Emek ve Demokrasi Platformundan Kaftancıoğlu Kararına Tepki: "İktidarın Toplumsal Muhalefeti Cezalandırma ve Sindirme Siyasetinin Sonucu" - Haberler
Haberi Paylaş

Emek ve Demokrasi Platformundan Kaftancıoğlu Kararına Tepki: "İktidarın Toplumsal Muhalefeti Cezalandırma ve Sindirme Siyasetinin Sonucu"

ANKA - Esra Nur Pervan - Yerel
 - Güncelleme:

Trabzon Emek ve Demokrasi Platformu, yargının Gezi Davası ve CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ile ilgili kararlarını protesto etti. Platform adına açıklama yapan Engin Nur, "Verilen cezalar, hukukun gereği olarak değil iktidarın toplumsal muhalefeti cezalandırma ve sindirme siyasetinin sonucu olarak verilmiştir. İktidar gu¨du¨mu¨ndeki mahkemenin verdiği bu cezaların hiçbir hukuki dayanağı ve toplumsal meşruiyeti bulunmamaktadır" dedi.

ESRA NUR PERVAN

Trabzon Emek ve Demokrasi Platformu, yargının Gezi Davası ve CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ile ilgili kararlarını protesto etti. Platform adına açıklama yapan Engin Nur, "Verilen cezalar, hukukun gereği olarak değil iktidarın toplumsal muhalefeti cezalandırma ve sindirme siyasetinin sonucu olarak verilmiştir. İktidar gu¨du¨mu¨ndeki mahkemenin verdiği bu cezaların hiçbir hukuki dayanağı ve toplumsal meşruiyeti bulunmamaktadır" dedi.

Trabzon Emek ve Demokrasi Platformu üyeleri, Gezi Davası'nda verilen cezalarla Yargıtay'ın CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'nun hapis cezasını onamasını protesto etmek için Meydan Parkı Atatürk Alanı'nda toplandı. "Baskılar bizi yıldıramaz. Direne direne kazanacağız. Gezi onurumuzdur. Soma'yı unutma. Canan Kaftancıoğlu yalnız değildir" yazılı pankart açan platform üyeleri, "Direne direne kazanacağız", "Kurtuluş yok tek başına, hep beraber ya hiçbirimiz" sloganları attı.

Platform adına açıklama yapan Engin Nur, "Siyasi iktidar halkın sırtında adeta bir kambura dönmüş bulunuyor" dedi. Soma'yı ve Gezi'yi unutmadıklarını belirten Nur, şöyle konuştu:

"HİÇ KİMSE YASAK VE ZORBALIKLARA BOYUN EĞMEMİZİ BEKLEMESİN"

"AKP'li yıllar Türkiye siyasi tarihine baskı, zulüm, yolsuzluk, gericilik ve so¨mu¨ru¨nu¨n katmerles¸mesi kars¸ısında emekc¸i halkımızın her s¸eye ragˆmen mu¨cadeleyi elden bırakmadıgˆı memleketine sahip c¸ıktıgˆı yıllar olarak kayda gec¸ecektir. Bu tarih, aynı zamanda Cerrattepe'den Kaz dagˆlarına, Karamandan Aladagˆ'a, egˆitimden sagˆlıgˆa, C¸orlu'dan 10 Ekim katliamına Soma'dan Gezi'ye u¨lkemiz u¨zerine c¸ullanan ko¨tu¨cu¨l bir karanlıgˆa kars¸ı yu¨zu¨nu¨ gu¨nes¸e do¨nenlerin tarihidir. Bilinmelidir ki yu¨zu¨nu¨ gu¨nes¸e do¨nenlerin karanlıktan korkması mu¨mku¨n degˆildir. Hic¸ kimse bizden baskı, yasak ve zorbalıklara boyun egˆmemizi beklemesin. Bizim memleketimize olan sevgimizin, u¨lkemizin demokratik gelecegˆine olan inancımızın sınırlarını kestiremezsiniz, 13 Mayıs 2014 tarihinde yas¸anan ve u¨lke tarihimizin en bu¨yu¨k madencilik felaketi olarak tarihe gec¸en Soma maden faciasının 8. yılında hayatını kaybeden 301 madencimizi saygıyla anıyoruz. Soma maden faciası go¨ru¨nmez bir kaza degˆil, neoliberal anlayıs¸ın sonucu olarak kamu madenciligˆinin yok edilmesinin, is¸c¸ilerin sendikasızlas¸tırılmasının ve ko¨leci c¸alıs¸ma sisteminin dayatılmasının u¨ru¨nu¨du¨r. U¨zerinden kac¸ yıl gec¸erse gec¸sin 301 madencinin o¨lu¨mu¨nu¨, siyasi iktidarın ve kamu kurumlarının sorumlulugˆunu, madenci s¸irketin ac¸go¨zlu¨ sahiplerini ve faciaya sebep olan kis¸ileri asla unutmayacagˆız.

"KARARLARINIZI HUKUKUN EVRENSEL İLKELERİNE GO¨RE VERİN"

U¨lkemiz ekonomiden siyasete kadar her alanda bu¨yu¨k bir kriz ic¸erisindedir. Krizin sorumlusu s¸u¨phesiz AKP-MHP iktidarıdır. Halkın acil sorunlarına c¸o¨zu¨m u¨retmek yerine toplumsal muhalefeti susturarak bas¸arısızlıgˆının u¨stu¨nu¨ o¨rtmeye, iktidarını korumaya c¸alıs¸ıyor. Son gu¨nlerde birbiri ardına yas¸anan hezeyanların altında iktidarın bu c¸o¨zu¨msu¨zlu¨gˆu¨nu¨n ve gu¨c¸su¨zlu¨gˆu¨nu¨n telas¸ı yatıyor. Bas¸ta Demirtas¸ davası olmak u¨zere siyasi davalardaki uzun su¨reli tutukluluk kararları ve u¨lke tarihimizin en kitlesel ve uzun su¨reli halk hareketlerinden biri olan Gezi Direnis¸i ve Canan Kaftancıogˆlu davalarında birbiri ardına verilen mahkumiyet kararları iktidarın c¸aresizligˆinin dıs¸avurumudur. Verilen cezalar, hukukun geregˆi olarak degˆil, iktidarın toplumsal muhalefeti cezalandırma ve sindirme siyasetinin sonucu olarak verilmis¸tir. I·ktidar gu¨du¨mu¨ndeki mahkemenin verdigˆi bu cezaların hic¸bir hukuki dayanagˆı ve toplumsal mes¸ruiyeti bulunmamaktadır. Gezi Direnis¸i ve bu direnis¸in parc¸ası olmus¸ herkes, tarih kars¸ısında ve toplum vicdanında tertemiz ve lekesizdir. Siyasi iktidarın arkadas¸larımız nezdinde cezalandırmak istedigˆi Gezi direnis¸i oldugˆu kadar, parkına, s¸ehrine, dogˆasına, tarihine sahip c¸ıkan ve demokrasiye, hukuka, adalete inanan halkımızdır. Buradan iktidara sesleniyoruz: hukuku ve yargı organlarını siyasal c¸ıkarlarınız dogˆrultusunda kullanmaya c¸alıs¸mayın. Hukuk bir gu¨n herkese lazım olacaktır.

"YOKSULLUK VE GEÇİM SIKINTISI HALKIN YAŞAM TARZI HALİNE GELDİ"

Hic¸ kimsenin bu u¨lkeye, bu halka bu denli ko¨tu¨lu¨k yapmaya, bu denli acı c¸ektirmeye hakkı yok. Ama bilin ki, iktidar baskılarına bugu¨ne kadar hic¸ boyun egˆmedik, bundan sonra da asla boyun egˆmeyecegˆiz. Hangi dagˆ efkarlıysa orada olacagˆız. Nerede baskı, so¨mu¨ru¨, adaletsizlik varsa kars¸ısına dikilecegˆiz. Memleketimize sahip c¸ıkmaktan vazgec¸meyecek, bizim olanı geri alıncaya kadar mu¨cadele edecegˆiz. Ne Soma'yı unuturuz ne de Gezi direnis¸ini, kayıplarımızı. Ne Gezi Davası'nda ceza alan arkadas¸larımızı yalnız bırakırız ne de Canan Kaftancıoğlu arkadas¸ımızı. Siyasi iktidarın u¨zerini o¨rtmek istedigˆi bas¸arısızlık tablosunun altında bu¨yu¨k bir toplumsal dram yas¸anıyor. Hayat pahalılıgˆı, is¸sizlik ve yoksulluk toplumun tu¨m kesimlerini tu¨kenme noktasına getirdi. Alın terinin kars¸ılıgˆını alamadan c¸alıs¸an milyonlarca emekc¸i ev kirası, ulas¸ım masrafları ve faturalar nedeniyle ay sonunu getiremez oldu. Milyonlarca kis¸i gec¸imini sagˆlayabilmek ic¸in borc¸ batagˆına su¨ru¨klendi. Yoksulluk ve gec¸im sıkıntısı halkın yas¸am tarzı haline geldi.

"MÜCADELEYİ BÜYÜTECEĞİZ"

U¨lkemizin bugu¨n ic¸inde bulundugˆu krizden kurtulus¸un yolu, bu krizi yaratan nedenlerin tu¨mu¨yle ters yu¨z edilmesinden gec¸mektedir. Tek adam rejimine kars¸ı halk egemenligˆi anlayıs¸ının, neoliberal politikalara kars¸ı kamucu politikaların, toplumsal kutuplas¸maya kars¸ı bir arada yas¸amın, baskı ve zorbalıgˆa kars¸ı demokratik hak ve o¨zgu¨rlu¨klerin savunulması ve gelis¸tirilmesi hepimizin ortak ihtiyacıdır. Ülkemizin geleceğini kurtarabilmek, daha iyi koşullarda yas¸ayabilmek ve c¸ocuklarımızın gelecegˆini gu¨venceye alabilmek ic¸in mu¨cadelemizi ortaklas¸tırmak ve bu¨yu¨tmek zorundayız. Bu taleplerimizi hayata gec¸irmek ic¸in mu¨cadeleyi bu¨yu¨tecegˆiz. Yas¸adıgˆımız tu¨m baskılara ragˆmen demokrasiye, o¨zgu¨rlu¨klere, bagˆımsızlıgˆa, laikligˆe ve toplumculugˆa olan bagˆlılıgˆımızdan taviz vermeyecegˆiz. U¨lkemizi kasıp kavuran kriz kos¸ullarında meslektas¸larımızın ekonomik, demokratik ve mesleki faydalarının gelis¸tirilmesi ic¸in mu¨cadele etmekten de vazgec¸meyecegˆiz. Tu¨rkiye'nin ic¸inden gec¸tigˆi bu karanlık do¨nemde, memleketimize, gelecegˆimize, genc¸lerimize, birbirimize Gezi'ye, emegˆimize sahip c¸ıkacagˆız."

ANKA / Esra Nur Pervan - Yerel

Canan Kaftancıoğlu Demokrasi Trabzon İktidar Yerel Haberler

Bu haber ANKA tarafından hazırlanmış olup habere Haberler.com tarafından hiçbir editöryal müdahalede bulunulmamıştır. ANKA tarafından hazırlanan bütün haberler sitemizde hazırlandığı şekliyle otomatik servis edilmektedir. Bu nedenle haberin hukuki muhatabı ANKA kurumudur.
title