35. İktisatçılar Haftası

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

CHP İstanbul Milletvekili Esfender Korkmaz, "Para dağıtmak yerine fabrika kuralım" önerisinde bulundu.

CHP İstanbul Milletvekili Esfender Korkmaz,

"Para dağıtmak yerine fabrika kuralım" önerisinde bulundu.

İktisat Fakültesi Mezunları Cemiyeti'nin (İFMC) "Geçmişin Mirası Geleceğin Beklentisi Arasında Türkiye" başlığıyla düzenlediği "35. İktisatçılar Haftası"nın açılışında konuşan Korkmaz, herkesin cari açıktan şikayetçi olduğunu belirterek, halkın bugün cari açığı hissetmediğini, bunun gelecekte halk için bir anlamı olacağını, bu sorundan dolayı Türkiye'nin, varlıklarını sattığını, dış borcunun arttığını, yıllık 20 milyar dolar faiz ve kar transferi yaptığını savundu.

Korkmaz, iktisatçının bunu tartışması, aynı zamanda siyasetin popülizminden ülkeyi ve toplumu kurtarması, bunu yapmak için çaba göstermesi, devletin de iş yaratması gerektiğini söyledi.

Korkmaz, şöyle devam etti:

"Siz iş, istihdam yaratmak yerine poşet, para dağıtırsanız o zaman nasıl iş yaratacaksınız? Çinliler'in bir atasözüne çok önem veriyorum; 'balık dağıtmasını değil, tutmasını öğretmemiz lazım.' Fiili işsizliğin yüzde 20'ler olduğu Türkiye'de devletin devreye girip üretim, yatırım yapması lazım. Bu üretim ve yatırımı sonunda yine o topluma kazandırması gerekir.

Siyasi hayatımda tercih etmek zorunda kaldığım bir misyon var; acaba popülist davranarak ben de daha çok oy almak için ne yapılır onu mu düşünmem lazım, yoksa bu işsizliğin geleceğine bir çözüm mü üretmek lazım? Tercihim daima toplumdan yana olmuştur. Düşüncem şu; biz para ve poşet dağıtmak yerine bu kaynaklarla fabrika, bu kaynaklarla Anadolu'nun her tarafında üretim yapalım. Fabrikaların yapımını da devlet yapsın. Bir yerde üretim olursa arz-talep dengelenir."

-"Tunceli'DE KAYNAK SULARI TESİSLERİ YAPILABİLİR"-

Esfender Korkmaz, Türkiye'nin geri kalmış illerinde kaynak, potansiyel yatırım imkanı bulunduğunu kaydederek, Ardahan ve Kars'ta organik tarım ve hayvancılık organize bölgesi kurulabileceğini, sanatkarın fazla olduğu Mardin'in örme eşya sektöründe ihracat potansiyeli bulunduğunu, Bayburt'ta Bayburt taşı işleme tesisleri, Çorum'da nohut işleme fabrikası, Hakkari'de deri işleme ürünleri tesisleri kurulabileceğini, Artvin'de Kafkas arısı ve organik bal üretimi yapılabileceğini bildirdi.

Tunceli'de "değerli" kaynak suları bulunduğunu belirten Korkmaz,

"(Tunceli'nin hiçbir şeyi yok' diyorlar. Belki dünyada olmayacak kadar değerli kaynak suları var. Tunceli'de kaynak suları tesisleri yapılarak Ortadoğu'ya pazarlama yapılabilir" diye konuştu.

Korkmaz, iktisatçı olarak 'para dağıtmak yerine fabrika kuralım" önerisinde bulunmak istediğini ifade ederken, "Bu benim iktisat namusumdur. Benim iktisat anlayışım budur" dedi.

-"KRİZDEN EN AĞIR ETKİLENEN YÜKSELEN PİYASA EKONOMİLERİNDEN BİRİ TÜRKİYE"-

Prof. Dr. Korkut Boratav da IMF'nin kendini yenileme eğilimi bulunduğunu, IMF'yi eleştirirken, "Ülke uzmanlarında büyük handikapları var. (Yanında oturan IMF Türkiye Temsilcisi Mark Lewis) Türkiye'de 6 aydır çalışıyor. Başkalarının günahını fazla üstlenmesin. 'Böyle bir eleştiri var' diye genel merkeze iletsin. Asıl problem IMF'nin genel merkezindeki araştırma birimlerinde oluşturulan fikir üretimi ile ülkeler düzlemindeki uzmanlar arasındaki ikilik..." şeklinde konuştu.

Krizden en ağır etkilenen yükselen piyasa ekonomilerinden birinin Türkiye olduğunu savunan Boratav, Türkiye'nin kronik dış açık verdiğini ve bunun giderek arttığını, böyle olduğu için döviz kurunu kontrol etme probleminin de zorlaştığını, Türkiye ekonomisinin cari açık problemini çözmeden hiçbir yere gidemeyeceğini, buradaki problemin Brezilya, Kore ya da Çin'in sorununa benzemediğini söyledi.

-"REJİM TARTIŞMALARI ÜLKENİN ENERJİSİNİ ALIYOR"-

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sedat Murat ise demokrasi açığı ile iktisadi kalkınma arasında yakın bir ilişki bulunduğunu, demokrasi açığı olan ülkelerde birçok ekonomik problem olduğunu belirterek, Türkiye'nin demokratikleşme sürecini başarıyla tamamlaması ve ileri demokrasiler arasında yerini almasının büyük önem taşıdığını kaydetti.

Prof. Dr. Murat, Türkiye'nin büyük bir demokrasi sınavı verdiğini ve bu sınavın devam ettiğini ifade ederek, rejim tartışmalarının ülkenin enerjisini aldığını savundu.

Geçtiğimiz günlerde açıklanan Türkiye büyüme rakamlarının anlamlı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Murat, "Asıl sorun istikrarlı büyüme sorunudur. İstikrarlı hükümetler olmadığı sürece istikrarlı büyümeyi de tam olarak gerçekleştirebilmek mümkün değildir" dedi.

Bazı kurumların kendilerini diğer kurumların üstünde görmesinin, anayasadan, yasalardan ve yönetmeliklerden almadıkları yetkileri kullanmaya çalışmasının hukukun üstünlüğü açısından önemli bir açmaz olduğunu savunan Sedat Murat, son günlerde gündeme damgasını vuran sivil anayasa, yeni anayasa tartışmalarının Türkiye için aynı zamanda önemli bir fırsat olduğunu, bu süreçte tüm tarafların elini taşın altına koyması gerektiğini, bu sürece pozitif katkı yapmanın Türkiye'nin önünü açacak bir aşama olacağını söyledi.

İFMC Genel Başkanı Vahap Adıyaman da fakültenin 75'inci, cemiyetin ise 68'inci yılını kutladığını, 34 bin civarında mezun veren fakültenin, Hitler rejiminden kaçan akademisyenlerin yer aldığı Alman ekolü ile başladığını hatırlatarak, İktisatçılar Haftası'nın açılışında konuşması beklenen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun da yaklaşan seçim ve parti toplantısı dolayısıyla etkinliğe katılamadığını kaydetti.

- İSTANBUL

Kaynak: AA