BDP Bitlis Milletvekili Karabaş:
BDP Bitlis Milletvekili Mehmet Nezir Karabaş, 'Demokrasiden, Barıştan, Kardeşlikten Yana Olan Tüm Türk Halkını, Kürtçe'yi Öğrenmeye Davet Ediyorum' Dedi.
Barış ve Demokrasi Partisi Bitlis Milletvekili Mehmet Nezir Karabaş, 'Demokrasiden, barıştan, kardeşlikten yana olan tüm Türk halkını, aydınları, gazetecileri, siyasetçileri de, (Birlikte yaşadığımız, et ve tırnak olmuşuz) dediğiniz Kürt halkının o güzel dilini, Kürtçe'yi öğrenmeye davet ediyorum' dedi.
Karabaş, Antalya'nın Alanya ilçesinde, partisinin teşkilat açılışını yaptı. Açılıştan önce konuşan Karabaş, 90 yıldır askeri darbelerle belirlenen darbeci anayasalar yerine, sivil, demokratik bir Anasaya tartışmasının sürdüğü bir süreç yaşandığını söyledi. Türkiye'nin seçim sürecinde olduğuna dikkati çeken Karabaş, '30 yıla yakın bir süre onbinlerce insanımızın yaşamını yitirdiği, milyonlarca Kürt'ün yerini yurdunu terkettiği sürecin, barışa, akan kanın durmasına eğildiği bir süreçteyiz' dedi.
Türkiye'nin sorunlarının çözümü için önemli çalışmalar yapılması gerektiğini kaydeden Karabaş, açılışı yapılan binanın, Alanya'da şoven, ırkçı, ayrıştırmacı anlayışların sona erdiği, Kürt, Türk, Laz, Çerkez, Alevi, Sünni tüm kesimlerin kardeşçe yaşayacağı bir zemini oluşturacağına inandığını bildirdi.
Mehmet Nezir Karabaş, Türkiye'yi yönetenlerin farklılıkları 'mozaik' diye nitelendirdiğini, ancak bu söylemlere rağmen, tekçi, ayrımcı, farklılıkları reddeden, önünü tıkayan bir siyaset geliştirildiğini öne sürdü. Karabaş, 'Biz, Türkiye'nin gerçekten bir mozaik olduğunu, her kesimden fikrin, inancın bulunduğu bir ülke olduğunu ve bunun Türkiye'nin zenginliği olduğunu söylüyoruz' diye konuştu.
Alanya'nın, Avrupa'nın çeşitli ülkelerinden insanların yaşam alanı olarak seçtiği bir yer olduğuna da dikkati çeken Karabaş, kültürlerin birlikte yaşadığı zaman oluşturacağı zenginliği, Alanya'da başlatabileceklerini savundu.
Terör örgütü PKK'nın ilan ettiği eylemsizlik kararının önemli bir fırsat olduğunu ve benzer fırsatların önce de ortaya çıkmasına rağmen hükümetler ve TBMM'nin bu fırsatı iyi değerlendirmediğini iddia eden Karabaş, bunun bedelini herkesin az veya çok ödediğini savundu. Karabaş, ülkede bir daha kan akmaması için ellerini değil, tüm gövdelerini taşın altına sokmaya hazır olduklarını da ifade etti.
- 'KÜRTÇE'YE TAHAMMÜL YOK'-
Bugüne kadar, 'Kürt diye bir millet yok. Kürtçe diye bir dil yok' denilirken, şimdi, 'Kürtler var. bir Kürt realitesi var. Kürtçe dili ve kültürü var, ama Kürtçe bilinmeyen bir dildir. Kürtler de bizim istediğimiz kadar Kürt olur' mantığı yürütüldüğünü savunan Karabaş, Diyarbakır'da yürütülen KCK davasında kendi dilinde savunma hakkı verilmediğini, parlamentoda ve başka alanlarda Kürtçe bir cümle kurulmasına da tahammül edilmediğini öne sürdü.
Kürtçe'nin, yaşamın her alanında özgürce kullanılmasının önünün açılması gerektiğini belirten Karabaş, şunları kaydetti:
'Kürtçe'nin konuşulması ne Meclis'i, ne de Türkiye'yi germemesi gerekiyor. Tam tersine Kürtler'in yaşamın her alanında ve eğitim alanında dilini özgürce kullanmasının önünün açılması, Türkiye'yi büyütür ve halkların birlikte yaşaması zeminini oluşturur. Türkiye'nin zenginliğinin, Türkiye'nin mozaiğinin güçlenmesini, birlikte yaşamın zemininin güçlenmesini birlikte getirir. Ülkede 20 milyon insanın konuştuğu bir dili (Bilmiyorsunuz) gerekçesiyle (Geriliyoruz) diyorsunuz. Biz de size diyoruz ki, 20 milyon halkın yıllarca dilini inkar etmenin yanında, bilmediği dilde sağlık hizmeti götürmeye çalıştınız. Dilini bilmediği imamlar gönderdiniz kendine hutbe okusun diye. Kendi dilini bilmeyen siyasetçileri gönderdiniz ve halka hizmet etmek için orada bulunan valilileri, kaymakamları, emniyet müdürlerini, kurum amirlerini, Kürtçe bilmeyenlerden seçtiniz. Onun için Türkiye'de savaş oldu, çatışma oldu, Kürtler gerildi. Biz diyoruz ki, her dil bir insandır. Bizler, birçoğumuz Türkçe'yi biliyor, Türkçe eğitim görüyor, Türkçe şiir yazıyor ve Türkçe yaşamımızı sürdürüyoruz. Bizler Türkçe'yi seviyoruz. Bizler Arapça'yı da, Lazca'yı da seviyoruz. Ancak bu dillerle birlikte bu kültürlerle birlikte ana dilimizi yaşamın her alanında da kullanmak istiyoruz. Bu demokrasiden, barıştan, kardeşlikten yana olan tüm Türk halkını, aydınları, gazetecileri, siyasetçileri de, (Birlikte yaşadığımız, et ve tırnak olmuşuz) dediğiniz Kürt halkının o güzel dilini, Kürtçe'yi öğrenmeye davet ediyorum.' BDP'nin, ülke içindeki her soruna ilgi gösterdiğini ve herkesin talebini dile getiren bir parti olduğunu iddia eden Karabaş, 'Biz, bugüne kadar farklı partilerde siyaset yapmış olsalar bile, Lazlar'ın, Çerkezler'in, Aleviler'in, Sünniler'in, gerçek dindarların, tüm kesimlerin bu partide siyaset yapması gerektiğine inanıyoruz. Partimiz tüm kesimlere, tüm düşüncelere, tüm inançlara açıktır. Gelin, BDP'ye güç verin ki bu ülkenin her tarafında barışı ve kardeşliği gerçekleştirelim' diye konuştu.
Karabaş, daha sonra partisinin ilçe teşkilat binasının açılış kurdelesini kesti. Alanya Ülkü Ocakları binasının tam karşısındaki açılış öncesi ve sırasında polis yoğun güvenlik önlemi aldı.
Açılışın hemen ardından Ülkü Ocakları'nda bulunan bir grup genç de, 'Dağ Başını Duman Almış' marşını söyledi.
(FAL-GÜÇ-NÖZ) - ANTALYA











