Adana'da Atık Tesislerine 48,6 Milyon TL Ceza
Adana'da atık geri kazanım tesislerine yönelik denetimlerde mevzuata aykırılık tespit edilen işletmelere toplam 48,6 milyon lira idari para cezası uygulandı. Sıfır Atık Vakfı koordinasyonunda düzenlenen toplantıda plastik atık yönetimi, mikroplastik kirliliği ve denetim süreçleri ele alındı.
ADANA bu yıl atık geri kazanım tesislerine yönelik denetimlerde mevzuata aykırılık tespit edilen işletmelere toplam 48,6 milyon lira idari para cezası uygulandı.
Adana Valiliği'nin ev sahipliğinde kentteki bir otelde Sıfır Atık Vakfı'nın koordinasyonunda gerçekleştirilen toplantıda; kamu kurumları, belediye, u¨niversiteler, sanayi ve ticaret odaları, organize sanayi bölgeleri, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör temsilcileri bir araya geldi. Adana'nın plastik atık yönetimine ilişkin mevcut durumu, öne çıkan sorunları, ihtiyaçları ve iyi uygulamaları değerlendirildi. İstanbul'da 31 Ağustos–1 Eylu¨l tarihlerinde gerçekleştirilecek 'Tu¨rkiye Plastik Döngu¨su¨ Ortak Akıl Platformu – Plastik Döngu¨su¨nde Su¨rdu¨ru¨lebilir Gelecek Çalıştayı' öncesinde yerel paydaşların göru¨şleri alındı.
ADANA'DA BİN 785 ÇEVRE DENETİMİ YAPILDI
Toplantının ardından açıklamalarda bulunan Adana Valisi Mustafa Yavuz, "Katılımcılarımız, Adana'mızın plastik döngüsüne ilişkin görüşlerini ve çözüm önerilerini paylaştılar. İlimizde çevre izin ve lisans belgesine sahip 186 atık geri kazanım tesisi bulunmaktadır. Sadece 2026 yılında, ilimiz genelinde bin 785 çevre denetimi gerçekleştirilmiş olup, bu denetimlerin 487'si atık konusunda yapılmıştır. Yapılan bu denetimler sonucunda, çevre izin ve lisansı bulunmayan 4 tesis hakkında faaliyet durdurma kararı alınmış; mevzuata aykırılık tespit edilen işletmelere toplam 48,6 milyon lira idari para cezası uygulanmıştır" dedi.
HABERSİZ DENETİMLERE AĞIRLIK VERİLDİ
Akdeniz Bölgesi'ndeki mikroplastik kirliliğine de değinen Vali Yavuz, "Özellikle 2026 yılı yaz döneminde Akdeniz Bölgesi'nde tespit edilen mikroplastik kirliliğine ilişkin gelişmeler doğrultusunda, atık geri kazanım tesislerine yönelik habersiz denetimlere ağırlık verilmiştir. Bu kapsamda, 27 Temmuz–15 Ağustos 2026 tarihleri arasında 159 denetim gerçekleştirilmiştir. Yürüttüğümüz denetim ve yaptırım çalışmalarının temel amacı; çevre kirliliğini kaynağında önlemek, işletmelerin mevzuata uygunluğunu sağlamak ve geri dönüşüm süreçlerini izlenebilir hale getirmektir" diye konuştu.
ATIK TESİSLERİNE UYGUN ALAN BELİRLENMELİ
Toplantıda, atık yönetimi altyapısının güçlendirilmesini, atıkların kaynağında ayrıştırılmasını ve geri dönüşüm uygulamalarının geliştirilmesini öncelikli konular arasında değerlendirdiklerini ifade eden Yavuz, "Geri dönüşüm tesislerinde, çevresel tedbirlerin eksiksiz uygulanması ve lisanslı, modern tesislerin desteklenmesi gerektiğini vurguladık. Şehir merkezinde bulunan atık tesislerinin toplu bir şekilde faaliyet gösterebilecekleri uygun alanların belirlenmesi, kayıt dışı faaliyetlerle mücadele edilmesi ve izinsiz ya da ruhsatsız işletmelerin etkin biçimde denetlenmesi konusunda ortak bir irade konulduğunu belirtmek istiyoruz. Yerel yönetimler tarafından; atık getirme merkezlerinin kurulması, sanayi-üniversite iş birliğinin güçlendirilmesi ve geri dönüşüm alanındaki AR-GE çalışmalarının artırılması da çözüm önerilerimiz arasında yer aldı" ifadelerini kullandı.
KAMERA VE FOTOKAPANLARLA TAKİP
Sulama suyu ve tarım alanlarını mikroplastik kirliliğinden korumak için plastik ve mikroplastik atıkların sulama kanallarına, akarsulara ve denizlere karışmasını önlemeye yönelik çalışmalar yürüteceklerini dile getiren Vali Yavuz, şöyle devam etti:
"Bu amaçla atık su arıtma tesislerini düzenli olarak kontrol etmeli; ön arıtma, filtreleme ve ileri arıtma altyapılarını güçlendirmeliyiz. Geri dönüşüm tesislerinden ve diğer kaynaklardan çıkan atık suların gerekli ön arıtma ve filtreleme işlemlerinden geçirilmesi; mevcut arıtma tesislerinin teknik altyapısının ve kapasitelerinin güçlendirilmesi önceliklerimiz arasındadır. Toplantımızda, sulama kanallarındaki katı atık birikimini azaltmak ve sulama suyunun kalitesini korumak amacıyla temizlik çalışmalarının daha sık yapılması konusunda görüş birliğine vardık. Ayrıca kirliliğin yoğunlaştığı kritik noktaların belirlenmesini, bu alanlara atık tutucu sistemlerin kurulmasını ve kaçak atık dökümlerinin kamera ve fotokapanlarla takip edilmesini değerlendirdik."
KARADAN DENİZE ULAŞAN KİRLİLİĞİN ÖNÜNE GEÇİLMELİ
Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yu¨ksek Du¨zeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş ise, plastik atık meselesinin tek bir kurumun veya tek bir sektörün kendi başına çözebileceği bir konu olmadığını vurgulayarak, "Plastik atık üretimden tüketime, toplama ayrıştırmadan geri dönüşüme, yeniden kullanımdan kıyı ve denizlerin korunmasına kadar birbirine bağlı çok geniş bir döngünün parçasıdır. Bu nedenle bizim yaklaşımımız da bütüncül olmak zorundadır. Türkiye'nin deniz ve kıyı ekosisteminin korunması konusunda attığı adımları da bu açıdan son derece değerli buluyoruz. Cumhurbaşkanı kararıyla Fethiye Kaş Deniz Milli Parkı ile Kuzey Ege Deniz Milli Parkı olmak üzere iki alanın deniz parkı olarak belirlenmesi, denizlerimizin doğal zenginliklerinin korunması ve gelecek nesillere aktarılması bakımından önemli bir yaklaşımdır. Bu tip koruma adımlarının plastik kirliliği ile mücadele açısından önemli bir tamamlayıcı olduğunu düşünüyoruz. Çünkü denizlerimizi korumak istiyorsak sadece denizdeki atığı temizlemeyi değil karadan denize ulaşan kirliliğin de önüne geçmeyi başarmamız gerekiyor" diye konuştu.
PLASTİK ATIKLARIN AZALTILMASI İKLİM EYLEMİNİ GÜÇLENDİRİR
İklim değişikliğiyle mücadele konusuna da değinen Samed Ağırbaş, "Önümüzde aynı zamanda önemli bir küresel iklim gündemi bulunuyor. COP31'e giden süreçte iklim değişikliğiyle mücadeleyi yalnızca sera gazı emisyonları üzerinden değil, kaynak verimliliği, atık yönetimi, döngüsel ekonomi ve doğa ile uyumlu üretim-tüketim modelleri üzerinden de değerlendirmemiz gerekiyor. Çünkü plastik kirliliği ile iklim krizi birbirinden bağımsız iki başlık değildir. Üretimden bertarafa kadar plastik döngüsünün her aşaması kaynak kullanımı, enerji ve emisyonlarla ilişkilidir. Dolayısıyla plastik atıkların azaltılması ve döngüsel ekonominin güçlendirilmesi, aynı zamanda iklim eyleminin de güçlendirilmesi anlamına geliyor" ifadelerini kullandı.
Haber: Gülşah ATICI-Kamera: Eser PAZARBAŞI/ADANA,













