Cumhuriyet Bayramı arifesinde açılan Erzurum Ülker Gastronomi Lisesi, Türk tarihinin hafızasıyla mutfak kültürümüzün geleceğini buluşturuyor. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde Cumhuriyet’e giden yolun temellerinin atıldığı Erzurum’da başlayan bu eğitim hamlesi, dünyaya örnek olabilecek bir medeniyet yatırımıdır.
Bazı açılışların anlamı, yapıldığı binanın ve düzenlenen törenin çok ötesine geçer. Açıldığı şehrin tarihiyle, içinde bulunduğumuz günlerin anlamıyla ve geleceğe taşıdığı sorumlulukla birlikte değerlendirilmesi gerekir.
27 Ekim’de açılışına katıldığım Erzurum Ülker Gastronomi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, benim için böyle bir anlam taşıyor.
Cumhuriyet Bayramımızı kutlamaya hazırlanırken, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde Erzurum Kongresi’nin gerçekleştirildiği, Millî Mücadelemizin ve Cumhuriyet’e uzanan yolun temellerinin atıldığı bu şehirde, Türk mutfak kültürünü geleceğe taşıyacak bir eğitim kurumunun kapıları açıldı.
Ben bu açılışı, Türk tarihinin hafızasıyla Türk gastronomisinin geleceğinin buluşması olarak görüyorum.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın gastronomi liseleri projesinin ilk adımının Erzurum’da atılmasını istediğine ilişkin bilgiyi de bu tarihî bütünlük içinde değerlendiriyorum. Benim için bu tercih, Türk tarihi ve Cumhuriyet tarihimiz adına önemli bir mesaj taşıyor.
Cumhuriyetimizin kuruluşuna giden yolda büyük sorumluluk üstlenmiş bir şehirde, bugün kültürümüzü eğitimle yaşatacak gençler yetiştirilecek. Geçmişten devraldığımız değerler, yeni nesillerin bilgisi ve emeğiyle geleceğe taşınacak.
Erzurum’un anlamını tarihindeki derinlikte aramalıyız
Özellikle belirtmek istiyorum: Erzurum’da gastronomi lisesi açılmasının anlamını, Millî Eğitim Bakanımız Sayın Prof. Dr. Yusuf Tekin’in Erzurumlu olması üzerinden değerlendirmiyorum.
Bu başlangıcın anlamını Erzurum’un Türk tarihindeki yerinde, Anadolu’nun kültürel hafızasında ve mutfak birikiminde arıyorum.
1048 Pasinler Zaferi’nden Millî Mücadele’ye uzanan tarihî yolculuğuyla Erzurum, Anadolu’ya açılan kapılarımızdan biridir. Ben Erzurum’u, Türk gastronomisinin Anadolu’ya ve oradan Avrupa’ya uzanan yolculuğunun da önemli kapılarından biri olarak görüyorum.
Bu şehrin tarihini, üretiminden ve sofrasından ayrı düşünemeyiz.
Hayvancılığı, et ve süt ürünleri, tahılları, tandır kültürü, kış hazırlıkları ve kuşaktan kuşağa aktarılan yemekleri, Erzurum’un yaşayan hafızasını oluşturur.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde milletimizin geleceğine ilişkin tarihî kararların alındığı bu şehirde, Cumhuriyet Bayramı arifesinde kültürümüzü yaşatacak bir okulun açılması bu nedenle çok değerlidir.
Benim bu açılışta okuduğum mesaj şudur: Tarihini bilen, kültürünü koruyan ve gençlerini bilgiyle yetiştiren bir Türkiye, geleceğini daha sağlam kurar.
Gastronomi lisesi deyip geçmeyelim
“Gastronomi lisesi” ifadesi kulağa sıradan gelmesin.
Gastronomi; bir milletin, bir medeniyetin geçmişten günümüze taşıdığı tarih, üretim, yetiştiricilik, tarım, hayvancılık, gıda sanayisi, yiyecek, içecek ve mutfak kültürünün bütünüdür.
Topraktan sofraya gelen her ürünün arkasında insan emeği vardır. Çiftçinin alın teri, yetiştiricinin bilgisi, üreticinin sabrı ve ustanın tecrübesi aynı sofrada buluşur.
Bir yemeğin hangi malzemelerle yapıldığını öğrenmek kadar, o malzemelerin nereden geldiğini bilmek de önemlidir. Pişirme yöntemini uygulamak kadar, o yöntemin hangi ihtiyaçtan doğduğunu anlamak da değerlidir.
Anadolu insanının kurutma, kavurma, mayalama ve saklama yöntemleriyle geliştirdiği birikim, mutfak medeniyetimizin temel parçalarındandır.
Benim “Türk gastronomi mühendisliği” olarak ifade ettiğim düşüncenin özünde de bu bilgi vardır: Ürünü tanımak, üretim şartlarını anlamak, doğru işlemek, değerlendirmek ve geleceğe aktarabilmek.
Bu birikimi tarihî kaynaklarıyla araştıran, bilimsel bilgiyle değerlendiren ve dünyaya doğru anlatan nesiller yetiştirmeliyiz.
Türk mutfağının geleceği eğitimle güçlenecek
Türkiye Gastronomi Liseleri Projesi, ülkemizin gastronomi geleceği adına atılmış büyük bir eğitim adımıdır.
Gastronomi eğitiminin lise çağında güçlü bir temelle başlaması; gençlerin meslek disiplinini, ürün bilgisini, hijyen bilincini, araştırma alışkanlığını ve mutfak kültürünü erken yaşta kazanmasına katkı sağlayacaktır.
Bu okullarda yetişen gençlerimizin Türk mutfağını tarihiyle, kaynaklarıyla ve üretim bilgisiyle öğrenmesini istiyorum.
Bir yemeği hazırlarken hikâyesini de bilmelerini; dünya gastronomi sahnesine çıktıklarında kendi kültürlerini doğru bilgilerle anlatabilmelerini önemsiyorum.
Kendi mutfağını tanıyan, dünya mutfaklarını öğrenen, yabancı dil bilen ve mesleğinin sorumluluğunu taşıyan şefler, Türk gastronomisinin uluslararası alandaki gücünü artıracaktır.
Ustanın deneyimi, akademisyenin araştırması ve öğretmenin emeği aynı eğitim anlayışında birleştiğinde, bu okullar dünyaya örnek olabilecek bir model oluşturabilir.
Başarıyı, burada yetişen gençlerin meslek hayatındaki duruşunda göreceğiz. Emeğe saygı gösteren, israfı önleyen, kaynağını araştıran ve öğrendiğini geliştiren her mezun, bu yatırımın değerini büyütecektir.
Bu eğitim hamlesine katkı sunanlara teşekkür
Millî Eğitim Bakanımız Sayın Prof. Dr. Yusuf Tekin, Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Sayın Yahya Ülker, Erzurum Milletvekilimiz Sayın Mehmet Emin Öz, Erzurum Valimiz Sayın Aydın Baruş, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mehmet Sekmen; ilçe belediye başkanları, kültür ve turizm alanındaki yöneticiler, eğitimciler, şefler, akademisyenler ve gastronomi yazarlarının katılımıyla gerçekleşti.
Bu değerli eğitim hamlesi için başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a; Türk mutfak kültürünün korunmasına, yaşatılmasına ve tanıtılmasına verdiği destekler için Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’ye gönülden teşekkür ediyorum.
Projeyi hayata geçiren Millî Eğitim Bakanımız Sayın Prof. Dr. Yusuf Tekin’e ve emeği geçen bütün eğitim kadrolarına şükranlarımı sunuyorum.
Erzurum Ülker Gastronomi Lisesi’nin dönüşümüne ve eğitim imkânlarının geliştirilmesine sağladıkları katkılar için Sayın Murat Ülker’e, Sayın Yahya Ülker’e ve Ülker ailesine, Türk gastronomisinin bir mensubu olarak teşekkür ediyorum.
Aynı kültür ve aynı gelecek için buluştuk
Açılışa gönülden destek vererek katılan meslektaşlarımızın birlikteliği de benim için ayrıca kıymetliydi.
Gastronomi lisesinin açılış danışman şefliğini üstelenen ve büyük emek veren sevgili Barış Ondaş şefime; Türk mutfak kültürünün izlerini kaynaklarıyla araştırıp aktaran değerli gastronomi yazarı ve milli eğitim danışmanı Asuman Kerkez’e teşekkür ediyorum.
Gastronomi organizasyonlarında olduğu gibi bu açılışta da büyük bir özveri ve gayret gösteren Battal Yıldırım şefime şükranlarımı sunuyorum.
Renkli kişiliği, et konusundaki ustalığı ve restoran kültürüne katkılarıyla Cüneyt Asan ustamıza; mesleki birikimi ve uluslararası çalışmalarıyla eğitimleri ve televizyon programlarıyla genç nesilimize ilham olan sevgili Eyüp Kemal Sevinç şefime teşekkür ediyorum.
Gastronomi araştırmalarını yazıları be çalışmalarıyla değer katan sevgili İdil Açıkalın’a; Erzurum’un tarihî lezzeti cağ kebabını İstanbul’da yaşatan Erol Boztepe ustamıza gönülden teşekkürlerimi iletiyorum.
Akademik çalışmalarıyla ve gençlerin yetişmesine verdiği emekle Necmettin Erbakan Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Seçim’e, öğretim görevlisi Hüseyin Gül şefime, Kemal Kör şefime ve Nida Ballı şefime şükranlarımı sunuyorum.
Hep birlikte bulunmamızın, bilgimizi ve deneyimimizi gençlerin geleceği için paylaşmamızın Türk gastronomisi adına çok değerli olduğuna inanıyorum.
Cumhuriyet Bayramımızı kutlamaya hazırlanırken Erzurum’da açılan bu okul, bana tarihimize karşı sorumluluğumuzu ve gençlerimize karşı görevimizi bir kez daha hatırlattı.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde Cumhuriyet’e giden yolun temellerinin atıldığı bu şehirde, bugün mutfak kültürümüzün geleceğine yatırım yapılıyor.
Erzurum’un tarihî hafızasıyla yetişecek gençlerin, Türk gastronomisini dünyada hak ettiği yere taşıyacağına inanıyorum.
Bu inançla Cumhuriyet Bayramımızı kutluyor; Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını ve bağımsızlığımız uğruna mücadele eden bütün kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle anıyorum.










