Cariye ne demek? Cariye ne anlama gelir? Cariyelikle ilgili ayetler nelerdir?

Cariye ve köle İslam dünyasında sıklıkla merak edilen konulardan biri olmaktadır. İyi araştırılması gereken cariyelik hakkında merak edilen soruların cevaplarını sizler için derledik. Cariye ile ilgili hadisler nelerdir?
Kölelik ve cariyelik İslam'ın getirmediği, ama önce ıslah ettiği ve zamanla tamamen kalkmasını hedeflediği bir statü olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu kapsamda sıkça soruları yanıt arıyan konulardan biri olan cariye ve cariyelik hakkında merak edilenler haberimizin içinde yer almaktadır.
CARİYE NE DEMEK?
Cariye, kadın köle demektir. Yabancı ülkelerden kaçırılıp özgürlükten yoksun edilerek alınıp satılan ve her konuda efendilerinin isteklerine uymak zorunda olan genç kadın, kadın köle.
Köle de cariye de alınıp satılırdı. Mesela ilk müezzin Bilal-i Habeşi hazretleri de bir köleydi. Köle, azat edilince hür insan olurdu. Köle kadınların hukukî durumu hür kadınlardan farklıydı. Hür kadının yüzü ve elleri hariç her yeri kapalı iken, cariyenin, kol ve başı, dizden altı açık dursa günah olmazdı.
Kölelik asırlardır olan bir şeydir. İslamiyet'in bu husustaki hükümleri, Yunan ve Roma'da görülen kölelikten çok farklıdır. Köleliği İslamiyet kurmamıştır. Üstelik her fırsatta kölelerin azat edilmesini ve onlara iyi muamele yapılmasını emreder.
CARİYELİKLE İLGİLİ AYETLER NELERDİR?
- Kölelere iyilik edin! [Nisa 36]
- Yanlışlıkla bir adam öldürenin, bir köle azat etmesi gerekir. [Nisa 92]
- Yemin kefareti için, on fakiri yedirmek veya giydirmek yahut bir köle azat etmek gerekir. [Maide 89]
- Bedel vererek kölelikten kurtulmak isteyenlerin bedellerini kabul edin! [Nur 33]
- Savaşta alınan esirlere iyilik edin veya fidye alarak bırakın! [Muhammed 4]
- Eğer velisi olduğunuz mal sahibi yetim kızlarla evlenmekte, onlara haksızlık yapmaktan korkarsanız, onlarla değil de hoşunuza giden başka kadınlarla ikişer, üçer ve dörder evlenebilirsiniz. Eğer aralarında adaletsizlik yapmaktan korkarsanız, bir tane almalısınız ya da sahibi olduğunuz [cariyeler] ile yetinmelisiniz. Sapmamanız için en uygun olan budur. [Nisa 3]
CARİYE İLE İLGİLİ HADİSLER
Dinimizde kölenin hakkı çok mühimdir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
- Azat edilen kölenin her uzvu için, azat edenin o uzvu cehennemden azat olur. [Buhari]
- Kölelere yediğinizden yedirin, güç iş vermeyin ve onları hiç üzmeyin. [Ebu Davud]
- Kölesine kötü davranan Cennete giremez. [Tirmizi]
- Köle günde 70 hata işlese de affedin! [Ebu Davud]
- Cennete ilk girecek olanlar, şehitler, efendisine hizmet ve Rabbine ibadet eden köleler ile kalabalık aileye malik olan iffet sahibi fakirlerdir. [Tirmizi]
CARİYELERLE EVLENİLİR Mİ?
Nikah akdi, ikisi de hür olan (bu sebeple vücutlarına da malik bulunan) bir erkekle bir kadının, karşılıklı olarak bir aile kurma ve cinsî yönden birbirinden yararlanma konulu -şartlarına uyarak yaptıkları- bir sözleşmeden ibarettir.
Cariyeye sahip olmayı sağlayan akit ve tasarruf da (satın alma, miras, ganimet veya bağış yoluyla elde etme…) bir hukuki işlemdir ve bu hukuki işlem, sahibi ile cariye arasında karı-koca gibi yaşama hakkını da vermekte, nikah akdinden daha güçlü ve kapsamlı olarak onun yerine de geçmektedir.
Şu ayetlerde, iki çeşit evlilikten söz edilmektedir: Biri –hür- kadınlar, diğeri cariyelerle olan evlilik:
"Onlar/ Müminler, mahrem yerlerini günahlardan korurlar. Yalnız eşleri ve ellerinin altında bulunan cariyeleri ile ilişki kurarlar."(Müminûn, 23/5-6).
"Eğer (birden çok evlilikte kadınlar arasında) adaleti gerçekleştirmekten endişe ederseniz, bir kadınla veya eliniz altında olan cariyelerle yetinin."(Nisa, 4/3).
Cariyelerle ilgili olan evlilik, ayette: "eliniz altında bulunanlar" şeklinde ifade edilmiştir. Buna "milkü'l-yemin" veya "akdu'l-milk" da denilir.
İslam fıkhında bu konuyla ilgili önemli bir kavram da "Teserri" kavramıdır. Bunun anlamı; cariye olarak elde edilen bir köle kadını eş olarak almaya, onunla birlikte olmaya karar vermek demektir. İslam hukukuna göre, teserri olgusu, sadece cariyeye sahip olmakla gerçekleşmez. Nikah akdi dışında, normal kadınlarla evlilikte gereken bütün şartların hazırlanması gerekir.
Hanefî mezhebine göre teserrinin gerçekleşmesi için iki şart vardır: Birincisi: Normal hür kadınlardan olan eşlerine ayırdığı gibi, tesri(birlikte olmak) istediği cariyesi için de hususî bir mesken ayırması. İkincisi, diğer eşlerle birlikte olmak için ayırdığı zamanı ona da ayırması. Ebu Yusuf'a göre ondan bir çocuk edinme arzusu da şarttır. (bk. el-Bedai', 8/344-45-şamile) Bu iki şart Şafii mezhebinde de geçerlidir. (bk. Muğni'l-Muhtac, 20/316; Nihayetu'l-muhtac, 29/343-şamile)
Neden cariye için nikah akdi gerekmez? Çünkü; milk akdi, nikah akdinden daha güçlüdür. Nikah akdi, bir menfaat akdidir. Milk akdi ise, önce ilgili şahsın kendisine sahip olmak vardır. Menfaat akdi ise buna bağlı olarak gerçekleşmiş olur.(bk. Mahmud Hamdi Zakzuk, et-Teserri adlı makalesi).
- Bu konuda söz sahibi, İslam âlimleri ve fıkıh kaynaklarıdır. Ümmetin asırlarca uyguladığı hükümler bu kaynaklara göre olmuştur.
- İslam alimlerine göre, bir kadınla birlikte olmak ancak iki şekilde helal olur; nikah akdi ve milkü'l-yemin (cariyenin mülkiyetini elinde tutma) akdi ile olur.(bk. Reddu'l-Muhtar, 3/163).














