Ömer Aydın Yazıları

Ömer Aydın
Ömer Aydın
Yazarın Profili
27.08.2026 21:48

Miras Devri

Haber Detay Image

Mevzuatımıza göre bir kişinin vefatı sonrasında mirasının kimlere ve hangi oranlarda nasıl intikal edeceği genel olarak açıkça belirtilmiştir. Ancak özellikle bazı aile işletmelerinde konu sadece hukuki bir miras paylaşımı olmaktan çıkabilmekte, farklı bazı konulara önem verilebilmektedir.

Bazı aileler, sahip oldukları mal varlığının ve özellikle aile şirketindeki ortaklık paylarının gelecek nesillere aktarılmasında kendi inanç ve değerlerine uygun bir sistem oluşturmak istemektedir. Bunların başında da mirasın İslami esaslara göre paylaşılması arzusu gelmektedir.

Ülkemizde, özellikle kız ve erkek çocuklar arasında miras paylaşımının İslami kurallara göre yapılmasını isteyen ailelerin sayısı hiç de az değildir. Ancak burada önemli bir husus bulunmaktadır: Ailenin böyle bir iradeye sahip olması kadar, bu iradenin Türk miras hukuku içerisinde nasıl uygulanabileceği konusu da önemli bir husustur. Elbette buraya İslama göre miras paylaşımını da teknik olarak bilmenin önemini de eklemeliyim. Burada da destek almaya gerek olabilir.

Bu nedenle aile işletmelerinde miras planlamasının çok önceden ve bilinçli bir şekilde yapılması büyük önem taşımaktadır.

Bir kişinin vefatından sonra mirasın kimlere ve hangi oranlarda geçeceği kanunla belirlenmiştir. Dolayısıyla aile bireylerinin kendi aralarında bir aile anayasası hazırlamaları veya bir sözleşme yapmaları, tek başına kanuni miras düzenini ortadan kaldıran bir sonuç doğurmaz.

Ancak bu durum, ailelerin miras konusunda hiçbir planlama yapamayacağı anlamına da gelmez. Özellikle aile işletmelerinde daha kişi hayattayken şirket hisselerinin, taşınmazların, diğer mal varlıklarının ve yönetim haklarının gelecek nesillere nasıl aktarılacağı konusunda ciddi bir planlama yapılmalı ve yazılı yol haritası oluşturulmalıdır.

İslami Esaslara Göre Miras İsteği

Örneğin eşi, iki oğlu ve bir kızı bulunan bir işletme sahibini düşünelim. Bu kişinin vefatı halinde mal varlığının kanuni mirasçılara intikali Türk hukukundaki miras hükümlerine göre gerçekleşecektir.

Ancak işletme sahibi, sahip olduğu mal varlığının çocuklarına ve eşine İslami miras esaslarına uygun şekilde intikal etmesini istiyor olabilir. Bu durumda konu sadece bir miras paylaşımı meselesi değildir. Aynı zamanda hukuki, mali, ailevi ve yönetsel bir planlama problemidir.

Örneğin iki oğul ve bir kız çocuğunun şirket hisselerine mirasçı olması halinde, çocukların şirketteki konumları sadece ekonomik paylarıyla değil; yönetim, temsil, karar alma ve ortaklık ilişkileriyle de birlikte değerlendirilmelidir.

Rıza Gösterme

Bana göre aile şirketlerinde miras planlaması sadece hukukçuların veya mali müşavirlerin konusu olarak görülmemelidir. İslami esaslara uygun bir paylaşım arzu eden ailelerde karşılıklı rıza ile ölüm sonrası paylaşımın nasıl olacağı bir hukukçu desteği ile net olarak belirlenmeli ve tarafların açıkça kabul edeceği bir metin haline dönüştürülüp, imza altına alınmalıdır.

Bu uygulanmadığı zaman, sözle oluşturulan yapıların ölüm sonrası çok işlemediğine ve çok daha büyük problemlere dönüşebildiğine şahit olmaktayız.

Sonuç olarak miras devri, ölümden sonra yapılacak bir paylaşım meselesi olarak görülmemelidir. Özellikle aile şirketlerinde bu konu, kurucular hayattayken ele alınmalı; aile bireylerinin beklentileri açıkça konuşulmalı ve hukuka uygun bir sistem oluşturulmalıdır. İslami paylaşım meselesi de bu aşamada net olarak ele alınmalı ve aile bireylerinin rızası ile oluşturulan metin imza altına alınıp, bu metne uyularak paylaşım yapılmalıdır.

Çünkü iyi bir miras planlamasının amacı sadece mal varlığını devretmek değil, aileyi ve şirketi gelecek nesillere sağlıklı bir şekilde taşıyabilmektir.

İslami miras paylaşımında bir hukukçu ve İslamda miras hukukunu bilen birisinin birlikte hareket etmesini tavsiye edebilirim.

Yazarın Yazıları