Özellikle KOBİ ölçeğindeki işletmeler, dönem dönem ciddi finansal dar boğazlarla karşı karşıya kalabilmektedir. Mevcut ekonomik sistem içerisinde bankacılık ve finansman kaynaklarına erişim her zaman kolay olmadığı gibi, ulaşılan kaynakların maliyeti de işletmeler için ağır yükler oluşturabilmektedir.
Dinimizde imkânı olanın, ihtiyacı olana borç vermesi açık bir şekilde teşvik edilmiş; karz-ı hasen kavramı Kur'an-ı Kerim'de övgüyle anılmıştır. Elbette günümüz ekonomik yapısında işletmelerin birbirlerine borç vermesi, bireysel borç alıp vermeye kıyasla daha karmaşık ve dikkat gerektiren bir süreçtir. Ancak asıl önemli olan, bu anlayışın gerekliliğine inanmak ve uygulanabilir modeller geliştirmektir.
Bu noktada özellikle mesleki örgütler ve sivil toplum kuruluşları aracılığıyla karz-ı hasen sisteminin hayata geçirilmesi büyük önem taşımaktadır. Finansal olarak daralan işletmeler, bu sayede birbirlerini destekleyebilir; yüksek faiz oranları ve ağır finansman giderleri altında ezilmekten kurtulabilirler. Böylece işletmelerin ürünleri daha uygun fiyatlı hale gelecek ve tüketici daha uygun ürün ve hizmetlere kavuşurken, işletmeler de yatırım imkanlarına kavuşacaktır.
Mesleki Örgütler Aracılığıyla Sistemin İşletilmesi
Günümüzde birçok işletme, sektörel dernekler ve meslek kuruluşları çatısı altında faaliyet göstermektedir. Aynı zamanda bu işletmelerin önemli bir kısmı kamu tüzel kişiliğine sahip kurumlara da üyedir. Bu yapı, firmalar arasında güvene dayalı bir borç verme sisteminin kurulmasını ve yönetilmesini oldukça kolaylaştırmaktadır.
Bu alanda başarılı örnekler de mevcuttur. Mesela MÜSİAD, üyelerinin ihtiyaçlarına çözüm üretmekte; ticaretin önündeki engelleri azaltacak modeller geliştirmektedir. Bu tür organizasyonlar, karz-ı hasen uygulamalarının kurumsal bir çerçevede ve sürdürülebilir şekilde yürütülmesine öncülük edebilir.
Devletin Sistemi Desteklemesi
Karz-ı hasen temelli bu tür uygulamalar, devletin ilgili kurumları tarafından da desteklenebilir ve yaygınlaştırılabilir. Kamu desteğiyle hem küçük esnafın hem de KOBİ'lerin finansal yükü hafifletilebilir. İnancımızın bir gereği olan bu müessese, doğru yönlendirme ve denetimle kurumsal bir yapıya kavuşturulabilir.
Devlet bu desteği, sivil toplum kuruluşlarını teşvik ederek ve yönlendirerek sağlayabileceği gibi; doğrudan bu amaçla faaliyet gösterecek yeni kurumlar oluşturarak da hayata geçirebilir.
Elbette ki; bu borç verme ve alma işlemi bir iyilik hareketi olduğu için, borcun geri ödemesi nasıl olacak konusunu çok da kurcalamak istemiyorum. Fakat buradaki uygulama da sünnete ve günümüz hukukuna uygun olarak sözleşmeli bir yapıya kavuşturulmalıdır.
Böyle bir sistem sayesinde işletmeler hem faiz yükünden kurtulmuş olacak, hem de ticari faaliyetlerini daha sağlıklı ve sürdürülebilir şekilde yürütebilecektir. Aynı zamanda Allah'ın rızasına ulaşma niyetiyle yapılan bu dayanışma, toplumsal bereketi de artıracaktır.
Günümüzde bu alandaki organizasyon eksikliği nedeniyle işletmeler faizli finansmanlara yönelmekte; oluşan maliyetler ise en nihayetinde tüketicinin sırtına yüklenmektedir. Karz-ı hasen temelli modellerin yaygınlaşması, yalnızca işletmeler için değil, toplumun tamamı için önemli bir kazanım olacaktır.









