Alperen Sakin Davasında Karar - Alperen'in Anne ve Babası

Alperen Sakin Davasında Karar - Alperen'in Anne ve Babası

İzmir'in Çiğli ilçesinde okul servis minibüsünde unutulmasının ardından hayatını kaybeden 3 yaşındaki Alperen Sakin'in ölümüne ilişkin davada karar açıklandı.

İzmir'in Çiğli ilçesinde okul servis minibüsünde unutulmasının ardından hayatını kaybeden 3 yaşındaki Alperen Sakin'in ölümüne ilişkin davada karar açıklandı.

Karşıyaka 2. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmada tutuklu yargılanan servis şoförü Taner İşgören, anaokulunun kurucusu Yurdagül İşgören ve tutuksuz sanık Dilara Kamberler, sanık avukatları, Çalışma, Sosyal Hizmetler ve Aile Bakanlığı adına katılan avukat Müjgan Bilgen Özen, Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği üyeleri ile İzmir Barosu yetkilileri katıldı.

Tutuksuz sanıklardan usta öğretici Arzu Gülmez, okul müdürü Bekir Gül, ve Ahmet Somun duruşmaya katılmadı.

Sakin ailesinin avukatı Şenol Diş, duruşmada söz alarak Alperen'in serviste değil kreş içerisinde öldüğünü düşündüklerini belirterek sanıkların ifadelerinden bölümler okudu.

İzmir Adli Tıp Raporunda Alperen'in baş muayenesinde "Sağ tarafta saçlı deri içerisinde kanama olduğu gözlemlenmektedir. Beyin dokusunun ve akciğerin hafif ödemli olduğu görülmektedir." ibaresinin yer aldığına dikkati çeken Diş, olaydan sonra servis koltuğunda ve Alperen'in okuldaki yatağında vücut izi çalışmasının yapılmamasının da ihmal olduğunu iddia etti.

"Biz acı çekerken mal kaçırma derdine düştüler"

Taraf avukatlarının yaptığı konuşmaların ardından söz alan Alperen Sakin'in babası Serkan Sakin, çocuğunun yaşam hakkının elinden alındığını düşündüğünü dile getirdi.

Yurt dışında yaşayan gurbetçi bir aile olduklarını, Türkiye'ye geri döndüklerinde çocuklarını kreşe verme düşüncesiyle bir çok kreş gezdiklerini anlatan baba Sakin, Sevgi Yumağı anaokulunda yaptıkları görüşmede okulun 3 yaşındaki çocuklarına uygun olduğunun söylendiğini ifade etti.

Sakin, şöyle konuştu:

"Bize bir uyarıda bulunmadılar, kandırıldığımızı düşünüyoruz. Çocuğumuzun acısıyla uğraşırken mal kaçırma derdine düşen sanıklar hakkında herhangi bir indirim yapılmadan en üst ceza verilmesini istiyorum. Çocuğumun yaşam hakkı istismar edilmiştir. Unutulmasın ki istismar kelimesi sadece cinsellikle bağlantılı değildir. Karar yüce mahkemenindir."

Anne Buket Sakin de oğlu Alperen'in servis içinde unutularak öldüğüne inanmadığını ifade ederek, "O gün sadece 10 çocuk servisteyken Dilara'nın Alperen'i serviste unutacağına ihtimal vermiyorum. Ben kamera kayıtlarını istiyorum, o kamera kayıtlarında çok önemli bir şeyin gizlendiğini düşünüyorum." diye konuştu.

"Elim olay nedeniyle üzgünüm"

Tutuklu sanıklardan servis Şoförü Taner İşgören de yaptığı savunmasında elim olaydan dolayı üzgün olduğunu söyledi.

Okulun işletmesini fedakarlık ve özveriyle yaparken akla hayale gelmeyecek bir olayla karşılaştıklarını bu nedenle "çok üzgün" olduğunu dile getiren İşgören, "Ben 11 ay 8 gündür tutukluyum. Bu elim olayda, bu ceza tayininde bilirkişi raporunda 3 asli kusurlu kişi görünüyor. Diğer 1. derece asli kusurlu olanlar tutuksuz. Ortada bir unutma eylemi var. Tahliyemi talep ediyorum." şeklinde konuştu.

Okulun kurucusu Yurdagül İşgören ise savunmasında eşi Taner İşgören'in söylediklerine katıldığını, mahkemede konuşmakta güçlük çektiği için söyleyeceklerini dilekçelerle ifade etmeye çalıştığını belirtti.

Yurdagüş İşgören, okulda öğrenci sayısının fazla olmasının velilerin kendilerinden memnun olduğunun göstergesi olduğunu ileri sürerek, "Kış döneminde 45 öğrenciye ulaşan zamanlarda bile hiçbir sorun yaşamadan 7 yıl atlattık. Yaz döneminde az öğrenci olduğu halde böyle vahim bir durum ile karşılaştık. Kadere ve kazaya inanıyorum. Bugün benim başıma geldiyse herkesin de başına gelebilir." dedi.

Servis ablası olarak çalıştırılan tutuksuz sanık Dilara Kamberler de yaşanan olaydan dolayı çok üzgün ve pişman olduğunu, bu nedenle özürlerini ilettiğini ifade ederek beraat kararı talep ettiğini ifade etti.

Sanık avukatları da suçlamaları reddederek müvekkillerinin tahliyesini talip etti.

Mahkeme heyeti verilen aranın ardından kararı açıkladı.

Buna göre, tutuklu sanıklardan Taner İşgören'e "bilinçli taksirle ölüme neden olma" suçundan 9, servis görevlisi tutuksuz sanık Dilara Kamberler'e "bilinçli taksirle ölüme neden olma" suçundan 9, anaokulu sahibi Yurdagül İşgören'e "bilinçli taksirle ölüme neden olma" suçundan 5, usta öğretici tutuksuz sanık Arzu Gülmez'e "taksirle ölüme neden olma" suçundan 6, tutuksuz sanık okul müdürü Bekir Gül'e "taksirle ölüme neden olma" suçundan 5, Ahmet Somun'a "suç delillerini yok etme, gizleme ve değiştirme suçuna azmetttirme" suçundan 5 yıl hapis cezası verdi.

Heyet ayrıca, Taner İşgören'in 3 yıl müddetle anaokulu ve kreşlerde şoförlük ve herhangi bir şekilde görev almasının yasaklanmasına, Dilara Kamberler'in 3 yıl anaokulu ve kreşlerde servis ablası ve herhangi bir şekilde görev almasının yasaklanmasına, Yurdagül İşgören'in 3 yıl anaokulu ve kreş açması ile buralarda herhangi bir şekilde görev almasının yasaklanmasına, Bekir Gül'ün 3 yıl süreyle anaokulu ve kreşlerde müdür olarak görev almasının yasaklanmasına, Arzu Gülmez'in 3 yıl süreyle herhangi bir anaokulu ve kreşte usta öğretici öğretmen ve herhangi bir şekilde görev almasının yasaklanmasına hükmetti.

Olay

Çiğli ilçesinde 15 Ağustos 2017'de anaokuluna gitmek için sabah saatlerinde evden alınan ancak unutulduğu okul servis minibüsünde baygın bulunan 3 yaşındaki Alperen Sakin, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti.
Alperen'i anaokuluna götüren servisin şoförü Taner İşgören ile servis görevlisi Dilara Kamberler gözaltına alınmıştı. Taner İşgören, "Dikkat ve özen hükümlülüğüne aykırı davranma ile ölüme sebebiyet verme" suçundan tutuklanmış, Kamberler serbest bırakılmıştı.
Soruşturma kapsamında Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığınca okul müdürü Yurdagül İşgören ile Dilara Kamberler hakkında yakalama kararı çıkarılmış, savcılıktaki ifadelerinin ardından, Yurdagül İşgören tutuklanmış, Kamberler ise adli kontrol şartıyla salıverilmişti.
Küçük çocuğun ölümüne ilişkin idari soruşturma çerçevesinde anaokulunun kapatılmasına karar verilmişti.
Sanıklar hakkında hazırlanan iddianamade, okulun kurucusu Yurdagül ve servis şoförü eşi Taner İşgören'in 3 yıldan 14 yıla kadar, servis ablası olarak çalıştırılan Dilara Kamberler ile okul müdürü Bekir Gül'ün 3 yıldan 9 yıla kadar, usta öğretici Arzu Gülmez'in 2 yıldan 5 yıla kadar, Ahmet Somun'un ise 6 aydan 5 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları istenmişti.