geleceği garanti eder. Dünyayı takip edebilen, olayları doğru okuyan, çağın modern teknikleriyle yetişen, milli ve manevi değerlerimize bağlı nesiller, ancak geleceğimizin teminatı olabilirler."

Bütün amaçlarının Atatürk'ün eserlerine ve aziz hatırasına sahip çıkmak olduğunu vurgulayan Arınç, "Bizler Türkiye Cumhuriyeti'nin ilelebet payidar kalmasının, azmi ve gayreti içindeyiz. Son yıllarda ülkemizdeki değişim ve dönüşümün amacı da budur. Cumhuriyetimizin değerleri aynı zamanda milletimizin değerleridir. Elde ettiğimiz kazanımlarla, devlet ve millet olarak parlak bir geleceğe umutla bakıyoruz. Ülkemizin milletler topluluğu içinde kazanmış olduğu itibar ve onurlu yer, bu kazanımların açık göstergesidir. Türkiye'miz, her geçen gün geçmişinden ve değerlerinden aldığı güç ile umut dolu geleceğine emin adımlarla yürümektedir" diye konuştu.

Türkiye'nin bilimde, sanatta, siyasette, kültür ve ekonomide elde ettiği ve edeceği büyük başarılarla Atatürk'ün hayal ettiği ve gösterdiği hedeflere ulaşacağını ifade eden Başbakan Yardımcısı Arınç, şöyle devam etti:

"Kurumlarımız ve bir bütün halinde devletimiz yürütmekte oldukları hizmet ve faaliyetleri bu doğrultuda artırıp geliştirerek sürdürmektedir ve bundan sonra da sürdürecektir. Bu düşüncelerle sözlerime son verirken, vefatının 74. yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü saygı ve şükran ve minnetle anıyor; milli mücadelemizin bütün kahramanlarına, şehitlerimize ve gazilerimize rahmet diliyorum."

-"Kitapların büyüleyici dünyasından hiçbir zaman ayrılmadı"-

Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Prof. Dr. Derya Örs de her yıl düzenlenen törenlerle Büyük Önder Atatürk'ün tükenmek bilmez bir azimle hizmet ettiği Türk milletine bıraktığı mirasın gözler önüne serildiğini söyledi.

Bu törende, Atatürk'ün kitap okuma sevgisini anlatmak istediğini belirten Örs, Atatürk'ün savaş dönemleri, cepheler dahil ölümüne kadar kitap okumaktan geri durmadığını anlattı.

Örs, Atatürk'ün Türk dilini etkili ve güzel kullandığını, Nutuk'ta da askeri ve siyasi dehası kadar dili kullanmadaki meziyetinin görüldüğünü bildirdi.

Derya Örs, "Kitapların büyüleyici dünyasından hiçbir zaman ayrılmayan, belki de yaşadığı türlü zorlukları zaman zaman kitaplarına sığınarak hafifleten Atatürk, sahip olduğu bütün üstün meziyetlerin yanı sıra bu konudaki tutumuyla da gelecek nesillere örnek olmuş, onların aklın ve bilimin aydınlığında yürümesi için gereken bilim kültür ve sanat kurumları kurmuş, nihayet bütün bu aziz emanetleri Türk milletine armağan etmiştir" dedi.

Muhabir: Ferdi Türkten/ Barış Gündoğan

Yayıncı: Tolga Özgenç - ANKARA

Kaynak: AA