Prof. Dr. Ersan Bocutoğlu: "Rusya'nın Ermenistan hamlesi, Türkiye'yi Libya'da masaya oturtmaya...

Prof. Dr. Ersan Bocutoğlu: "Rusya'nın Ermenistan hamlesi, Türkiye'yi Libya'da masaya oturtmaya...

17.07.2020 16:14 | Son Güncelleme: 17.07.2020 16:34
Prof. Dr. Ersan Bocutoğlu:

Azerbaycan ve Ermenistan arasında gerilimin tırmanarak devam ettiği bu günlerde Avrasya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersan Bocutoğlu, Rusya'nın Ermenistan hamlesini Türkiye'yi Libya'da masaya oturtmaya yönelik taktik bir adım olarak değerlendirdi.

Azerbaycan ve Ermenistan arasında gerilimin tırmanarak devam ettiği bu günlerde Avrasya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersan Bocutoğlu, Rusya'nın Ermenistan hamlesini Türkiye'yi Libya'da masaya oturtmaya yönelik taktik bir adım olarak değerlendirdi.

Prof. Dr. Ersan Bocutoğlu konuyla ilgili olarak kaleme aldığı yazıda, "Halkına temel ihtiyaç maddelerini sağlamaktan aciz olan ve sadece dış yardımlarla ayakta durabilen Ermenistan'ın Azerbaycan'a fütursuzca saldırtılması, hiç kuşkusuz Türkiye'nin doğusundan sıkıştırılması ve Libya'da elinin zayıflatılması amacıyla Rusya'nın geliştirdiği taktik bir adımdır" ifadelerini kullandı. Bocutoğlu yazısında şu ifadelere yer verdi:

"Yeryüzündeki ülkeleri medeniyet kurucu olan ülkeler ve medeniyet kurucu olmayan ülkeler olarak ikiye ayırmak mümkündür. Medeniyet kurucu olmayan ülkeler, medeniyet kurucu ülkelerden birinin kanadı altına sığınarak kendisine küresel dünya düzeninde emniyetli bir yer edinebilir. Ancak medeniyet kurucu ülkelerin, küresel dünya düzeninde diğer medeniyet kurucu ülkelerle rekabete girmesi kaçınılmazdır. Türkiye, Birinci Dünya Savaşı'nda imparatorluğunu kaybettiği için o günkü uluslararası konjonktürün baskısıyla küresel iddialarından vazgeçerek bir periferik/çevre ülkesi konumunu kabullendi. Bununla birlikte zaman içinde uluslararası konjonktürün değişmesi ve ülkenin iktisadi büyümesi ve teknolojik gelişimi, Türkiye'yi kaçınılmaz olarak çevresinde olup bitenlerle ilgilenmeye zorladı. Bu durum, medeniyet kurucu bir ülkenin Birinci Dünya Savaşı Konjonktüründe vazgeçtiği küresel iddialarını tekrar gündeme getirdi. Hakim küresel güç, Türkiye'nin hesapta olmayan yükselişini engellemek için çeşitli yolları denedi. 15 Temmuz kalkışması bu yollardan sadece biridir."

"ABD'nin Türkiye karşıtlığı, küresel dünya düzeninde sahip olduğu NATO gibi uluslararası kurumları da Türkiye karşıtlığına itti"

Bocutoğlu, ABD'nin Türkiye karşıtlığının küresel dünya düzeninde sahip olduğu NATO gibi uluslararası kurumları da Türkiye karşıtlığına ittiğini kaydederek, "Türkiye'nin güney sınırlarını boydan boya kaplayan ve Akdeniz'e açılan bir terör devleti tehdidi ile karşılaşması ve bu tehdidi ortadan kaldırmak için giriştiği mücadele onu Soğuk savaş dönemindeki müttefiki ABD ile karşı karşıya getirdi. ABD'nin Türkiye karşıtlığı, küresel dünya düzeninde sahip olduğu NATO gibi uluslararası kurumları da Türkiye karşıtlığına itti. Türkiye bu durumu dengelemek üzere Rusya ile yakınlaştı. Bu güne kadar uluslararası gündemlerle ilgilenmeyen Türkiye, bölgesel gerilimlerden küresel çatışmalara doğru tırmanan sathı mailde, kendini karmaşık bir ilişkiler ağı içinde buldu. Türkiye açısından, bu karmaşık ilişkiler ağı içinde müttefiklerin ve hasımların konumları siyah-beyaz derecesinde açık seçik değildi. Suriye ölçeğinde meseleye bakıldığında sıkıntılı olmakla birlikte Rusya ve Türkiye'nin konumları aşağı yukarı belli olmakla birlikte, Türkiye'nin Mavi Vatan konsepti altında geliştirdiği yeni stratejiler, Türk-Libya Münhasır Ekonomik Bölgesi ve Türkiye'nin Libya'nın meşru hükümeti ile geliştirdiği ilişkiler oyunu karmaşık hale getirdi. Unutmamak gerekir ki bütün bu gelişmeler küresel güçlerin Türkiye'den beklediği girişimler değildi. Türkiye'nin bölgesel bir aktör konumundan küresel meselelerle ilgilenen küresel bir aktör konumuna dönüşmesi Türkiye, ABD ve Rusya ilişkilerini tamamen değiştirdi. Suriye'de ABD girişimlerine karşı Türkiye ile bir arada görülen Rusya, Libya'da Türkiye'ye hasım konumuna geldi ve Türk-ABD ilişkilerinin yumuşamasına yol açtı. Libya'daki yeni konumlanmada Türkiye, Katar ve İtalya bir arada kümelenirken, Fransa, Almanya, Mısır, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri bir karşı grup oluşturdu. ABD, Rusya ve İsrail perde arkasından Libya'ya müdahale etmekte ve sonuçlarını bir bekle-gör politikası içinde değerlendirmektedir" ifadelerini kullandı.

"ABD'nin endişesini körükleyen baş aktör İsrail'dir"

"ABD'nin endişesini körükleyen baş aktör İsrail'dir" değerlendirmesinde bulunan Bocutoğlu, "Bütün bu gelişmelere rağmen uluslararası hukuk, yumuşak ve sert güç bakımından Türk-Libya ilişkileri, Türkiye'yi Libya'da ve Doğu Akdeniz'de birincil uluslararası aktör konumuna getirmiştir. Bütün sempatisine rağmen ABD, Türkiye'nin Libya ve Doğu Akdeniz enerji projelerinden başarılı çıkmasından endişe etmektedir. ABD'nin endişesini körükleyen baş aktör İsrail'dir. Rusya'da benzer şekilde Türkiye'nin Libya'da ve Doğu Akdeniz'deki başarılarından endişe etmektedir. Çünkü bağımsız ve zengin Libya, hem Rusya'nın hem de ABD'nin Doğu Akdeniz'deki planlarını bozacaktır. Bu durumda İsrail kendini ulusal güvenlik endişesi içinde bulmaktadır. ABD'nin Libya'da Türkiye'ye yakın bir politika güdememesinin temel nedeni budur. ABD'nin her şeye rağmen ağırlığını Türkiye'den yana koyması ihtimali karşısında Rusya, stratejik hava alanları ve petrol ikmal limanlarındaki hakimiyetini engellemek için Türkiye'yi mevcut şartlarda Hafter ile bir ateşkes masasına oturtmaya çalışmaktadır. Libya'daki gelişmeler gayrimeşru Hafter ve destekçilerinin aleyhine bir seyir takip etmektedir. Türkiye, Libya'da bütün ağırlığını henüz ortaya koymuş değildir. Bu nedenle Hafter daha da zayıflamadan Türkiye'nin bir ateşkes masasına oturtulması Rusya açısından acil hedeftir" dedi.

"Rusya'nın geliştirdiği taktik bir adımdır"

"Ermenistan'ın Azerbaycan'a fütursuzca saldırtılması, hiç kuşkusuz Türkiye'nin doğusundan sıkıştırılması ve Libya'da elinin zayıflatılması amacıyla Rusya'nın geliştirdiği taktik bir adımdır" diyen Bocutoğlu, "Halkına temel ihtiyaç maddelerini sağlamaktan aciz olan ve sadece dış yardımlarla ayakta durabilen Ermenistan'ın Azerbaycan'a fütursuzca saldırtılması, hiç kuşkusuz Türkiye'nin doğusundan sıkıştırılması ve Libya'da elinin zayıflatılması amacıyla Rusya'nın geliştirdiği taktik bir adımdır. Ordu-millet Türkiye'nin bu taktik adımların üstesinden kolayca geleceğini öngörebiliriz. Türk milletinin Türkiye'nin bundan sonra küresel gündemlerle daha fazla meşgul olacağını bilmesi ve bu tür hamlelere kendini alıştırması gerekir. Çünkü bundan sonra Rusya ile bazı alanlarda müttefik, bazı alanlarda hasım olmaya devam edeceğimiz gibi benzer durum Türk-ABD ilişkileri için de geçerli olacaktır. Küresel gündemlerdeki güç kamplaşmalarının özelliği budur. Türk milletinin yeni Türkiye'nin konjontürüne kolayca ayak uyduracağından ve bu konjonktürdeki mücadelelerin gerektirdiği milli birlik ve beraberlik ruhunu yüksek tutacağından hasımlarımızın şüphesi yoktur, bizim de olmamalıdır" ifadelerini kullandı. - TRABZON

Kaynak: İhlas Haber Ajansı

Haber Yorumları
500
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Haberler.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.

Manşet

Haberler

Antoloji.com Hastane.com.tr Intersinema.com Yenikadin.com
Şu an buradasınız: Prof. Dr. Ersan Bocutoğlu: "Rusya'nın Ermenistan hamlesi, Türkiye'yi Libya'da masaya oturtmaya... - Haber
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

[Kullanım Şartları] - [Hata Bildir] 27.9.2020 08:20:35. #1.14#
title