Kişisel yaşamda ve iş hayatında, sorgusuz sualsiz yerine getirilmesi gereken şeylerin başında değişimin geldiğini ve bu çabanın sürekli olarak devam ettirilmesi gerektiğini hepimiz çok iyi biliriz. Yeri geldiğinde başkalarına değişim konusunda nasihatlerde de bulunabiliriz. Ancak sıra kendi değişimimize geldiğinde, aynı refleksi her zaman göstermeyebiliriz.
Sorgulamak ve Farkında Olmak
Kişi veya kurumlar, gerek kendi imkânlarıyla gerekse dışarıdan destek alarak bir değişim yolculuğuna girmelidir. Burada önemli olan, beğenilmeyen ve değiştirilmesi gereken alanların zamanında tespit edilmesidir.
Birçok işletmede işler uzun süredir kötü gitmesine ve süreçler verimsiz ilerlemesine rağmen bunun farkında olunmadığı için değişim başlatılamamaktadır. Bu noktada en önemli unsurlardan biri, işletmeye farklı bir gözle bakabilecek dış bir destekten yararlanmak olacaktır.
Tatilde işlerin azalmasından rahatsız olan ve “Ekmek teknemi kapatacağım.” diyen esnaf arkadaşıma; ürünlerinin ve ortamının çok güzel olduğunu, hizmet kalitesini de bu şekilde devam ettirdiği takdirde müşterisiz kalıp doğal bir kapanma sürecine girebileceğini söyledim. Ayrıca, müşteri istek ve beklentilerini de dikkate alarak lokantasını işletmesini, değişmesi gerekenin müşteri olmadığını, kendisi ve hizmet tarzı olduğunu kendisine önerdim.
Mevcut Durum Analizi
Hiçbir değişim, mevcut durumun doğru bir şekilde ortaya konulması ve analiz edilmesi yapılmadan başarıya ulaşamaz.
Bir ailenin yılda bir kez bir araya gelerek değerlendirme yaptığını; hem bireysel hem de ailenin genel yapısı ile ilgili mevcut durumu ortaya koyduğunu, yapılması gerekenleri planladığını ve alınan kararların uygulanmasını takip ederek ailenin geleceğini ve huzurunu sürekli olarak gözettiğini duyduğumda oldukça hoşuma gitmişti.
Bu güzel uygulamayı duyduktan sonra birçok yerde anlatmaya başladım. Örneğin, aile içerisindeki en cimri, en sinirli, en kural tanımaz veya benzeri kişisel özelliklerin dahi bu toplantılarda açıkça konuşulduğunu ve bu konularda yapılması gerekenlerin planlandığını öğrendim.
Aslında burada yapılmak istenen, ne kendimizi, ne de kimseyi suçlamak değil; mevcut durumu olduğu gibi görerek geleceğe yönelik iyileştirmeleri planlamaktır.
Küçük Adımlar Atmak
Kişi, özel hayatında veya iş hayatında karşılaştığı ve hoşuna gitmeyen her şeyi bir anda değiştirmeye çalışmak yerine, değişimi yavaş yavaş ve kişinin veya işletmenin kabul edebileceği büyüklükteki adımlarla gerçekleştirmelidir.
Aynı anda birçok yeni uygulamayı başlatmak yerine, önceliklendirilmiş değişiklikleri sırayla hayata geçirmek daha doğru olacaktır. Çünkü değişimin kalıcı olabilmesi için sadece karar almak değil, değişime uyum sağlamak ve yeni sistemi benimsemek de gerekir.
Korkular ve Kararlılık
Beğenmediğimiz şeyleri değiştirmek istesek de bunu gerçekleştirmek her zaman kolay olmamaktadır. Alışkanlıklarımız bizi otomatik pilot gibi yönetebiliyor.
Günümüzde üretim planını hâlâ manuel formlarla veya Excel programı üzerinden takip eden birçok işletmeyle karşılaşmaktayız. Mevcut sistemin yetersiz olduğunu gören ve değiştirmek isteyen patron ve yöneticiler, yeni bir yazılımı işletmekte zorlanmaktan veya mevcut durumdan daha da geriye düşmekten korktukları için değişim yolunu tercih etmeyebilmektedir. Oysa karar vermeli ve verdiğimiz kararın arkasında durup süreci sürekli takip edip, değişimi hayata geçirmeliyiz.
Oysa değişim, öncelikle bir karar verme meselesidir. Karar alındıktan sonra karşılaşılabilecek zorluklara hazırlıklı olunmalı ve alınan kararın arkasında kararlılıkla durulmalıdır.
Çevre Baskısını Kırmak
Değişimin önündeki en önemli engellerden biri de “Başkaları bu konuda ne düşünür?” endişesidir.
Oysa başkalarının ne düşüneceğini fazla önemsemeden, beğenmediğimiz ve değiştirilmesi gerektiğine inandığımız konularda, gerektiğinde dışarıdan da destek alarak değişim yolculuğuna çıkmalıyız.
Bu yolculuk bir kez yapılıp tamamlanacak bir yolculuk da değildir. Değişim, hayatın ve iş dünyasının doğal bir parçasıdır. Bu nedenle kendimizi, ailemizi ve işletmemizi sürekli olarak sorgulamalı, geliştirmeli ve geleceğin şartlarına hazırlamalıyız.
İyi yöneticiler ve işletmesini ileriye taşımak isteyen bilinçli patronlar, değişmek zorunda kalmayı beklemezler. Kendilerini ve işletmelerini geleceğe hazırlamak için gerekli değişim ve gelişim çalışmalarını önceden başlatırlar.
Çünkü önemli olan, değişime mecbur kaldığımızda değişmek değil; değişim ihtiyacını önceden fark ederek geleceğe hazır olmaktır. Yoksa sürekli şikayet, yakınma, bahane üretme, eksikliği kendi dışımızdakilerde aramak asla çözüm olmayacaktır.










