Başbakan Erdoğan Manisa'da
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Lafla Milliyetçilik Olmayacağını Belirterek, "O Kafatasçılıktır, Irkçılıktır" Dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, lafla milliyetçilik olmayacağını belirterek, "O kafatasçılıktır, ırkçılıktır" dedi.
Başbakan Erdoğan, Manisa'da partililere yaptığı konuşmada, hükümetin 4 yıllık icraatlarını anlattı. Başbakan Erdoğan, "Milliyetçilik lafla olmaz. O milliyetçilik kafa tasçılıktır, ırkçılıktır. Hizmet eden, milletin derdiyle dertlenen, Türk Lirası'nın değerini düşürmek değil, artırmaktır asıl millilyetçilik. Biz hiçbir zaman ya sev ya terket demedik. Birbirinizi sevin dedik. Her şey Türkiye için dedik. Biz bu yola böyle çıktık. Sevdamız Türkiye" dedi.
Manisa Atatürk Spor Salonu'nda, AK Parti Manisa İl Teşkilatı'nın düzenlediği toplantıya Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yanısıra Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, Devlet Bakanı Mehmet Aydın, Bayındırlık ve İskan Bakanı Faruk Nafiz Özak, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Genel Başkan Yardımcıları, Manisa Milletvekilleri ile Manisa Valisi Refik Arslan Öztürk, Manisa Belediye Başkanı Bülent Kar ve çok sayıda partili ile vatandaş katıldı. Başbakan Erdoğan'ın salona girişi sırasında büyük bir coşku yaşandı. Mehter takımının gösterisi eşliğinde salona giren Başbakan Erdoğan partilileri selamladı. Partililer 'Türkiye seninle gurur duyuyor' şeklinde tezahürat yaptı.
AK Parti Manisa İl Başkanı Dursun Ali Yıldız, açılış konuşması yaptı. Başkan Yıldız, Manisa ile ilgili kısa bir brinfingin ardından sözünü ettiği önemli projeler için Başbakan Erdoğan'dan destek istedi. Daha sonra kürsüye gelen Başbakan Erdoğan, Türkiye için her geçen günü yeni bir başlangıç, yeni bir fırsat olarak değerlendirdiklerini, her alanda değişimin ve atılımın hızla sürdüğünü ifade etti. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin şimdiden yakın gelecekte, küresel güç olmaya en yakın ülke haline geldiğini vurgulayarak, "Bunun müjdesini veriyorum" dedi.
57. Hükümet dönemindeki ekonomik krizlerden söz eden Erdoğan, "Gecelik faizlerin bir gecede yüzde 8 binlere çıktığını gördük, yüzde 5 binlere çıktığını hatırlıyoruz. Kaymak takımlarına 2 katrilyon kazandırıyorlardı. Türkiye'de 3 haneli, 4 haneli faiz oranları vardı. Türkiye, yüzde 62.7 faiz ödüyordu. Faizler şimdi yüzde 19'a yüzde hatta yüzde 13-14'e kadar düştü. 2006 Mayıs'ında biraz oynama, dalgalanma oldu ama zemin sağlamdı fazla etkilenmedik. Enflasyonu yüzde 30'lardan tek haneli rakamlara çektik. Bugün enflasyon yüzde 9.65 oldu. Fakat hedefimiz olan yüzde 7'ydi. Ama bunu yakalayamadık. Bu yıl inşallah daha aşağıya çekip yüzde 6'yı yakalalamak istiyoruz. Bu kararlılığımızdan taviz vermeyeceğiz. Diyorlardı ki 1 rakamından altı sıfır atılınca enflasyon patlar. Tam aksine enflasyon çatladı. Zil takıp oynamak isteyenler, bekledikleri olmadığı için çatladılar. Modern çağdaş hırsızlar vatandaşın cebinden çalıyordu. Türk lirasanın itibarını nereden nereye getirdik" dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Milliyetçilik lafla olmaz. O milliyetçilik kafa tasçılıktır, ırkçılıktır. Hizmet eden, milletin derdiyle dertlenen, Türk Lirası'nın değerini düşürmek değil, artırmaktır asıl millilyetçilik. Biz hiçbir zaman ya sev ya terket demedik. Birbirinizi sevin dedik. Her şey Türkiye için dedik. Biz bu yola böyle çıktık. Sevdamız Türkiye. Bakın biz geldikten sonra neler oldu. Geldiğimiz de kişi başına düşen milli gelir 2 bin 500 dolardı. Hamdolsun şimdi, sadece 4 yıl içinde, 5 bin 380 dolara çıktı. O zaman kim bu milleti daha çok seviyor. 4 yıl önce Türkiye'nin milli geliri 181 milyor dolar idi. Buraya 78 senede gelinmişti. Biz geldik ve bunun üzerine 210 milyar dolar ilave ettik. Bugünkü milli gelirimiz 380 milyar dolara ulaştı. Bizden önce hatırlayacaksınız DSP-MHP-ANAP Koalisyonu vardı. Hükümeti onlardan devraldık. 36 milyar dolar olan ihracat bizim iktidarımızda 85 milyar dolara yükseldi. Yani üzerine 49 milyar dolar koyduk. Halep ordaysa arşın Manisa Kapalı Spor Salonu'nda".
Ekonomik gelişmeleri anlatan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, milli gelirin her geçen gün arttığını belirterek, "Cumhuriyet'in kurulduğundan beri hedefimiz olan muassır medeniyet seviyesine adım adım yaklaşıyoruz. Bugün bunun coşkusunu yaşıyoruz. Çiftçimizin üzeriden politika yapmak isteyenler var. Çiftçiye Ziraat Bankası kredi veriyor. Geçen dönemde çiftçiye yüzde 59 faizle kredi verilirken, biz bu oranı yüzde 27.5'e düşürdük. Ayrıca sübvanse edilen faizle yüzde 7 ile yüzde 13 oranında kredi veriliyor. Aynı zamanda çiftçimize mazot desteği de var. Şimdi gübre ve mazot desteğinin ilk dilimini nisan diğer kısmını haziran başında ödeyeceğiz" dedi.
Esnafın zor durumda olduğun dair eleştiriler aldıklarını ancak durumun farklı oludğunu anlatan Başbakan Erdoğan, "Efendim esnafa çok ağlıyor diyorlar. Doğrudur ama sebep ne onu düşünmek gerekir. Başarılı olan işini götürür, başarısız olan kapatır. Halk Bankası esnafa yüzde 47 faizle kredi verirken, şimdi bizim dönemimizde esnafımız yüzde 13 faizle kredi alabiliyor. Bu gerçekleri hepiniz bileceksiniz ve bilmeyenlere aktaracaksınız ki bu millet aldatılmasın. Sadece 4 yıl önce bu ülke uçurumun eşiğinde değil miydi? Hasta adam tabiri ile yeniden karşı karşıya değil miydi? Genç nüfusumuz gelecekten umutlarını yitirmişti, umutları kırılmıştı. Böyle sıkıntıları yaşadı bu ülke. Çok şükür o günlerin çok çok uzağındayız. Fakat bu karanlık geçmişin, hafadı. Türkiye'de 3 haneli, 4 hanıza kaydını zaman zaman izlemeliyiz. O karanlık günleri unutmamalıyız. Çünkü bu ibret vesilesiidir. İbret alacağız. Bu ülke bir gecede fakirken zengin olanı zengin iken fakir olanı ve muhtaç duruma düşeni gördü. O hale gelmiştik ki geleceğimiz ipotek altındaydı. Unutmayalım. Her gün fabrikalar kapanıyordu. Binlerce insan işsiz kalıyordu. Uluslararası sermaye elimizden kaçıyordu. Binlerce tesisimiz aradan 10-15-20 yıl geçmesine rağmen tamamlanamamış, çürümeye başlamıştı. Bu ülke dış itibarını kaybetmeye başlamıştı. Turizm gelirimiz iktidarımızdan önce 8 milyar dolar iken bugün 20 milyar dolara çıktı. Hükümet sıkıştığında para basıyordu. Çünkü darphane onların elindeydi. Ama o para kimin cebinden çıkıyordu, vatandaşın cebinden. Fona devredilen 22 bankanın toplam zararı 46 milyar dolardı. Bu para milletin cebinden ödendi. O banka sahiplerinin bir kısmı şimdi hapiste. Bir kısmı da yurt dışında kaçak. Biz halkımızı bunlardan kurtardık. Kimsenin bu ülkenin yeniden ayağa kalkacağına dair umudu kalmamaştı ama hamdolsun buralara geldik. Pek çok kazanımlar sağladık. En önemli kazanımlarımız ise umut, istikrar ve güvendir. Biz geldikten sonra asgari ücretle 71 kilgram tavuk alınıyordu. Bugün 122 kilogram tavuk eti alınabiliyor, artış, yüzde 71 ama dün bunun tersiydi. Halkımın alım gücü sürekli düşüyordu. Şimdi ise artıyor. Yumurtada ise bin 537 yumurta alınıyordu, şimdi 2 bin 121 yumurta alınıyor, yüzde 38 artış var. 198 kilogram ekmek alınırken bugün 248 kilogram ekmek alınıyor, artış yüzde 43. Asgari ücret ile 134 kilogram şeker alınırken, bugün 194 kilogram şeker alınabiliyor, artış yüzde 44. Nereden nereye geldik. Eğer geriye gidiş varsa oy vermeyin. İleriye gidiyorsak şarkımızı söylemeye devam edelim. Siz bunu söyleyen lider gördünüz mü? Görüyorum, yaşıyorum, o yüzden böyle rahat konuşuyorum. Ama biz bunu yeterli görmüyoruz. Daha yapacak çok işimiz var. Bizden önce 8 bin traktör satılıyordu. 2006 yılı sonu itibariyle 42 bin traktör satıldı. Bu çiftçimizin alım gücünü arttığını gösteriyor. Bizden önceki hükümet döneminde çiftçimize icralar hacizler geliyordu. Çiftçimize bunu hatırlatacağız. Ekonomimiz sağlam ve güçlü. Artık aydınlık geceden karanlık sabahı beklemiyoruz. Dalgalı havalarda gemi su almadı rota değişmedi. Hedefe doğru ilerliyoruz. Dev yatırım hamlelerini gerçekleştiriloruz. Bunu kıskananlar, Bolu tünelinde iki TIR'ın dikkatsizliğini bahane edip, tünelden şikayet ediyorlar" dedi. Bunun üzerine salonda bulunan bir grup genç, 'kıskananlar çatlasın' sloganı atınca, Başbakan Erdoğan, "Onların da oyları bize lazım, çatlamasınlar. Bu yolda birlikte yürüyeceğiz. 15 yılda bitiremedikleri Bolu Tüneli'ni patates deposu olarak kullanmanın hesabını yapıyorlardı. Biz geldik ve açtık. Bunlar maalesef yetişemedikleri üzüme koruk diyen cinsten" dedi.
Ege'deki yatırımları da anlatan Başbakan Erdoğan, "İzmir'de yıllardır bitirilemeyen çevre yolunu tamamladık. Karşıyaka Tünelleri'ni bitirdik. Yıllarca bitirilemeyen İzmir-Manisa yolunu duble yol olarak açtık. Seçimden önce söz vermiştik ve bitirdik. Biz hayal aleminden bahsetmiyoruz. Bunu o yolları kullananlar görüyor. Onlar laf salatası üretir, biz hizmet üretiriz. Aramızdaki fark bu. Türkiye'nin hayalini kurup, cesaret edemediği projeleri, hayata geçiriyoruz ve devam edeceğiz. İstanbul, Marmara'da tünellere başladık. Bizden öncekiler hep bunu konuştu. Ama biz bunu hayata geçiriyoruz. Hızlı tren projesi hızla ilerliyor. Türkiye modern, çağdaş havalanlarına kavuştu. Türkiye'nin dört bir yanında 6 bin 800 kilometre duble yolu ulaşıma açıyoruz. Çağdaş konut projelerimizi biliyorsunuz. Bizim dört önemli hedefimiz vardı. Eğitim, sağlık, adalet ve emniyet. Eğitimde 4 yılda 100 bin derslik yaptık. Bilişim sınıfları kurduk. Sadece batıya yatırım zihniyetinden kurtularak, Türkiye'nin her yerine eşit yatırım ve hizmeti götürüyoruz. Bizim kırmızı çizgilerimiz var. Biz etnik milliyetçiliğe, ırkçılığa karşıyız. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkesi bağrımıza basıyoruz. İkinci olarak bölgesel milliyetçiliğe karşıyız" dedi.
Türkiye'de yolu ve suyu olmayan köy kalmayacağını belirten Başbakan Erdoğan, "KÖYDES Projesine 2 katrilyon ayırmıştık. Bu yıl da 2 katrilyon ayırdık. (11 ay Van'a kapalı, Allah'a açığız) diyen Van Bahçesaray'ı bile yola kavuşturduk. 9 ilde doğalgaz vardı. Şu an 43 ilimizde doğalgaz var. Bu halkımızın refah seviyesinin arttığını gösterir" dedi.
Başbakan Erdoğan, konuşmasının ardından Manisa Organize Sanayi Bölgesi'nde açılışı yapılacak olan Vestel City fabrikasına geçti.
(ÖA-YK-ÖK-Y)

















