Sağlık Bakanı Akdağ:
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, 'Bundan Sonra Hep Beraber Zenginleşeceğiz, Güçleneceğiz, Bunun İçin de Kardeşliğin Üst Düzeye Çıkarılması, Terörün Ortadan Kalkması Lazım' Dedi
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, 'Bundan sonra hep beraber zenginleşeceğiz, güçleneceğiz, bunun için de kardeşliğin üst düzeye çıkarılması, terörün ortadan kalkması lazım' dedi.
Van'da geçen yıl yapımına başlanan ve Nisan ayında tamamlanması planlanan 400 yataklı Bölge Hastanesi inşaatında inceleme yapan Bakan Akdağ, daha sonra Van Ticaret ve Sanayi Odası (VATSO) salonunda, sağlık çalışanları ile bir araya geldi.
Akdağ, yaptığı konuşmada, sağlık alanında son sekiz yılda önemli bir dönüşüm programı yürütüldüğünü ve bunda çalışanların büyük emeği bulunduğunu belirtti.
Bakan Akdağ, geçmiş dönemlerde hastaların ve çalışanların sıkıntılar yaşadığını ifade ederek, şunları kaydetti:
'Eskiden çalıştığımız yer, bir sağlık ocağı ise genellikle kaloriferi olmaz ve biz sobasını yakmaya çalışırdık. Çalıştığımız yerde tentürdiyot, pamuk bulmak bazen imkansızdı. Berbat ortamlar, kırık dökük camlar. Senelerce böyle ortamlarda çalıştık. Hastanelerimiz, içinde çalışan kişinin huzurunu bozacak şekilde, maalesef imkansızlıklarla doluydu ve sürekli olarak da bu sebeple hastalarımızla karşı karşıya gelirdik. Hastaneye gelen kimsenin parası yoksa, karısını, çocuğunu, kendisini rehin alıyorduk. Sonra hemşireye, doktora yalvarıyordu. Böyle değil miydi? Benim çalıştığım üniversite hastanesinde defalarca hemşireye, doktora soruşturma açıldığını bilirim. Neden? Hasta kaçtı. Böyle bir tabir de vardı. 'Hastayı neden kaçırdın?'... Ben gardiyan mıyım, burası hapishane mi? Bana ne hasta girmiş mi, çıkmış mı? Beni ne ilgilendirir. Bunun için personelimize soruşturma açıyorduk. Böylesine sakat bir sistemin ortasındaydık. Bunlar tamamen ortadan kalktı diyemeyiz. İnsanın olduğu her yerde problem oluşabiliyor. Ama bunları mevcut şartlarda, mevcut binalarla olabildiğince düzeltmeye çalıştık. Biz bazı yerlerde öylesine eski binalarda çalışıyoruz ki 70-80 yaşındaki bir nineye makyaj yaparak, onu genç kız haline getirmeye çalışıyoruz. Halbuki bu ne kadar yanlış.'
- PERSONELE YAPILAN EK ÖDEME-
Sağlık personeline yapılan ek ödeme konusuna da değinen Bakan Akdağ, Van'ın Özalp ilçesinde Toplum Sağlığı Merkezinde (TSM) görevli bir personelin aylık 114 lira ek ödeme aldığını öğrenince, Tedavi Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Hasan Güler'e dönerek, 'Bak neredeyse ağlayacak. O ağlarsa ben de sizi ağlatırım, haberin olsun' dedi.
Akdağ, bu konuda yeni bir yönetmelik hazırlandığını ve kanun maddesi de oluşturulduğunu bildirerek, konuşmasına şöyle devam etti:
'Özellikle TSM'ler açısından sorun yaşadığımız şehirler ya da alanlar var. Bunun en kısa sürede çözülmesi talimatını arkadaşlarıma verdim. Bunu mutlaka çözeceğiz. Bizim için bir hemşirenin, ebenin emeği her yerde önemlidir. Hastanede de aile hekimliğinde de toplum sağlığı merkezinde de önemlidir. Hastanede çalışan bir hemşire 500-600 lira, yüksek okul mezunuysa 800 lira ek ödeme alabilirken bir toplum sağlığı merkezinde çalışan arkadaşımız 150 lira alıyorsa böyle düzen olmaz. Biz bu haksızlıkları ortadan kaldırmak üzere çalışıyoruz. Burada bütün mesele adaleti tahakkuk ettirmektir. Bunun için gerekli yeni düzenlemeleri yaparak yolumuza devam edeceğiz.'
Hekim dışı personele yapılan ödemenin az olmasının haksızlık olarak düşünüldüğünü anlatan Akdağ, şöyle konuştu: 'Ama daha önceki dönemde hekimlere muayenehanede kazanma hakkının verildiğini ve hekimlerin de orada çok yüksek kazançlar elde edebildiğini unutmamalıyız. Biz burada sistemi değiştirirken vatandaşın lehine bir değişiklik yapmaya çalışıyoruz. Yani hekimler daha önce vatandaştan aldıklarını kamudan alsınlar istiyoruz. Aradaki fark bundan dolayı oluşuyor. Bizim hedefimiz, sağlık personelinin öğretmen ve polislerle birbirine yakın kazançlara sahip olmasıdır. Dünyanın her yerinde bu böyledir. Bu üç meslek de kendi içinde riskleri, önemi olan meslekler. Bir hemşire insanın hayatı, sağlığı için hizmet veriyor. Dolayısıyla bizim hükümet olarak önümüze koyduğumuz çerçeve budur. Bir takım dengesizlikler varsa bunları çözmek durumundayız.'
Akdağ, 2009 yılında tüm dünyada yaşanan ekonomik kriz nedeniyle birçok ülkede çalışanların maaşının düşürüldüğünü dile getirerek, Türkiye'de ekonomik alanda yaşanan düzelmeden dolayı çalışanlarla ilgili böyle bir durumun söz konusu olmadığını ifade etti.
Türkiye'de özellikle hemşirelere büyük ihtiyaç olduğunu bu nedenle de 'işsiz hemşire' diye bir tabir bulunmadığını belirten Akdağ, üniversitelerin birçok bölümünden mezun olan insanların iş bulamadığını fakat lise mezunu hemşire ve teknisyenlerin rahatça iş bulduğunu söyledi.
Akdağ, 'Zannediliyor ki bizim insanlara bir garezimiz var da bulunduğu yerde zorla tutuluyor. 73 milyonun hizmetini karşılamak üzere bir program yapıyoruz. Erzurum'un Tekman ilçesinde, Şırnak'ta, Ardahan'da, Van'da, İzmir'de de hizmet vermek zorundayım' diye konuştu.
- 4B KADROSUNDA YENİ DÜZENLEME-
4B kadrosu ile ilgili yeni bir düzenleme yapıldığını ve konunun Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile de görüşüldüğünü ifade eden Akdağ, konuşmasını şöyle sürdürdü:
'Türkiye'de yeni 4B kadrosu açıldığı zaman diyelim ki 2 bin yere kadro açtık. Önce çalışan mevcut personelimizin yer değiştirmesine, oralara geçmesine izin vereceğiz. Bu bittikten sonra arkadaşlarımızın boşalttığı yerlere yeni gelen kadroları yerleştireceğiz. Bunun başka bir yolu da var. O da kanun yaparak, çok iyi işleyecek bir rotasyon sistemi yapmak. Bu çok kolay bir iş de değil. Bunu baştan yapan kurumlar var. Orada rahatlıkla işliyor. Ama bizde yıllardır böyle bir şey yapılmamış. Onu yapmaya başlarsak şimdi çıkan itirazın muhtemelen birkaç katı da o zaman çıkacaktır.'
- 'SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM PROGRAMI ÖRNEK ALINIYOR'-
Türkiye'nin Sağlıkta Dönüşüm Programı ile Dünya Sağlık Örgütü gibi birçok kuruluş tarafından başka ülkelere örnek gösterildiğinin altını çizen Bakan Akdağ, on yıl öncesine kadar ülkedeki her 100 bin hamileden 70'inin hayatını kaybettiğini, bu yıl ise bu rakamın 100 bin hamilede 16'ya düştüğünü bildirdi.
Akdağ, bu konuda Avrupa ortalamasının 100 binde 13 olduğunu hatırlatarak, 'Bizim okuma yazma oranımız ve gelirimiz, onlardan az. Coğrafyamız onlardan zor. Buna rağmen eğer Avrupa ortalamasını yakalayabiliyorsak bu sağlıkçıların, hepimizin başarısını gösteriyor. Türkiye'de bugün bebek ölümleri binde 10'un altına düştü. Bu bizim için bir hayaldi' dedi.
Ülkede son yıllarda güzel işler yapıldığını ifade eden Akdağ, şunları kaydetti:
'Bundan sonra hep beraber zenginleşeceğiz, güçleneceğiz. Bunun için de kardeşliğin üst düzeye çıkarılması, terörün ortadan kalkması lazım. Sudan sebepler yüzünden memleketi birbirine katanlara hiçbirimizin fırsat vermemesi gerekir. Daha rahat yaşamak istiyorsak, zenginleşelim, huzur içinde yaşayalım, çocuklarımız daha iyi bir geleceğe sahip olsun istiyorsak hep beraber bunu geliştirmeliyiz. Kürt'ü, Türk'ü, Laz'ı, Çerkez'i de bunu yapmalı. Bu vatan toprağı üzerinde ortak bir ideal üzerinde yaşıyoruz. Neden büyük, güçlü ülke istiyoruz? Hepimiz daha rahat, huzur içinde yaşayalım diye. İsmini zikretmeye lüzum yok ama bir takım süper güçler var. Bunlar her gittikleri yerlere kan ve gözyaşı götürüyorlar. Ne yapayım böyle güçlü ülke olmayı. Olmaz olsun. Ama bizim medeniyetimizin bir özelliği var. Ne zaman güçlü olduysak güçlü olduğumuz topraklarda insanlar huzur içinde oldu.'
Toplantı, Akdağ'ın konuşmasının ardından basına kapalı devam etti.
(LEV-STK-RİN-NUR) - VAN














