Stk'lardan Uyuşturucu ile Mücadele Çağrısı

Stk'lardan Uyuşturucu ile Mücadele Çağrısı

İstanbul'da, çeşitli sivil toplum kuruluşları, uyuşturucu bağımlılığıyla mücadelede alınması gereken tedbirlerle ilgili çalışma ve çabalara katkı sağlamak amacıyla ortak basın açıklaması yaptı.

İstanbul'da, çeşitli sivil toplum kuruluşları, uyuşturucu bağımlılığıyla mücadelede alınması gereken tedbirlerle ilgili çalışma ve çabalara katkı sağlamak amacıyla ortak basın açıklaması yaptı.

Aralarında İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı (İHH), Akabe Vakfı, Anadolu Platformu, İnsan ve Medeniyet Hareketi, Medeniyet Vakfı, Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı, Uluslararası Doktorlar Derneği, Uluslarlarası Öğrenci Dernekleri Federasyonu, Umran Kültür Medeniyet Hareketi'nin de bulunduğu sivil toplum kuruluşları, uyuşturucu bağımlılığıyla mücadele konusunda alınması gereken tedbirlerle ilgili çalışma ve çabalara katkı sağlama çağrısında bulundu.

Ortak basın açıklaması, İHH'nın Fatih'teki Genel Merkez binasında düzenlenen toplantıda İHH Yönetim Kurulu Üyesi Osman Atalay tarafından okundu.

Türkiye'de uyuşturucu kullanım yaşının gittikçe düştüğüne dikkati çekilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Uyuşturucu kullanımına bağlı ölümlerin ciddi oranda artması ve yine yüksek riskli kullanıcı sayısının yükselmiş olması, sivil toplum olarak bizleri endişelendirmektedir. Yine hapishanelerdeki her beş mahkumdan birinin uyuşturucuya bağlı suçlardan dolayı hapiste olması, bu endişelerimizi arttırmaktadır. Türkiye'de uyuşturucu kullanım oranlarına ilişkin yeterli araştırma yapılmamaktadır. Hem toplam nüfusta hem de yerel düzeyde farklı nüfus aralıklarındaki mevcut durumu ortaya koyacak verilere ihtiyaç duyulmaktadır."

Uyuşturucu ile mücadelede devletin çalışmalarının yanı sıra STK'ların da bu konuya destek vermesinin önemine değinilen açıklamada, "2014 yılında uyuşturucuyla mücadele amacıyla oluşturulan resmi kurulla birlikte bu alandaki politikaların revize edildiğini ve yeni eylem planının uygulamaya konulduğunu görmekteyiz. Halihazırda 12 temel stratejik hedefi olan ulusal eylem planının uygulanması, etkinliği ve sonuçlarıyla ilgili kamuoyunun daha fazla bilgilendirilmesine ihtiyaç duyulmaktadır." ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, kamu tarafında yürütülen politikaların mevcut ihtiyacı karşılamada yeterli olmadığı, tedavi merkezlerinin sayılarının arttırıldığı ancak uyuşturucuyla mücadelenin en kritik boyutlarından biri olan rehabilitasyon konusunda yeterli bir ilerleme sağlanamadığı savunulan açıklamada, "Gelinen noktada uyuşturucunun ülkemiz açısından ciddi boyutlarda sosyal problemler, sağlık yükü ve güvenlik sorunları doğurduğunu görüyoruz. Bu açıdan uyuşturucuyla mücadelede sadece güvenlik güçlerine ve kamuya değil, sivil topluma ve tüm toplumsal kesimlere büyük görevler düştüğüne inanıyoruz." değerlendirmesinde bulunuldu.

Uyuşturucu satışının önlenmesine yönelik okul önlerinde polis denetimlerinin arttırılmasının önemine işaret edilen açıklamada, bağımlılıkla mücadelede ebeveynlere, esnafa ve tüm vatandaşlara büyük görevler düştüğü vurgulandı.

Açıklamada, özellikle okullarda yürütülen önleme temelli çalışmaların arttırılması, müdahale temelli programların geliştirilmesi, bu tür programların yetişkinlere ve diğer toplumsal kesimlere yaygınlaştırılması gerektiği belirtilerek, STK'ların uyuşturucu ile mücadelede önerdiği bazı çözüm önerileri şu şekilde sıralandı:

"Okul çevresinde çocuklarımızı tehdit eden uyuşturucu satıcılarına ve diğer çevresel faktörlere yönelik okul yönetimleri, güvenlik güçleri, ebeveynleri ve vatandaşları sürece katacak politikalar benimsenmeli.

Uyuşturucu kullanımının yüksek olduğu İstanbul, İzmir, Bursa, Ankara, Adana, Antalya, Konya, Gaziantep gibi illerde ve bu illerin ön plana çıkan ilçelerinde toplumsal ve çevresel önleme programları geliştirilerek farklı yerel politikalar ve uygulamalar benimsenmeli.

İleri düzeyde uyuşturucu kullanıcılarına yönelik artık birçok ülkede uygulandığını gördüğümüz zarar azaltma politikaları ve bazı yeni nesil uygulamalarla ilgili geleneksel tutum ve politikalar yeniden değerlendirilmeli.

Uyuşturucu önleme ve müdahale programları eğitim-öğretimin tüm kademelerinde yaygınlaştırılmalı.

Sahada aktif çalışan sivil toplum kuruluşları bu mücadeleye katılım sağlamalı ve bilimsel temelli programlar geliştirmeleri için kamu tarafından gerekli destek sağlanmalı ve bu kuruluşların uyuşturucuyla mücadele kapasiteleri arttırılmalı."