Adanalı Minik İzmir'de Hayat Buldu

Adanalı Minik İzmir'de Hayat Buldu

Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahi Servisi'nde doğuştan kalp kası bozulması ve yetmezliği nedeniyle organ bekleyen 2,5 yaşındaki Melek Özcan, Adana'da beyin ölümü gerçekleşen 6 yaşındaki bir çocuğun kalbiyle yaşama tutundu.

Adanalı Minik İzmir'de Hayat Buldu

Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahi Servisi'nde doğuştan kalp kası bozulması ve yetmezliği nedeniyle organ bekleyen 2,5 yaşındaki Melek Özcan, Adana'da beyin ölümü gerçekleşen 6 yaşındaki bir çocuğun kalbiyle yaşama tutundu.

DEÜ Hastanesi'nde konuyla ilgili düzenlenen basın toplantısında Başhekim Prof.Dr. Mehmet Refik Mas, küçük Melek'e 28 Şubat Perşembe akşamı Prof. Dr. Öztekin Oto ve ekibinin başarılı bir nakil yaptığını belirterek şöyle konuştu: "Dün gece saat 21.30 civarında Melek Özcan'a kalp naklini gerçekleştirdik. Bu hasta aslında bundan iki yıl önce yapay kalp taktığımız kardiyomiyopati tanısı ile daha 7 kilo iken yapay kalp taktığımız hastaydı. Bu yapay kalple iki yıl yaşatabildik. Bu arada organ bulunamadı maalesef. Adana'da bulunan bu organla yapay kalbi çıkarıp yerine yeni kalbi naklettik. Son derece güç bir ameliyattı ancak hiç sorunumuz olmadı. Bugün 170 cc toplam kanama var ve hasta uyanık, yapay solunum aletinden ayrılmış vaziyette. Bundan sonra kalp nakli hastalarında olağan tedavi süreci olan enfeksiyon ve doku reddinin dengelenmesi için ilaçların ayarlanması süreci başlıyor."

Melek'in sağlık durumunun gayet iyi olduğunu ifade eden Oto, yaş itibarıyla Melek'e daha önce yapay kalbin takılmış olmasının operasyonu güçlendirdiğini belirtti. Prof. Oto, ameliyatla ilgili şu bilgiyi verdi: "Normalde 7 kilogramken Avrupa'da sayılı yapay kalp girişimlerinden birisiydi. Son iki yılda iki kere yapay kalbin dış cihazının ünitelerini pıhtı nedeniyle değiştirmek zorunda kalmıştık. Son günlerde artık problem olma aşamasındaydı. Son raddede bu kalp bulundu diyebiliriz. Yaş itibarıyla çocuk 2 yıl içerisinde 7 kilodan 12 kiloya geldi. Yapışıklıklar olan bir hasta. Teknik olarak tabii her şey erişkine göre birkaç birim daha güç oluyor. Melek, Türkiye'de yapay kalp takılan en küçük hastaydı. Çünkü o büyüklükte 70 cc'lik alet Türkiye'ye ilk defa firma tarafından getirilmişti. Çocuk büyüyünce ünitesini bir büyük ünite ile değiştirdik. Kalp nakli olarak küçük kalp nakillerinden birisi bu vaka. Biz 1998'de 6 yaşında bir çocuğa Türkiye'de ilk defa bir kalp akciğer naklini Dokuz Eylül Üniversitesi'nde gerçekleştirmiştik."

Melek'in sağlık durumu hakkında bilgi veren Oto, "Melek'e nakil yapılalı henüz bir gün bile dolmadı ve yapay solunum aletinden ayrılmış ve uyanık durumda, böbrek fonksiyonları gayet iyi. Önemli bir kalp desteği almıyor. Tüm ameliyatta 1,5 ünite kan kullanıldı" dedi.

Sağlık Bakanlığı'nın imkanlarının üst düzey olduğundan bahseden Oto, nakil sürecini şöyle anlattı: "Donörün bulunması ve organın bize ulaşması konusunda Sağlık Bakanlığı'nın çok mükemmel bir organizasyonu var. Hastanemizin Organ Nakli Koordinatörü Pakize İstan tarafından koordine edildi. Sağlık Bakanlığı'nın jet uçağı var. Buradan Prof. Dr. Erdem Silistreli ve bir asistanımız organı almak üzere Adana'ya gitti. Karaciğeri, böbrekle koordineli olarak oradan aldılar ve geldiler. Organın sağlam olduğu öğrenildiği ve uçağa bindikleri anda biz burada Melek'in göğsünü masada açmaya başladık. Uçak ininceye kadar sıkışık bir zaman içinde hazırladık. Buraya geldiği anda transplanta başladık. 90 dakikada nakil sona erdi."

Kalp nakli sonucu yaşam şansı istatistiklerini değerlendiren Oto, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kalp nakillerinde, istatistiklere göre kan grubu uyumu yeterli. Çocuklarda kalp nakli sonuçlarının daha iyi gittiğini biliyoruz. Bilinen istatistik 10 yıl yüzde 80, 20 yıl yüzde 70 civarında yaşama şansı olan bir istatistik var kalp naklinde. Bizim işçi olarak çalışan hastamız var. Nakil sonrasında kanser olup 10. yılında kanseri yenip şu anda yaşamını sürdüren hastamız var. Dolayısıyla Melek'i iyi bir yaşam kalitesi bekliyor. Yapay kalple, makineye bağlı kesinlikle ideal bir yaşam kalitesi olmuyor." - İZMİR

Kaynak: İHA