Çalışma Bakanı Dinçer: İşşisizliğin Çözümüne İlişkin Bir İşaret Olmadığını Söyledi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Ömer Dinçer, Küresel Ekonomik Krizin Olumlu Sürece Girdiğini Kaydederken, Sosyal Krizin Giderek Ağırlaştığını Söyledi. Dinçer, İşsizliğin Çözümüne İlişkin Belirgin Bir İşaretin Olmadığını Belirtti.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, küresel ekonomik krizin olumlu sürece girdiğini kaydederken, sosyal krizin giderek ağırlaştığını söyledi. Dinçer, işsizliğin çözümüne ilişkin belirgin bir işaretin olmadığını belirtti. Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Türkiye'nin en önemli sorunlarından birinin işsizlik olduğunu yineleyerek, bunun yanı sıra mesleksizliğinde önemli bir konu olduğunu belirtti. Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, kriz sonrası yeni bir döneme girildiğini kaydederek, Türkiye'nin ulusal istihdam staretejisine sahıp olmamamsının bir eksiklik olarak görülmesini istedi. Sendika başkanları da kıdem tazminatı ve özel istihdam bürolarının kurulmasına ilişkin hükümetin izlediği politikayı eleştirdi.
Türkiye İş Kurumu 5. Genel Kurulu'na Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, SAnayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, DİSK Genel sekreteri Tayfun Görgün, TÜRK-İŞ Genel Başkanı Mustafa Kumlu, TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, HAK-İŞ Genel Başkanı Salim Uslu, TOBB Başkan Yardımcısı Halim Mete, TİSK Genel Başkanı Tuğrul Kutadgobilik katıldı.
Türkiye İş Kurumu 5. Genel Kurulu'nda konuşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Dinçer, küresel krizin başlangıçta ekonomik ve mali bin sorun olarak ortaya çıktığını ancak giderek, sosyal alan üzerinde daha etkili olmaya başladığını ifade etti. Küresel krizin son olarak ortaya çıkardığı en önemli alanın istihdam olduğunu dile getiren Dinçer, işsizliğin giderek yoğunlaştığı bir sonuç doğduğunu belirtti. Son günlerde daha olumlu bir sürece girildiğini söyleyen Dinçer, "Tüm ekonomik alanlarda büyümeler iyi işaretler görülmeye başlanmışken, sosyal kirizin giderek daha ağırlaştığını görüyoruz. Tahminler, 2010 yılından itibaren özellikle de ülkemizde ekonomik büyümelerin ortaya çıkacağını gösteriyor. İşsizlik sorunun çözüleceğine dair henüz çok belirgin bir emareden söz etmek mümkün gözükmüyor" dedi. Dinçer, krizin var olan yapısal sorunu belirgin bir şekilde ortaya çıkardığına dikkat çekerek, Türkiye'de 2000 yılından sonraki rakamlara bakıldığında ekonomik büyümeyle aynı oranda istihdamın sağlanamadığını kaydetti. Dinçer,2010 yılında gerekli büyüme sağlansa bile aynı oranda istihdam yaratılamayacağını söyledi.
Dinçer, işçi sendikalarının sürekli olarak kendini öne çıkaran ve mevcut şartlarının korumaya yönelik tavırlarıyla, işveren sendikalarının sendikalaşma, toplu iş sözleşmesi gibi işçi haklarını koruyup korumayan yaklaşımıyla sorunların çözülemeyeceğini ifade etti. Dinçer, "Yeni bir anlayışa ihtiyacımız var. Özellikle altını çizerek söylüyorum. Yeni işçi sendikacılığı anlayışına yeni bir işveren anlayışına da ihtiyacımız var" dedi.
Aralık ayında bir İstihdam Danışma Kurulu toplantısı tertip etmek istediklerini kaydeden Dinçer, İstihdam Danışma Kurulu'na 3 gün süreyle 6 değişik sektörel grubun, bilim adamalarının, bütün sendika temsilcilerinin uluslararası örgütlerin temsilcilerinin işveren sendikalarının temsilcilerinin ve politikacıların, konuyla ilgili medyadaki yazarların davet edileceğini duyurdu. Bu kurulda Türkiye'nin işsizlik sorunu tartışacaklarına vurgu yapan Dinçer, yeni politikalar yeni vizyonlar için tartışma başlatacaklarını söyledi. Bu kurulda ortaya çıkacak görüşler doğrultusunda Ekonomik ve Sosyal Konsey'in de toplanacağı açıklamasını yaptı.
-SANAYİ BAKANI ERGÜN : ÖNEMLİ SORUN İŞSİZLİK-
İş-Kur Genel Kurulu'nda konuşan Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Türkiye'nin en önemli sorunlarından birinin işsizlik olduğunu yineleyerek, bunun yanı sıra mesleksizliğinde önemli bir konu olduğunu belirtti.
Krizden istihdam, üretim ve ihracat kaybıyla çıkıldığını söyleyen Ergün, "Ürtemi ve ihracat kaybını telafi edebiliriz. Ama bu krizin Türkiye üzerindeki en kalıcı ve uzun vadeli etkisi istihdam üzerindeki olmuştur. 27 kere üst üste büyüme göstermemize rağmen yüzde 10 lar seviyesindeki işsizlik stokunun eritilmesinde başarılı olamadık" diye konuştu.
-BAKAN YILMAZ : YENİ DÖNEME GİRDİK-
Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, kriz sonrası yeni bir döneme girildiğini kaydederek, Türkiye'nin ulusal istihdam staretejisine sahıp olmamamsının bir eksiklik olarak görülmesini istedi. Dünyadaki eğilimler dikkate alınarak, Çalışma Bakanlığı'nın koordinasyonunda bu çalışmaların yapılması gerektiğini vurguladı.
Türkiye'de krizde istihdam dışında yapısal bir tahribat yaşanmadığını söyleyen Yılmaz, finans sektöründe hiçbir banka batmadığını mali yapıda borçlanmadaki bir miktar artışa rağmen yüzde 50'lilerin altında kalan borçların Milli gelire oranına dikkat çekti. İstihdam Bürolarına ilişkin olarak Yılmaz, şöyle konuştu:
"Genel anlamda iyi istihdam bürosu kötü istirham bürosu diye bir şey yok. AB'nin özel istihdam bürolarıyla ilgili direktifleri var. Avrupalılar bizden daha mı az sosyal devlet? Kesinlikle değil. Bazı ülkelerde yüzde 2'ye kadar istihdam artışı sağlayan bir mekanizma."
Yılmaz, istihdam bürolarının içeriğinin konuşulması gerektiğini söylerek, genel anlamda iyi ya da kötü demenin sor derece yetersiz olduğunu söyledi. Aynı şey kıdem tazminatı içinde söyleyebileceğine dikkat çeken Yılmaz,
"Kıdem tazminatı fonu kurulmalı mı kurulmamalı mı? Genel anlamda iyi ya da kötü denmemeli. Oturup ilgili tüm tarafların konuşması lazım" diye konuştu. İşsizlik sigortasındaki güven probleminden bahsedildiğini kaydeden Yılmaz, bu güvensizliği ortadan kaldırılamsı gerektiğini söyledi. Yılmaz, "Biz nasıl kıdem tazminatı fonu oluşturalım ki işçimiz ve onun temsilcileri güven duysunlar. Kısa vadede çatıyor gibi gözüksede orta ve uzun vadede menfaatler birleşecektir" diye konuştu.
-SENDİKALARIN GÖRÜŞÜ-
Türk İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu, ekonomik büyüme istihdam odaklı hale gelirse işsizliğin azalacağını söyledi. Kumlu, esnek çalışma hükümlerinin,iş gücü maliyetlerini düşürse de istihdamı artırmadığını vurguladı. Özel istihdam bürolarına işçi kiralama yetkisi veren düzenlemenin "İnsan onuruna yakışır iş" kavramıyla temelden çeliştiğine dikkat çekti. İşçi sigortası fonunun amacı dışında kullanılmasının da işçilerin güvenini sarstığını dile getirdi. Kıdem tazminatının da tartışmasız bir hak olduğunu söyleyen Kumlu, bu hakka el uzatılması, ortadan kaldırılması veya daraltılması yönündeki taleplerin dahi TÜRK-İŞ topluluğunu rahatsız ettiğini açıkladı.
HAK-İŞ Genel Başkanı Salim Uslu, Ulusal İstihdam Stratejisi oluşturulmasını isteyerek, Ekonomik ve Sosyal Konsey'de önerilen istihdam komitesinin hızla hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.
DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün,şöyle konuştu:
"Türkiye bu krize kamunun piyasadaki rolünün en alt düzeyde olduğu bir dönemde girmiştir. Ekonomik büyüme, istihdam, sağlık hatta eğitim alanı piyasanın eline bırakılmıştır. 71 milyon nüfusa sahip olan bir ülkede üstelik bu nüfusun yüzde 60'ının 35 yaştan küçük olduğu bir ülkede, piyasanın tek başına kamu boyutu işini içine katılmadan sosyal sorunları çözemeyeceği açık biçimde görülmüştür. Bu krizin hayırlı bir sonucu olduysa, bu sonuç bu gerçeğin açık biçimde ortaya çıkmış olmasıdır."
TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, yüzde 13.4'e çıkan işsizlikle istihdam oranının 42.7'ye indiğini ifade etti. Palandöken, İstihdam Paketi denilen 5763 sayılı kanunla istihdam teşviklerinde işçi çalıştırmaya ilişkin sınırlamaların kaldırıldığını, yanında 1 işçi bile çalıştıranların bu teşviklerden yararlandığını kaydetti. Palandöken, "İşletmelerinin yüzde 98'i küçük işletme olan bir ülkede, her tür teşvikten sadece yüzde 2'lik bölümün yararlanması kadar gerçekçi olmayan bir politika olamaz diye düşünüyoruz" dedi. (ANKA)
(ME/BÜN)














