Sivil Toplum Kuruluşlarından Uyuşturucuyla Mücadele Çağrısı

Sivil Toplum Kuruluşlarından Uyuşturucuyla Mücadele Çağrısı

İHH İnsani Yardım Vakfı ve 9 ayrı sivil toplum kuruluşu, İHH Genel Merkezi'nde kamu kuruluşlarına ve kamu oyuna uyuşturucu ile mücadele çağrısında bulundu.

Sivil Toplum Kuruluşlarından Uyuşturucuyla Mücadele Çağrısı

İHH İnsani Yardım Vakfı ve 9 STK, 2017-18 Eğitim-Öğretim Yılı başlangıcında ülkemizde artan uyuşturucu sorununa dikkat çekmek ve uyuşturucu bağımlılığıyla mücadelede alınması gereken tedbirlerle ilgili çalışma ve çabalara katkı sağlamak amacıyla İHH Genel Merkezi'nde basın açıklaması gerçekleştirdi.
"Göreve hazırız"

Basın açıklamasını heyet adına İHH Yönetim Kurulu Üyesi Osman Atalay yaptı. Atalay'ın yaptığı ortak açıklama metni şöyle:

"Ülkemizde son yıllarda uyuşturucu kullanımı özellikle genç nüfusta hızlı bir şekilde artmaktadır. Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi'nin resmi raporlarında da görüldüğü üzere, uyuşturucu kullanım yaşı çocuk diyebileceğimiz yaşlara kadar düşmüştür ve kullanım oranları sürekli yükselmektedir. Çoğunluğu genç olmak üzere uyuşturucu kullanımına bağlı ölümlerin ciddi oranda artması ve yine yüksek riskli kullanıcı sayısının yükselmiş olması sivil toplum olarak bizleri endişelendirmektedir. Yine hapishanelerdeki her beş mahkûmdan birinin uyuşturucuya bağlı suçlardan dolayı hapiste olması bu endişelerimizi artırmaktadır.

Türkiye'de uyuşturucu kullanım oranlarına ilişkin yeterli araştırma yapılmamaktadır. Hem toplam nüfusta hem de yerel düzeyde farklı nüfus aralıklarındaki mevcut durumu ortaya koyacak verilere ihtiyaç duyulmaktadır.

2014 yılında uyuşturucuyla mücadele amacıyla oluşturulan resmi kurulla birlikte bu alandaki politikaların revize edildiğini ve yeni eylem planının uygulamaya konulduğunu görmekteyiz. Hali hazırda 12 temel stratejik hedefi olan ulusal eylem planının uygulanması, etkinliği ve sonuçlarıyla ilgili kamuoyunun daha fazla bilgilendirilmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Sivil toplum kuruluşları olarak kamu tarafında yürütülen politikaların mevcut ihtiyacı karşılamada yeterli olmadığını, tedavi merkezlerinin sayılarının arttırıldığını ancak uyuşturucuyla mücadelenin en kritik boyutlarından biri olan rehabilitasyon konusunda yeterli bir ilerleme sağlanamadığını üzülerek gözlemliyoruz.

Gelinen noktada uyuşturucunun ülkemiz açısından ciddi boyutlarda sosyal problemler, sağlık yükü ve güvenlik sorunları doğurduğunu görüyoruz. Bu açıdan uyuşturucuyla mücadelede sadece güvenlik güçlerine ve kamuya değil sivil topluma ve tüm toplumsal kesimlere büyük görevler düştüğüne inanıyoruz.

Yeni başlayan eğitim öğretim yılıyla birlikte okul önlerinde ve okul çevresinde yapılan denetim çalışmalarını takdirle karşılıyoruz. Okullarda ve çevresinde yürütülecek mücadelede Milli Eğitim Bakanlığı ve Emniyet Teşkilatı gibi kurumlarımızın yanı sıra ebeveynlere, esnafa ve tüm vatandaşlarımıza büyük görevler düşmektedir.

Bizler adı geçen sivil toplum kuruluşları olarak;

•Ülkemizde uygulanmakta olan uyuşturucu eylem planı ve diğer kamu politikalarının yeniden gözden geçirilmesi ve sahadaki gerçeklikle örtüşecek nitelikte çok yönlü politikaların uygulanması,

•Bazı ülkelerde başarılı sonuçlar getiren ve doğrudan gençliğe yönelik uygulanan kapsamlı gençlik programlarının ve modellerinin yakından incelenmesi,

•Özellikle okullarda yürütülen önleme temelli çalışmaların arttırılması, müdahale temelli programların geliştirilmesi, bu tür programların yetişkinlere ve diğer toplumsal kesimlere yaygınlaştırılması,

•Okul çevresinde çocuklarımızı tehdit eden uyuşturucu satıcılarına ve diğer çevresel faktörlere yönelik okul yönetimleri, güvenlik güçleri, ebeveynleri ve vatandaşları sürece katacak politikaların benimsenmesi,

•Uyuşturucu kullanımının yüksek olduğu İstanbul, İzmir, Bursa, Ankara, Adana, Antalya, Konya, Gaziantep gibi illerde ve bu illerin ön plana çıkan ilçelerinde toplumsal ve çevresel önleme programları geliştirilerek farklı yerel politikaların ve uygulamaların benimsenmesi,

•Ülkemizde açılan yeni AMATEM'ler, tedavi ve rehabilitasyon merkezlerinin ihtiyaç duyduğu mesleki yeterlilik ve nitelikli kadro ihtiyacının karşılanması,

•Ülkemiz açısından en önemli eksikliklerden biri olan rehabilitasyon politikaları noktasında daha etkin politikalar geliştirilmesi,

•Ülkemizde artık on binlerle ifade edilen uyuşturucu kullanıcısı ve bağımlısı vatandaşımız aileleri ve sosyal çevreleriyle iç içe bir yaşam sürmektedir. Bağımlılara yönelik ötekileştirme yapmaksızın hukuki yaptırım süreçlerinden ziyade sağlık ve tedavi temelli yaklaşımların benimsenmesi,

•İleri düzeyde uyuşturucu kullanıcılarına yönelik artık birçok ülkede uygulandığını gördüğümüz zarar azaltma politikaları ve bazı yeni nesil uygulamalarla ilgili geleneksel tutum ve politikaların yeniden değerlendirilmesi,

•Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bu alandaki yetkinliğinin ve kapasitesinin arttırılarak inanç temelli programların geliştirilmesi,

•Uyuşturucu önleme ve müdahale programlarının eğitim öğretimin tüm kademelerinde yaygınlaştırılması,

•Sahada aktif çalışan sivil toplum kuruluşlarının bu mücadeleye katılım sağlaması ve bilimsel temelli programlar geliştirmesi için kamu tarafından gerekli desteğin sağlanması ve bu kuruluşların uyuşturucuyla mücadele kapasitelerinin arttırılması gerektiğine inanıyoruz.

Ülkemizin imkân ve kapasitesi uyuşturucu ile mücadele için yeterli olup doğru politika ve uygulamalarla Türkiye'deki uyuşturucu sorununun daha makul seviyelere indirilmesinin mümkün olduğuna inanıyor, bu mücadelede sivil toplum kuruluşları olarak üzerimize düşen görevleri yapmaya hazır olduğumuzu bir kere daha ilan ediyoruz."

Daha sonra ise sözü diğer katılımcılar aldı. Konuşmacılar, sırasıyla şunları söyledi:
"Uyuşturucu ile mücadele enstitüsü kurulmalı"

Medeniyet Vakfı adına Kazım Sağlam: "Bu ülkenin geleceği gençlere bağlıdır. Eğer biz gençleri uyuşturucuya mahkûm edersek bu ülkenin geleceğini de yok ediyoruz demektir. Ailelerde üniversite sınavı için gösterilen ehemmiyet, uyuşturucu konusunda ne yazık ki gösterilmiyor. Bu anlamda ben hükümete bir tavsiyede bulunarak herhangi bir üniversitede uyuşturucuyla bilimsel olarak mücadele edilmesi amacıyla bir enstitü kurulmasını öneriyorum."
"Uyuşturucu merkezleri kurutulmalı"

Ümran Kültür Ve Medeniyet Hareketi adına Şemsettin Özdemir: "Uyuşturucu ile mücadele konusunda devlete ve hükümete önemli görevler düşüyor. Teröre verdiğimiz kadar uyuşturucuya da kurban veriyoruz. Uyuşturucu merkezleri zor olsa da bir şekilde kurutulmalıdır. Aksi takdirde yüzbinlerce insanımızı kaybedeceğiz."
"Nesillerin temiz olanı değerlidir"

İnsan ve Medeniyet Hareketi adına Muhammet Fesih Kaya: "Nüfus gücü önemlidir lakin bunun temiz olanı değerlidir. Bu anlamda tüm yöneticilerimiz nüfusun artmasına yönelik tavsiyelerde bulunuyorlar, doğru da yapıyorlar. Ama bunu yaparken nesillerin uyuşturucu ile yok olmasını kesinlikle kabul edemeyiz."
"Asıl hedef baronlar olmalı"

Anadolu Platformu adına Ahmet Çamurluoğlu: "Biz de bu konuda en büyük görevin devlete düştüğünü ifade ediyoruz. Maalesef devletimiz, 28 Şubat sürecini de içine alacak şekilde o döneme kadar farklı alanlarda yaptıkları çalışmaları uyuşturucu ile mücadeleye verememiştir. Devletin asıl çalışması, küçük satıcılara değil bu işin satıcıları olan baronlara yönelik olmalıdır. Toplumu bilinçlendirme konusunda Milli Eğitim Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı, Yeşilay ve bu işe gönül vermiş STK'larla birlikte müşterek bir çalışma yürütmeli bu bataklık kurutulmalıdır. Bu anlamda yapılacak çalışmalara her türlü desteğimizi vereceğimizi buradan ilan ediyoruz."
"Bu mücadele için topyekûn seferberlik ilan edilmeli"

Akabe Vakfı adına Sabahattin Öztekin: "Bu mücadelenin sadece polisiye tedbirlerle engellenemeyeceğini ve bu anlamda STK'larla işbirliği yapılması gerektiğine inanıyoruz. Bu mücadele topyekûn seferberliğe dönüştürülmelidir."
Açıklamaya imza atan 10 STK

Akabe Vakfı - Anadolu Platformu - Feza – İHH İnsani Yardım Vakfı – İnsan Ve Medeniyet Hareketi (İMH) - Medeniyet Vakfı – Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı (TGTV) - Uluslararası Doktorlar Derneği (AID) - Uluslararası Öğrenci Dernekleri Federasyonu (UDEF) - Ümran Kültür Ve Medeniyet Hareketi