Peşinen söylemek isterim ki atasözlerimizin hiçbirinin günümüzde anlamını yitirdiğini düşünmüyorum. Yüzyıllar önce söylenmiş olmalarına rağmen, bugün yaşadığımız birçok olaya hala ışık tutmaktadırlar.
Bu anlamlı sözlerden biri de hem iş hayatında, hem de özel yaşamda önemli mesajlar veren “Kervan yolda düzülür” atasözüdür.
Birçoğumuz hayatımızın çeşitli dönemlerinde, bir işe başlamadan önce kusursuz planlar yapmadan harekete geçebiliyoruz. Süreç içerisinde eksiklerin tamamlanacağını, sistemin zamanla oturacağını düşünerek yola çıkıyoruz. Bu konuda hepimizin onlarca örneği bulunmaktadır.
Örneğin evliliğe tam olarak hazır olmadığı düşünülen kişiler için sıkça kullanılan “Önce evlensin, sonra aklı başına gelir” anlayışının zaman zaman başarılı sonuçlar verdiğini görebilmekteyiz. Yani bazı durumlarda insan, sorumluluğun içerisine girdikçe olgunlaşmakta ve süreç kişiyi geliştirmektedir.
Benzer durumlarla iş hayatında da sıkça karşılaşılmaktadır. Çalışanlar, yöneticiler ve iş sahipleri bazen yeterli planlama ve altyapı hazırlığı yapmadan işe başlayabilmekte; eksiklerin zaman içerisinde giderileceğini düşünmektedirler. İlk bakışta riskli gibi görünse de, süreç doğru yönetildiğinde başarılı sonuçlar alınabildiği de bir gerçektir. Hatta büyük bütçeler, detaylı planlamalar ve uzun hazırlık süreçleriyle yola çıkılan bazı işlerin, “kervan yolda düzülür” anlayışıyla ilerleyen girişimlerden daha başarısız sonuçlandığını da görmekteyiz. Çünkü başarıyı yalnızca planlar değil; uygulama becerisi, değişen şartlara uyum sağlama yeteneği, kararlılık ve sürecin doğru yönetilmesi belirlemektedir.
Elbette bu değerlendirmeler, plansız ve programsız bir yaşamı ya da iş anlayışını savunduğum anlamına gelmemektedir. Tam tersine; planlama, hazırlık ve altyapı çalışmaları iş hayatının vazgeçilmez unsurlarıdır. Ancak hayatın ve ticaretin doğal akışı içerisinde her detayı önceden öngörmek çoğu zaman mümkün olamamaktadır. Bu nedenle bazen yola çıkmak, hareket etmek ve süreç içerisinde eksikleri tamamlamak da iş dünyasının gerçekleri arasında yer almaktadır. Önemli olan; eksikleri görmezden gelmek değil, onları zamanında fark ederek doğru şekilde yönetebilmektir.
Örneğin iç piyasada kaliteli ürünleriyle başarılı satışlar yapan bir işletmenin, henüz gerekli teknik altyapıyı ve insan kaynağını tam oluşturmadan ihracata yönelmesi oldukça sık rastlanan bir durumdur. Başlangıçta bazı eksiklikler yaşansa bile, süreç içerisinde yapılan doğru planlamalar ve iyileştirmeler sayesinde birçok firmanın ihracatta başarılı bir noktaya ulaştığını görmekteyiz.
Elbette bu durum plansızlığın doğru olduğu anlamına gelmemektedir. Planlama, hazırlık ve organizasyon her zaman önemlidir. Ancak bazı durumlarda mükemmel şartların oluşmasını beklemek, fırsatların kaçırılmasına da neden olabilir.
Önemli olan; işe başladıktan sonra süreci doğru yönetebilmek, eksikleri tespit etmek, gerekli düzenlemeleri yapmak, uygulamaları takip etmek ve sürekli gelişimi sağlayabilmektir.
Özetle; her işin başlangıcında kusursuz şartların oluşmasını beklemek gerekmeyebilir. Bazen yola çıkmak, sürecin kendisini de şekillendirir. Doğru yönetilen bir süreç sayesinde eksikler giderilebilir, sistem oturtulabilir ve işler sürdürülebilir bir başarıya dönüştürülebilir.









