İş hayatında yaşanan olaylara zaman zaman farklı açılardan bakabilmek, olayların iç yüzünü görebilmek ve sebeplerini çeşitli bakış açılarıyla anlamaya çalışmak; çalışanlar, yöneticiler ve iş sahipleri açısından işletmenin geleceği için kritik bir öneme sahiptir.
Hepimiz,
özel hayatımızda ve iş yaşamında; olaylara derinlikli bakan, öngörülü, hakikati
arayan ve bulunduğu ortama değer katan insanlarla karşılaşmışızdır. İnsanları
iyiliğe yönlendiren ve hatalardan uzak tutmaya çalışan bu kişilerin, hayatın
her alanında daha başarılı oldukları bir gerçektir. İşyerinde gün içinde
yaşanan olaylar farklı şekillerde yorumlanabilir; aynı sorun karşısında farklı
kişiler farklı çözüm yolları geliştirebilir.
Hikmet
sahibi olmak için organizasyon içinde belirli bir unvana sahip olmak gerekmez.
Yöneticiler olaylara geniş perspektiften bakarak daha isabetli kararlar
alabilirken, çalışanlar da yaptıkları işleri daha bilinçli, adaletli ve ölçülü
şekilde yerine getirebilir. Doğru karar verebilme, adil davranma ve benzer
durumlarda tutarlılık gösterebilme, daha çok hikmet sahibi kişilerde görülen
özelliklerdir.
Hikmetli
çalışanlar hem kendilerine hem de çalışma arkadaşlarına değer katar. Bu nedenle
herkesin hikmeti öğrenme ve geliştirme yolculuğuna girmesi gerekir. Kişi,
tecrübelerini eğitimlerle destekledikçe olaylara daha derinlikli bakabilme
yetkinliği kazanır. Böylece yalnızca görünenle yetinmez; olayların nedenlerini
araştırır ve benzer sorunların tekrar etmemesi için çözüm üretir ya da çözümün
bir parçası olur.
Hikmet
sahibi bir kişi, ister çalışan ister yönetici olsun, olaylara daha sistematik
yaklaşır. Sahip olduğu bilgiyi daha verimli kullanır. Sadece görünenle değil,
görünmeyen unsurlarla da ilgilendiği için ürettiği çözümler daha kalıcı ve uzun
vadeli olur. Bu yaklaşım, toplantıların daha verimli geçmesini, karar alma
süreçlerinin hızlanmasını ve işletme performansının artmasını sağlar.
Bu tür
kişilerin ön plana çıkabilmesi için yönetimin bilinçli bir sistem kurması
gerekir. Hikmetli çalışanların örnek davranışlarının görünür hale getirilmesi,
kurum içinde doğru davranışların yayılmasını sağlar. Bu kişiler ne sadece
şirket çıkarını gözeten ne de sadece çalışan perspektifine sıkışan bireylerdir;
dengeyi kurabilirler. En belirgin özellikleri ise iyi niyetli olmaları ve her
durumda doğru olanın yanında durmalarıdır.
Sonuç
olarak iş hayatında hikmet; tecrübe, bilgi, gözlem ve iyi niyetin birleşimiyle
oluşan bir olgunluktur. Bu olgunluğu geliştiren bireyler, sadece kendi
kariyerlerine değil, bulundukları işletmenin kurumsal gelişimine de önemli
katkılar sağlar. İşletmelerin sürdürülebilir ve sağlıklı bir yapıya
kavuşabilmesi için her kademede hikmetli insanlara ihtiyaç vardır.









