Okan Geçgel

Ağrı’dan Bir Vali Geçti: Mustafa Koç’un Gözyaşlarıyla Yazılan Vedası

19.01.2026 17:00
Haber Detay Image

Bazı insanlar vardır; görev yaptığı şehre yalnızca makamıyla gelir, makamıyla gider. Bazıları ise görev yaptığı şehirle kader ortaklığı kurar. Ağrı, son yıllarda ikinci gruba dâhil edilebilecek çok nadir yöneticilerden birine şahitlik etti.

O isim: Mustafa Koç.

Daha önce Diyadin ve ardından Eleşkirt ilçelerinde kaymakamlık yapmış, yani Ağrı'yı masa başından değil, tozundan toprağından tanımış bir devlet adamıydı Mustafa Koç. Yıllar sonra bu kez Ağrı Valisi olarak döndüğünde, aslında yarım kalan bir hikâyeyi tamamlamaya gelmişti. Ve o hikâye, 2,5 yıl boyunca sadece projelerle değil, insanlarla, göz göze bakarak, el sıkışarak, dert dinleyerek yazıldı.

Son Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Giresun Valiliği'ne atanması, Ağrı için sadece bir görev değişikliği değildi. Bu, bir vedaydı. Hem de alışılagelmiş veda törenlerinden çok farklı, çok daha derin, çok daha samimi bir veda…

Görülmemiş Bir Uğurlama

Ağrı, bugüne kadar çok vali gördü. Ancak Mustafa Koç'un vedası, istisnasız herkesin üzerinde aynı cümleyi kurmasına neden oldu:

"Böylesi daha önce hiç yaşanmadı."

Resmî protokolün soğukluğu yoktu o gün. Ezberlenmiş konuşmalar, mecburi tebessümler, aceleci el sıkışmalar da…

O gün Ağrı ağladı.

Gözyaşları, sadece birkaç kişinin değil; esnafın, köylünün, gençlerin, yaşlıların, kadınların, çocukların gözlerinden aktı. Çünkü giden bir vali değil, bir tanıdık, bir dost, bir evlat gibiydi.

Mustafa Koç, "ulaşılmaz vali" olmadı hiçbir zaman. Kapısı açık, telefonu açık, sahası hep doluydu. Makamda değil, sokakta valilik yaptı. Kimi zaman bir taziye evinde, kimi zaman bir köy yolunda, kimi zaman bir okul bahçesinde görüldü. Ve bu yüzden Ağrılılar onu "vali" diye değil, "bizden biri" diye sevdi.

Ağrı Sadece Görev Yeri Değildi

Mustafa Koç'un Ağrı ile bağı, bir atama yazısından ibaret değildi.

2006 yılında evlendiğinde eşini Ağrı'ya getirmişti. İki evladının doğum yeri Ağrı'ydı. Yani bu şehir, onun hayat hikâyesinde sıradan bir durak değil, bir yuvaydı.

Belki de bu yüzden Ağrı'ya bakışı farklıydı. Sorunlara yukarıdan değil, içinden bakıyordu. İnsanların derdini raporlardan değil, bizzat dinleyerek anlıyordu. Bürokratik mesafeler kurmadı; gönül köprüleri kurdu.

2,5 Yıla Sığan Büyük İz

Görev süresi kağıt üzerinde 2,5 yıl olabilir. Ama Ağrı'da bıraktığı iz, takvimle ölçülecek gibi değil.

Altyapıdan sosyal projelere, eğitimden güvenliğe kadar pek çok alanda sessiz ama kalıcı işler yapıldı. Ancak belki de en önemlisi şuydu:

Devlet ile vatandaş arasındaki mesafe azaldı.

Mustafa Koç döneminde insanlar, devleti daha yakında hissetti. Çünkü devlet, sert bir duvar gibi değil; şefkatli bir el gibi durdu.

Vali Koç, devletin güler yüzünü temsil etti. Kibirle değil, tevazuyla… Emirle değil, ikna ile… Uzak durarak değil, yan yana yürüyerek…

Herkesin Gönlüne Girmek Kolay Değildir

Bir yöneticinin herkesi memnun etmesi mümkün değildir. Ama herkesin saygısını ve sevgisini kazanmak mümkündür. Mustafa Koç bunu başardı.

Siyasetin dışında durdu, adaleti merkeze aldı. Ayrım yapmadı. Kim olduğuna değil, ne yaşadığına baktı.

Bu yüzden vedasında sadece protokol yoktu.

Bu yüzden gözyaşları samimiydi.

Bu yüzden alkışlar içtendi.

Ağrı'nın Hafızasında Bir İsim

Bugün Ağrı'da birine "Mustafa Koç" dediğinizde, sadece bir vali hatırlanmıyor.

Bir duruş, bir tarz, bir insanlık hali hatırlanıyor.

Ağrı, kendisini anlayan bir valiyi uğurladı.

Mustafa Koç ise kendisini seven bir şehri geride bıraktı.

Giresun, şüphesiz ki şanslı bir il. Çünkü oraya sadece bir vali değil, tecrübe ile yoğrulmuş bir gönül adamı gidiyor.

Ağrı ise üzgün… Ama bir o kadar da gururlu. Çünkü herkesin arkasından böyle ağlanmaz.

Son Söz

Her vali gelir geçer. Ama bazıları iz bırakır.

Bazıları sadece görev yapar. Bazıları ise hatıra olur.

Mustafa Koç, Ağrı'dan bir vali olarak değil;

Ağrı'nın hikâyesine adını yazdırmış bir insan olarak ayrıldı.

Yolu açık olsun Sayın Valim…

Ağrı sizi unutmayacak.

Kalın Sağlıcakla….

Yazarın Tüm Yazıları