AK Parti Sözcüsü Çelik, MYK toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu: (3) - Haberler
Haberi Paylaş

AK Parti Sözcüsü Çelik, MYK toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu: (3)

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Öğrenci yurdundan çıkan silahlar" başlıklı habere ilişkin, "Birincisi, bu kadar kolay, suçlayıcı haber nasıl yapılıyor?

Ak Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Öğrenci yurdundan çıkan silahlar" başlıklı habere ilişkin, "Birincisi, bu kadar kolay, suçlayıcı haber nasıl yapılıyor? İkincisi, özür dilenmesi lazım. Üçüncüsü de bir daha bunların yapılmaması için ne tür tedbirlerin alındığının açık şekilde paylaşılması lazım." dedi.

Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Toplantısı devam ederken parti genel merkezinde basın toplantısı düzenledi.

Afganistan'da Kabil Havalimanı misyonuna dair Türkiye'nin yürüttüğü müzakerelerin çok istismar edilen bir konu olduğunu ifade eden Çelik, birçok muhalefet partisinde geçmişte diplomatlık görevi yapmış kişiler olduğunu hatırlattı.

Türkiye'nin geçmişten bugüne NATO bünyesinde Afganistan'da muharip olmayan bir unsur olarak faaliyetlerinin devam ettiğini dile getiren Çelik, bu çerçevede Kabil Havaalanı'nın güvenliği ve işletilmesinin NATO Kararlı Destek Misyonu kapsamında 2013'ten beri Türkiye tarafından yürütüldüğünü, bunun yeni bir durum olmadığını kaydetti.

NATO'nun Afganistan'dan geri çekilmesiyle bunun gündeme geldiğini belirten Çelik, "Türkiye burada sanki bir güvenlik açısından taşeronluk yapacakmış gibisinden yanlış, yakışıksız ve uygunsuz ifadeler de kullanılıyor." dedi.

Bu konuda kararın verilmediğini, istişarelerin devam ettiğini aktaran Çelik, Türkiye'nin bu konuda misyon üstlenmesi halinde finans, lojistik ve güvenlik konularında uluslararası toplumun güçlü ve güvenli desteğine ihtiyacı olduğunu vurguladı. Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın NATO zirvesi bağlamında yaptığı görüşmelerde bunu söylediğini ve ABD ile 24-25 Haziran'da en son görüşmenin yapıldığını, konuya ilişkin değerlendirmenin devam ettiğini bildirdi.

Afgan hükümetiyle bir yasal zeminin oluşturulması, hukuki düzenlemelerin yapılması gerektiğini ifade eden Çelik, bunun Türkiye'nin çok yönlü değerlendirdiği bir konu olduğunu söyledi. Çelik, Türkiye'nin Afgan halkına öteden beri destek verdiğini belirtti.

O bölgenin hassasiyetlerini, oradaki kardeşlik havasını koklayan tek askeri unsurun Türk askeri olduğunu dile getiren Çelik, şöyle devam etti:

"Bu bizim Afganistan'ın birliğinin tesisine, Afgan halkının onurlu, hür bir geleceğe kavuşmasına dönük olarak desteğimizin de ifadesidir. Bunlar milli güvenliğimiz açısından önemlidir dediğimizde birileri sadece haritada gördüğü birtakım mesafelere bakarak analizler yapıyor. Halbuki Türkiye'ye kuzey ve doğudan gelen göç tehdidine karşı Afganistan'ın istikrarlı olması bizim için çok önemlidir. Çünkü Türkiye Afganistan üzerinden gelen kanun dışı göçle hem kuzeyinden hem de doğusundan bir tehditle karşı karşıya kalıyor. Afganistan'daki istikrarsızlık uyuşturucu tacirleri açısından maalesef elverişli bir ortam oluşturuyor. O elverişli ortam üzerinden Türkiye yine kuzeyinden ve doğusundan bu uyuşturucu ticaretiyle ilgili tehditle karşı karşıya kalıyor. Bunların hepsi milli güvenliğimiz açısından önemli unsurlar. Afgan halkına olan desteğimizin aynı güçle sürmesi tarihten gelen ilişkilerimiz açısından son derece önemlidir."

"CHP'de özür dileyebilen öz güvenli kimseler vardı"

Çelik, açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

"Katarlı gençlere Türkiye'de sınavsız tıp eğitimi hakkı verildiği" iddiasına ilişkin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun paylaşımıyla ilgili soruya Çelik, şu yanıtı verdi:

"Yakın zamana kadar, 2-3 yıl öncesine kadar bile bu tip bir şey söz konusu olduğunda, CHP'de bir yanlışlık yapıldığında ya da CHP'den bir arkadaşımız bu şekilde bir gerçek olmayan bir haberin peşine takılıp da karşı tarafla ilgili bir yargılamada bulunduğunda ve bunun gerçek olmadığı söylendiğinde geçen dönemlerde CHP'de özür dileyebilen, bununla açık şekilde yüzleşebilen öz güvenli kimseler vardı. Daha demokrat kimseler zaman zaman olabiliyordu. Fakat bir şey söyleniyor, bunun yalan olduğu ortaya çıkıyor, önüne koyuluyor, hiçbir şey olmamış gibi devam ediyorlar. Birilerinin dediği gibi sürekli bu yalanı tekrarlayarak bir sonuç alabileceklerine dair bir yaklaşım içinde olduklarını görüyorum. Bunu son derece tehlikeli buluyorum.

Bu kadar yaşı olan bir parti, bu kadar deneyimli siyasetçiler yetiştirmiş bir parti Türkiye'de de sayısal olarak ana muhalefeti temsil eden bir parti. Bu haber yalan bir haberdir. Türkiye Cumhuriyeti devletinin sadece Katar'a özgü yaptığı bir anlaşma değildir. Bu haberin yalan olduğu ilgili site tarafından ortaya koyulduktan sonra 'Özür diliyoruz, haberimizi çekiyoruz.' dendikten sonra ki bu da tebrik edilmesi gereken bir şeydir, yalan haber olduktan sonra bir yayın organının bunu geri çekmesi onun güvenilirliğini artırır."

"Bir de işin psikopolitik bir tarafı da var"

Çelik, haberi yapan siteden alıntılanarak söylenen bilginin yalan olduğunun ortaya çıktığını, buna rağmen yalan söylenmeye devam edildiğini kaydetti.

Siyasetçinin en önemli görevinin topluma doğruyu söylemek olduğunun altını çizen Çelik, muhalefetin en önemli görevinin de denetim görevi yapmak olduğunu söyledi.

Denetim görevi yapılırken doğru bilgilere dayanarak yapmak gerektiğini ifade eden Çelik, Türkiye'nin 1984'ten beri birçok ülkeyle yaptığı protokollerin hepsinde aynı unsurların olduğunu belirtti.

Çelik, bir ülkeyle karşılıklı yapılan anlaşmalarda ortaya konulan işbirliklerinin hepsinin yargılanması halinde Türkiye Cumhuriyeti devletinin kimseyle işbirliği yapamayacağını kaydetti.

AK Parti Sözcüsü Çelik, "Siz başka ülkelerden ne alıyorsanız başka ülkelere de onu veriyorsunuz. Karşılıklı olarak ilişkiler bu şekilde gerçekleşiyor. Bu devletler arasında son derece olağan bir şeydir. Bu, yıllardan beri Türkiye Cumhuriyeti devletinin pek çok devletle gerçekleştirdiği protokollerin benzeridir. Bir bu tarafı var bir de işin psikopolitik bir tarafı da var. Anladığım kadarıyla seçmece davranmak istiyorlar. Örneğin ne kadar zulüm yaparsa yapsın Esed rejimiyle muhabbetli bir ilişki gerçekleştirmek istiyorlar ama Türkiye'ye yatırım yapsa bile Katar'a karşı husumet politikası ortaya koymak istiyorlar." değerlendirmesinde bulundu.

"Türkiye'ye birisi yatırım yapmaya kalktığında propagandaya başlıyorsunuz"

Türkiye Cumhuriyeti devletinin çıkarlarının düşünülmesi gerektiğini vurgulayan Çelik, Esed rejimi Türkiye'ye karşı zarar verici, tehdit oluşturan aktiviteler ortaya koyuyorsa Türkiye devletinin yanında olan birinin Esed rejimine karşı olması gerektiğini belirtti.

Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bunlar söz konusu olduğunda bile ne diyorlar? 'Esed rejimiyle oturmak, konuşmak lazım bu meseleleri, çözmek lazım.' diyorlar. Peki Katar bizim ülkemize yatırım yapıyor, Katar her uluslararası planda zor durumda kaldığında Türkiye'nin lehine oy kullanan ülkelerden bir tanesi. Buradaki seçmece mantık. Belli bir politik-psikoloji açısından değerlendirilmesi gereken bir mantık, bu vahim bir mantık. Biz şuna bakarız, Türkiye Cumhuriyeti'ne dost olanla dost oluruz, Türkiye Cumhuriyeti'ne yatırım yapana kolaylık sağlarız. Türkiye Cumhuriyeti'ne düşmanlık edene düşman oluruz. Türkiye Cumhuriyeti'nin yatırım ortamını zedelemeye karşı olanlara da karşı bir duruş gerçekleştiririz. Bizim baktığımız yer Türkiye Cumhuriyeti'nin çıkarları, hak ve menfaatleri olmalıdır. Türkiye'nin hak ve menfaatlerini tehdit edene karşı muhabbetli bir ilişki geliştirmeye çalışıyorsunuz, Türkiye Cumhuriyeti'ne birisi yatırım yapmaya kalktığı zaman hemen propagandaya başlıyorsunuz."

"Bunlar vahim sonuçlar doğurabilecek sıkıntılı yaklaşımlar"

"Öğrenci yurdundan çıkan silahlar" başlıklı habere ilişkin soru üzerine Çelik, Suriye'ye, Libya'ya yapılan yardımlar meselesinde de benzer kara propagandalarla karşılaştıklarını belirtti.

Çelik, "Bunlar çok hassas meseleler. Geçmiş zamanlarda Türkiye'de büyük krizler çıkarıldı bu tip yanlışlar üzerinden. Burada yapılması gereken bir, her zaman denir 'Basın demokrasinin dördüncü kuvvetidir.' Basın demokrasinin dördüncü kuvveti olmakla vesayetin birinci kuvveti olmak arasında çok gidip gelmiştir Türkiye'de. Bir zamanlar Türkiye'deki vesayetin birinci kuvveti basındı." diye konuştu.

Çelik, "Birincisi, bu kadar kolay, suçlayıcı haber nasıl yapılıyor? İkincisi, özür dilenmesi lazım. Üçüncüsü de bir daha bunların yapılmaması için ne tür tedbirlerin alındığının açık şekilde paylaşılması lazım. Bunlar vahim sonuçlar doğurabilecek son derece sıkıntılı yaklaşımlar. Eğer Kadın ve Demokrasi Derneği güçlü bir açıklama yapmasa sesini duyuramasa bugün sosyal medya olmasa yapılan haber kişileri ne kadar zor duruma düşürecek." dedi.

Çelik, geçen gün iki milletvekilinin ve birkaç gazetecinin Twitter'dan "Siz bir açıklamanızda her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşına 5 bin lira verildi demişsiniz. Bana gelmedi. Bunlar nerede?" ifadesini kullandığını anlatan Çelik, bu yalanlar üzerine bir açıklama yaptığını söyledi.

Kesinlikle böyle bir ifadelerinin olmadığını dile getiren Çelik, salgın döneminde vatandaşlara ve sektörlere verilen yardımları da paylaştıklarını kaydetti.

(Sürecek)

AK Parti Sözcüsü Çelik, MYK toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu: (3)

AK Parti Sözcüsü Çelik, MYK toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu: (3)

AK Parti Sözcüsü Çelik, MYK toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu: (3)

AA / Merve Yıldızalp Özmen - Son Dakika Haberleri

Merkez Yürütme Kurulu, Ömer Çelik, AK Parti, Politika, Haber

title