Kılıçdaroğlu: Kurultayı parayla satın almak milli güvenlik sorunudur

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

CHP lideri Kılıçdaroğlu, 38. Kurultay'da para ile delege satın alındığını belirterek bunun milli güvenlik sorunu olduğunu söyledi. Mutlak butlan kararını savunan Kılıçdaroğlu, partiyi arındırma sözü verdi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Eğer bir kurultayı parayla satın alıyorsanız bu, bir milli güvenlik sorunudur. Bizim kurultaylarımızda kavga çıkar, sert tartışmalar olur ama para pul işleri olmazdı." dedi.

Kılıçdaroğlu, Sözcü TV'nin canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

CHP kurultayında yolsuzluk yapıldığına dair somut belge olup olmadığına ilişkin soru üzerine Kılıçdaroğlu, davanın bir tarafı olmadığını söyledi.

Davanın tarafı olduğu takdirde bütün belgeler ve dokümanları toplayacağını belirten Kılıçdaroğlu, "Bunu ifade verenler daha önce değişimci olarak kendisini tanımlayanlar. Söyleyenler onlar. Konuşanlar onlar. 'Parayı dağıttım.' diyenler onlar. Gezenler onlar. İfade verenler onlar. Hakim de diyor ki 'Parayla pulla bu kurultay satın alınırsa ben de bunu iptal ediyorum.' diyor. Beni ve eski Parti Meclisini göreve davet etmesinin nedeni o. Başka bir şey değil." diye konuştu.

"Sorun dengeyi değiştirecek boyutta bir para hareketinin olmasıdır"

Paranın dağıtıldığı ve iradenin satın alındığı iddia edilen 38. Kurultay ile ilgili herhangi bir ilgisinin olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Ben gidip şikayet etmedim ki. Herkes sanki bu mutlak butlan davasını ben açmışım gibi kamuoyuna deklare ediliyor. Yok öyle bir şey. Burada sorun dengeyi değiştirecek boyutta bir para hareketinin olmasıdır. Bunu sadece CHP için değil siyasal tarihimiz açısından da ciddi bir olay olarak görüyorum. Eğer bir kurultayı parayla satın alıyorsanız bu, bir milli güvenlik sorunudur. Yarın bir başka ülke gelip, başka adamları bulup, kurultayı satın alıp bunları yaparsa ne yapacaksınız Allah aşkına? Olmaz. Ahlaki üstünlüğü, arınmayı bunun için söylüyorum. Bizim kurultaylarımızda kavga çıkar, sert tartışmalar olur ama para pul işleri olmazdı. Niye şimdi para pul işi girdi? Hangi gerekçeyle girdi? Bunu sorgulamanız gerekir. Bu paraları kim dağıttı? Kimler arabalara bindi? Hangi arabalarla nerelere gitti? Delegeler nasıl satın alındı? Ben söylemiyorum ki. Bunu onlar anlatıyor."

Kılıçdaroğlu, kurultay davası sonrası CHP Genel Merkezi'nde yaşananlara ilişkin soru üzerine, "Üzüldüm. 'CHP Genel Merkezi böyle olmamalıydı.' dedim hatta şunu bile söyledim, 'Ya milletvekillerini bari içeri alsalardı bu tartışmalar olmazdı.' Genel merkeze zorla girilmesini asla savunmadım." ifadelerini kullandı.

İcra memurunun gelip kararı tebliğ etmesi gerektiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, "İcra memurunun gelip mutlak butlan ile ilgili kararı tebliğ etmesinden daha doğal ne olabilir? İcra memurunun oraya girmesi lazım. Tebliğ etmesi lazım kararı. Polisin girmesini asla doğru bulmam. Şiddet uygulamasını asla doğru bulmam. Genel merkezden dışarıya taş atılmasını asla doğru bulmam. CHP Genel Merkezi'nde bunlar olur mu? Olmaması lazım. Niye polisin zorla girmesine ortam hazırlıyorsunuz? Hangi gerekçeyle bu ortamı hazırlıyorsunuz? İcra memuru, milletvekilleri girer yani polisin zorla girmesi için her koşulu yapıyorsunuz. Oradakilerin çoğu da CHP'li değil." dedi.

"100 yıllık bir parti kayyumla yönetilmez"

Kayyum eleştirilerine cevap veren Kılıçdaroğlu, "Kayyumu kabul etmediğimi iki belediye başkanı ve eski bir milletvekiline söyledim. Daha alt mahkemede görüşülürken 'Beni kayyum olarak yazarlarsa asla kabul etmem.' dedim. Yüz yıllık bir parti kayyumla yönetilmez ama 'Mutlak butlan çıkarsa sadece ben değil eski parti meclisinin tamamı gelecek.' dedim. Yeniden bir kurultay yapacağız çünkü mahkeme diyor ki 'Bu kurultay şaibeli.'" değerlendirmesinde bulundu.

Mutlak butlana karşı çıkanların daha sonra kayyum atanmasını dillendirdiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, "Gerçekten akıl tutulması var. Neden biliyor musunuz? Arınmadan korkuyorlar. Kirlileri arındıracağım. Bu millete söz verdim. Bu partinin ahlaki üstünlüğünü koruyacağım. Öyle para pul işine girenlerin bu partide yeri yoktur. Çıkar sağlayanların bu partide yeri yoktur. Bunu gayet açık ve net söylüyorum. Görevine son verilenin gerekçelerini olduğu gibi yazıyoruz. Gidin, aklanın gelin, başımızın üstünde yeriniz var." diye konuştu.

Mutlak butlan kararı

Kılıçdaroğlu, mutlak butlan kararına ilişkin sözlerini şöyle sürdürdü:

"Olay siyasi, karar farklıdır yani bir düşünceden ötürü değil. Para hareketi var orada. Bir siyasi partiyle ilgili bir olay bu ama olay adi bir olay. Şimdi alt mahkeme karar verdi, değil mi? Alt mahkeme dedi ki: 'Ben bakmıyorum buna'. Ben, buna itiraz mı ettim? Bilmediğim şeyi söyleyemiyorum ama şimdi Erdoğan yani benim şahsi kanaatim, herhalde elinin altındaki mahkemeye butlan kararını verdirirdi. Daha rahat derdi yani aşağıdaki hakime. 'Ver bu kararı, mesele bitsin.' derdi yani. Yapar mı, yapmaz mı onu bilmem. Şimdi şunu da kabul etmemiz lazım. 'Bütün yargıçlar, Erdoğan'ın talimatıyla hareket ediyor.' dersek bu, çok büyük bir hatadır.' Böyle bir şey yoktur yani. Bu, yargı ve yargıcı töhmet altında bırakmaktır."

Mutlak butlan kararının sıradan bir karar olmadığını vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Bütün ders kitaplarına girecek bu çünkü bizim tarihimizde bir ilk. Bir siyasal partinin genel kurulunun, kurultayının mutlak butlanla yok hükmünde sayılması, gerekçeleri, bütün bunların hepsi ders kitaplarına girecek." ifadelerini kullandı.

"Parti, kuruluşundaki ahlaki kodlara dönmek zorundadır"

Partiyi arındırma görevini CHP'nin tarihinden aldığını belirten Kılıçdaroğlu, "CHP'nin ahlaki üstünlüğü tartışılmazdır. CHP, bu ahlaki üstünlüğü korumak zorundadır. Benim görevim bu. Parti kuruluşundaki ahlaki kodlara dönmek zorundadır. Bunu yapmadığımız takdirde görevimi yapmamış olurum. Görevimi partiye ihanet etmiş olurum. Para pul işine giren insanı ben nasıl koruyacağım? Para pul işiyle gidip de şunu bunu yapan, delege satın alan insanı ben nasıl koruyacağım?" şeklinde konuştu.

CHP kurultay sürecine ilişkin soru üzerine Kılıçdaroğlu, "Kesinlikle partiyi en kısa sürede kurultaya götüreceğim. Mahkemenin Yargıtay aşaması, tedbir kararı var." dedi.

"Olağan kurultayı yaparız"

Kılıçdaroğlu, "Olağan kurultayı yaparız yani. En fazla 4-5 ay sürer. İl başkanı seçimi var, delegelerin seçimi var. Eski delegelerle zaten yapamazsınız efendim. Mümkün değil çünkü mahkeme iptal etmiş. Neden? Şaibe var diye." dedi.

FETÖ iddialarına ilişkin açıklamasının sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, "Biz, hiçbir zaman öyle bir suçlama yapmadık ama Özgür Bey, MİT Müsteşarı'na söylüyor. 'Bizim de kendisinden bir destek talebimiz oldu. CHP'nin yurt dışındaki ofislerinde çok sayıda başvuru alıyoruz. Üye alım sırasında CHP'ye FETÖ veya diğer terör örgütleri sızmasın diye MİT'ten istihbarat desteği istedik.' diye. Ben de buna dikkat çektim. Ne var bunda?" ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu, "Hiçbir siyasi parti, üyeleri hakkında MİT'ten bilgi almaz. Milli İstihbarat Teşkilatı, bir partinin kuruluşu değildir, istenmez." dedi.

Ekrem İmamoğlu'nun cumhurbaşkanı adaylığına ilişkin soru üzerine, cumhurbaşkanı adayının zamanı geldiğinde partinin yetkili organlarınca belirleneceğini belirterek, "Eğer Anayasa değişmezse mecburen bir cumhurbaşkanı adayı belirlersek gene bakacağız." dedi.

Parti Sözcüsü Müslim Sarı'nın, İmamoğlu'nun "Aday adayıdır." yönündeki açıklamasının hatırlatılması üzerine Kılıçdaroğlu, "Onun ön cümlesi de var. Sorun çıkmazsa yani adaylığı önünde bir engel olmazsa o da olabilir, başka birisi de olabilir. Aday adayı olabilir." ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu, anayasa değişikliğine ilişkin soruya cevabında, "Parlamentoyu gerçekten parlamento yaparlarsa biz ona 'Evet' deriz. Parlamenterlerin iradesine yukarıdan müdahale etmezlerse biz ona 'Evet' deriz." şeklinde konuştu.

Kendisine yönelik "Sokağa çıkamaz" eleştirilerinin hatırlatılması üzerine Kılıçdaroğlu, yakın zamanda vatandaşlarla bir araya geleceğini belirterek, "Sokağa da çıkarım, her yere çıkarım ya. Niye çıkamayalım? Biz, adam mı öldürdük, adam mı kestik, neyi savunuyorum? Ahlakı savunuyorum. Ahlakı savunan adam sokağa mı çıkamayacak?" ifadelerini kullandı.

"Ben oturmak istiyorum"

Kılıçdaroğlu, CHP kurultayında genel başkanlığa aday olup olmayacağına ilişkin soru üzerine adaylığın kişisel iradeyle değil destekle şekillendiğini belirterek, "Partiyi belli bir noktaya getirdikten sonra yani kirlilikten arındırdıktan sonra ben oturmak istiyorum, ben yaşamak istiyorum, eşimle, çocuklarımla huzur içinde yaşamak istiyorum." dedi.

Kılıçdaroğlu, "13 seçim kaybetti" eleştirisinin doğru olmadığını savundu.

Referandumların seçim olarak değerlendirilemeyeceğini ifade eden Kılıçdaroğlu, "Hiçbir zaman 13 seçim olmadı. 2010 Anayasa referandumu, seçim değil referandum. 13 seçim bile olmadı." dedi.

(Bitti)

Kaynak: AA / Fırat Taşdemir
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.