Fatma Yenilmez: Biz EduNeta'da çocuklara nasıl öğreneceklerini öğretiyoruz

Öğretmen Fatma Yenilmez, 15 yıl önce kurduğu EduNeta adlı eğitim kurumunda öğrenciler yetiştirmeye devam ediyor. Yenilmez ile hem 'gymnasium' eğitim anlayışından yola çıkarak oluşturduğu sistemi hem de hakkında merak ettiklerimizi konuştuk.
* Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?
- 1972 yılında Bulgaristan'da doğdum. Lise son sınıfa kadar Bulgaristan'da eğitim gördüm. 1989 yılındaki büyük göçle ailem ve ben Türkiye'ye geldik. Lise son sınıfı burada okuduktan sonra Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Uzay Bilimleri Astrofizik Bölümünden birincilikle mezun oldum ve beraberinde öğretmenlik formasyonunu aldım. Ancak şartlar, beni bu meslek yerine farklı bir kariyere yönlendirdi ve uzun yıllar kurumsal firmalarda yöneticilik yaptım. Evliyim ve iki kızım var. Kızlarım okula başlama yaşına gelince çocuklarımın eğitimiyle bire bir ilgilenebilmek için yöneticilik pozisyonumdan ayrıldım. Çocuklarımın eğitim hayatlarında gösterdikleri üstün başarılar çevremdeki velilerin dikkatini çekince pek çoğu benden destek istedi. Böylece çok sevdiğim öğretmenliğe profesyonel olarak geri döndüm ve 15 yıldır eğitimci olarak devam etmekteyim.
* Çocuklarınızın eğitiminde nasıl bir sistem uyguladınız?
- Ben Bulgaristan'da 'gymnasium' eğitimi aldım. Maalesef Türkiye'de böyle bir eğitim sistemi yok ama geçmişteki köy enstitülerine benzediğini söyleyebilirim. Gymnasium (akademik lise) eğitim sistemi; güçlü bir akademik altyapı oluşturarak öğrenciyi sorgulamaya, analiz etmeye ve böylece bilgiye kendi kendine ulaşmasına yönlendiriyor. Çalışma, disiplin, tekrar etme ve araştırma prensiplerine dayalı bir sistem. Ben de çocuklarımı bu doğrultuda yetiştirdim ve bugün de kurumumuzda bu eğitim modelini her sene güncelleyerek devam ettirmekteyiz.
BAŞARI BİR SÜREÇTİR VE YAŞAM BOYU EMEK İSTER
* Çocuklarınızın üstün başarıları olduğunu söylediniz. Bunu biraz açar mısınız?
- Büyük kızım Koç Lisesinden burslu olarak birincilikle mezun oldu. Şu anda Amerika'da Yale Üniversitesinde burslu okuyor. Küçük kızım da liseye kadar burslu okudu. Şimdi de eğitimine Robert Kolejinde devam ediyor ve üniversite eğitimini yurt dışında devam ettirebilmek için hazırlanıyor.
* Kurumunuzda 'gymnasium' eğitim anlayışından yola çıkarak bir sistem kurduğunuzu belirttiniz. Biraz daha detay verir misiniz?
- Başarı bir süreçtir ve yaşam boyu emek ister. Çocuklarımızda daha küçükken bunun altyapısını oluşturmamız gerekir. Disiplin, sabır, planlı olma, düzenli çalışma, emek verme gibi kavramları onlara aşılamalıyız. Ancak maalesef pek çok anne-baba bu ilkeleri sadece ihtiyaç duyduğu anda çocuğa öğretmeye çalışıyor. Bu da karmaşaya sebep oluyor. Biz ise burada çocuklarımızı konfor alanlarından çıkararak sınırlarını zorlamaları için teşvik ediyoruz. Disiplinli ve planlı çalışmayı, yani nasıl öğreneceklerini öğretiyoruz. Malum çocuklarımızın en büyük sıkıntısı, ders çalışmayı ve öğrenmeyi bilmemeleri. Tabii çocuğumuzun bilgi anlamında güçlü bir altyapısı olması da son derece önemli. Biz çocuklarımızı sadece LGS'ye ya da üniversite sınavına hazırlamıyoruz. Çocuklarımıza ileri eğitim hayatında lazım olacak altyapıyı ve nitelikli liseler ve üniversiteler için gerekli becerileri kazandırıyoruz. Bizimle çalışan çocuklarımız ileri eğitim hayatlarında yüksek başarı göstermeye devam ediyor.
ÇOCUKLARIMIZI DÜNYA İNSANI YAPMAYI HEDEFLİYORUZ
* Kurumunuzda LGS ve üniversite hazırlık dışında başka çalışmalarınız var mı?
- Tabii. Bahsettiğimiz gibi gymnasium eğitim sistemini temel alıyoruz. Dolayısıyla çocuğumuzu her alanda donanımlı hâle getirmek öncelikli hedefimiz. Anlayarak hızlı okuma, kitap analizi, dikkat güçlendirme, STEM, matematik becerileri, okul danışmanlığı, öğrenci koçluğu çalışmalarımız bulunmakta. Tüm çalışmalarımız gelişmiş ülkelerdeki eğitim sistemini yakalamayı amaçlamaktadır. Bu sayede çocuklarımızı dünya insanı yapmayı hedefliyoruz.
* Aslında bu bahsettiğiniz çalışmaları pek çok yerde görüyoruz. Sizi farklı kılan ne?
- Biz tek bir amaca hizmet eden çalışmalar yapmıyoruz. Hedefimiz, dünyanın neresinde olursa olsun çocuğumuzun okul ve gelecekteki iş hayatında yararlanacağı beceriler ve alışkanlıklar elde etmesi. Örneğin hızlı okuma çalışmalarında hız birinci planda tutulur. Biz bunu doğru bulmuyoruz. Anlamak, çıkarım yapmak ve dikkattir esas olan. Burada çocuklarımıza anlamayı, anladıklarını ifade etmeyi ve kodlayarak akılda tutmayı öğretiyoruz. Hız zaten çalışmanın gereği peşinden geliyor. Yahut kitap analizi atölyemiz... Kitabı okuyup özetini konuşmuyoruz. Kitabın yazarını, yazıldığı dönemi, kitabın kurgusunu, karakterlerini vs. analiz ediyoruz. Ardından analiz metinleri yazıyoruz. Böylece akademik metinler yazmayı da öğreniyorlar.
VELİLERE TAVSİYEM: KÜÇÜK YAŞTAN İTİBAREN ÇOK YÖNLÜ ÇOCUKLAR YETİŞTİRİN
* LGS'ye hazırlık hayli zor bir süreç. Tecrübeli bir eğitimci olarak bu süreçte öğrencilere ve velilere tavsiyeleriniz neler olur?
- Öncelikle velilerimize tavsiyelerim olacak. Lütfen, LGS'nin sadece sekizinci sınıf sınavı olmadığını unutmayın. Okul hayatının başlangıcıyla birlikte aslında LGS'ye hazırlanmaya başlıyorsunuz. Farklı olmak adına lütfen küçük yaştan itibaren çok yönlü çocuklar yetiştirelim. Öğrencilere ise başarının bir süreç olduğunu hatırlatmak isterim. Düzenli çalışma ve emek ile bu sürecin üstesinden gelebilirsiniz. Sadece zekânıza güvenerek ilerlemeniz mümkün değildir.














