Hangi sektörde olursa olsun, aile şirketleri genellikle kurucu aile bireyleriyle ticari hayata başlar ve işlerini belirli bir süre bu şekilde büyütür. İşin büyümesiyle birlikte aile de kendi içinde genişleyebilir; ancak bir noktadan sonra aile bireyleri, işletmenin tüm ihtiyaçlarına tek başına yetişemez hale gelir. İşte bu aşamada aile şirketi, dışarıdan nitelikli personel istihdam etmeli ve ihtiyaç duyulan pozisyonlarda bu kişilere görev vermelidir.
Uzmanlık Alanlarını Profesyonellere Bırakmak
Tekstil üretimi yapan bir işletmeyi örnek alalım. Patron işe başladığında satın alma, üretim, muhasebe, finans gibi birçok fonksiyonu tek başına yürütür. İşin büyümesiyle birlikte bu alanları tamamen profesyonel çalışanlara bırakır; kendisi ise belirli bir süre veya sürekli olarak uzman olduğu alanda görevine devam eder.
Buradaki temel gerçek şudur: işletme sahipleri her işe yetişemez ve aile dışında, konunun uzmanı olan kişilerden destek almaları gerekir. Önemli olan, ihtiyaç duyulan pozisyona uygun yetkinlikte çalışanların yerleştirilmesidir. Bir pozisyona aileden yetkin olmayan birinin yerleştirilmesinin işyerine zarar vereceği bilinciyle, işe alımlarda yetkinliğe öncelik verilmelidir.
Kalıcılık İçin Özlük Hakları Yeterli Değildir
Aile dışından istihdam edilen bir kişinin işyerinde kalıcı olabilmesi için, özlük haklarının belirli bir seviyede tutulması tek başına yeterli değildir. O kişinin işyerinde değer görmesi ve takdir edilmesi de en az bunun kadar önemlidir.
Bazen işyerlerinde, aile dışından çalışanların aile bireylerinden daha popüler olduğu ya da daha yüksek maaş aldığı durumlarla karşılaşılabilir. Bu durum iyi yönetilmeli ve kaosa yol açmamalıdır. Hiç çalışmayan, katma değer üretmeyen aile bireylerinin; işi geliştiren ve yürüten profesyonellerden daha iyi şartlarda çalışması ve daha güçlü özlük haklarına sahip olması adaletli olmayacaktır. Bu durum, uzun vadede tüm çalışanların motivasyonunu düşürecektir.
Bu Konudaki Öneriler
Aile dışından personel çalıştırmaktan korkmayın.
Organizasyon şeması ve görev tanımlarını kan bağı esaslı değil, yetkinlik esaslı belirleyin.
Profesyonel kadrolara aile bireyleri ile her an değiştirebilir modunda davranmayın.
Profesyonel çalışanlara verdiğiniz ücret, prim, kâr payı vb. ödemeleri gözünüzde büyütmeyin; bunun yerine elde edeceğiniz kâra odaklanın.
Dışarıdan istihdam edilen kişilere onore edici davranın.
Sonuç olarak, aile şirketlerinin sürdürülebilir bir yapıya kavuşması ve büyümesi, aile bireyleri ile profesyonel kadronun doğru bir denge içinde bir araya gelmesine bağlıdır. Bu dengeyi kuran şirketler, hem kurumsallaşma yolunda ilerlemiş, hem de yetenekli profesyonelleri bünyesinde uzun soluklu tutmuş olacaktır.










