"Amaçları Demokrasiye Kelepçe Takmaktır"

'Amaçları Demokrasiye Kelepçe Takmaktır'
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Cumhuriyet Halk Partisi Bursa Milletvekili Onur Öymen, Anayasa Değişikliğinin Amacının Türkiye'de Demokrasiye Kelepçe Takmak Olduğunu İfade Etti ve "Dünyada Bütün Antidemokratik Girişimlerin Başına Demokratik Kelimesi Konulmuştur. En Totaliter Rejimlerden Biri Olan Doğu Alman Cumhuriyeti'nin Başında Bile Demokratik Kelimesi Vardı. Bunların, Adı Demokratik Kendisi Totaliter Olan Bir Rejim Özlemi Var" Dedi. CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi İse, "Demokrasilerde Çoğunluğun Kararı Önemlidir Ancak Azınlığın Haklarının Korunduğu Rejimin Adıdır Demokrasi. Oysa Demokrasi, İktidar Tarafından Çoğunluğun Her Şeye Karar Verdiği Rejim Olarak Görülüyor. Buna Çoğunluğun Zorbalığı Denir. Anayasa Değişikliği ile Ülke Buraya Götürülmektedir" Diye Konuştu.

Doğu Karadeniz Bölgesi'nde referanduma yönelik çalışma yapan CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, Bursa Milletvekili Onur Öymen ve İzmir Milletvekili Selçuk Ayan, CHP Trabzon İl Başkanlığı'nda basın toplantısı düzenledi. Referandumun uzun süredir tartışılmakta olduğunu hatırlatan Hamzaçebi, vatandaşın gerçek gündeminde ekonomi, işsizlik ve esnafın kötü durumunun bulunduğunu anlattı. Başbakan'ın, esnaf kredi faizinin üç puan indirildiğini söylediğine işaret eden CHP Grup Başkanvekili, "Ancak bunu kullanabilecek esnaf yok denecek kadar azdır. Esnafın ekonomik durumu çok kötü. Başbakan vergi ve sigorta prim borçlarının yeniden yapılandırılacağını da ifade etti. Bu da referanduma yönelik açılım. AKP suni gündem maddesi yaratmış ve anayasa değişikliğini referandum konusu yapmıştır. Demokrasilerde çoğunluğun kararı önemlidir ancak azınlığın haklarının korunduğu rejimin adıdır demokrasi. Oysa demokrasi iktidar tarafından çoğunluğun her şeye karar verdiği rejim olarak görülüyor. Buna çoğunluğun zorbalığı denir. Anayasa değişikliği ile ülke buraya götürülmektedir. Türkiye'de yaşanan budur. AKP hükümetin yargı üzerindeki gücünü artırarak baskıcı yönetimi halkoylamasıyla yürürlüğe koymak istemektedir. Düzenlemelerin çoğu makyajdır ve bu makyaj bir süre sonra dökülecektir. Çocuk Hakları konusunda 1982 Anayasası'nın gerisindedir mesela. Bu makyaj, hükümetin yargıyı eline geçirme niyetini örtmemektir" dedi.

"Sivil Anayasa için sivil beyin de gereklidir"

CHP İzmir Milletvekili Selçuk Ayan ise, "Bu paket, sivil giysili ancak beyinlerinin arkasında diktatörlük özlemi olan insanların getirdiği bir anayasa paketidir. Sivil Anayasa sadece sivil kıyafetle yapılmaz, demokrasiyi özümsemiş sivil beyin de gereklidir. Bu anayasa, intikamcı duygularla, yaptıkları yolsuzlukları örtecek koruma zırhını kendilerine veren, toplumu parçalanmaya ve hesaplaşmaya doğru götüren bir Anayasa'dır" ifadesini kullandı.

Öymen: Bunların adı demokratik kendisi totaliter olan bir rejim özlemi var"

CHP Bursa Milletvekili Onur Öymen de, " Anayasa değişikliğinin amacı Türkiye'de demokrasiye kelepçe takmaktır, geriye götürmektir. 16 kez değişmiş bu Anayasa. Ama hiçbirinde böyle çatışma yaşanmadı, çünkü hepsinde uzlaşma sağlandı. Meclis'te tek bir siyasi parti bu değişiklik girişimini desteklemiş değildir. Anayasa taslağında birbiriyle hiç alakası olmayan konular var. ya hepsine 'evet', ya hepsine 'hayır' demek zorunda bırakılıyoruz. Bazı maddeleri elma şekerinin üzerindeki şeker gibi halka yutturmak istiyorlar. Önce elma şekerini yemeye başlayacaksınız ama sonra içindeki sopayı da yutacaksınız. AB belgelerinde Türkiye'ye önerilen bu anayasa değişikliğinin tam tersidir. 2006 yılından bu yana AB size Adalet Bakanı ve müsteşarını HSYK'dan çıkartmanızı söylüyor ama siz tersini yapıyorsunuz. Dünyada bütün antidemokratik girişimlerinin başına demokratik kelimesi konulmuştur. En totaliter rejimlerden biri olan Doğu Alman Cumhuriyeti'nin başında demokratik kelimesi vardı. Bunların, adı demokratik kendisi totaliter olan bir rejim özlemi var" dedi. Öymen, Meclis'te Avrupa Sosyal Şartı isimli bir belge kabul ettiklerini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

"Avrupa Sosyal Şartı'nda kadın hakları, çocuk hakları gibi bir sürü madde var. Yani bu haklar bizim kanunumuz durumunda. Şu anda kanunla yürürlükte olan şeyleri yeni getiriyormuş gibi satmaya çalışıyorlar. Ama işin daha ciddi bir tarafı var. Avrupa Sosyal Şartı'nın işçiye, memura gerçekten haklar getiren maddelerine hükümet rezerv koydu. Dışişleri Komisyonu'nda bunun büyük mücadelesini verdik. Türkiye'nin taraf olduğu bir sosyal haklar anlaşmasına hükümet 7 tane çekince koydu. Çalışanlara senede 4 hafta ücretli izin verileceğine dair maddeye çekince koydu. İşçilere aileleriyle makul hayat sürdürebilecek maaş verilir maddesini de reddediyor. Örgütlenme hakkı maddesini ve toplu pazarlıkla ilgili maddeleri de reddetti. Bu anayasa değişikliğine evet dediğiniz takdirde Türkiye 13 eylül de çok başka bir ülke olacaktır. Demokrasi ve yargı bağımsızlığından çok şey kaybedeceğiz. Uluslararası belgelere göre Türkiye yargı bağımsızlığı açısından dünyada 64'üncü sıradadır. Bundan da çok geriye gideceğiz. Türkiye kadın haklarında son 3 yılda 95'inci sıradan 129'uncu sıraya geriledi. Kimse bizi aldatmaya kalkmasın, 'Avrupa bize böyle söylüyor' diye. Avrupa size bunun tam tersini söylüyor. Bu kadar gerçek dışı bilgilerle halkı aldatmak demokratik bir ülkede görülmeyecek bir şeydir. Müthiş bir baskı yapıyorlar. Sahte afişler bastırıyorlar, 'hayır' kampanyası yapan gençlere müthiş bir tazyik yapıyorlar. İşadamlarına 'bertaraf olursunuz' diyorlar. Hangi iktidarda bölge bir şey görülmüştür?"

Ömür AVCI - TRABZON - DHA

Kaynak: Demirören Haber Ajansı