'Sessiz Plan' ile engellilikte yeni bir anlatı
Senarist ve yönetmen Ömer Yıldırım, 'Sessiz Plan' filmiyle işitme engelli bireylerin sinemada duygu sömürüsü olmadan temsil edilmesi gerektiğini vurguluyor. Film, gerçek sağır oyunculardan oluşan kadrosuyla ayrımcılığa dikkat çekiyor.
Senaryosunu yazığı "Sessiz Plan" isimli filmle işitme engelli bireylerin sinemadaki temsillerine dikkat çeken senarist ve yönetmen Ömer Yıldırım, dizi ve filmlerde "engelli" olarak gösterilen kişilerin temsillerinde duygu ve acıma tasvirlerinin fazlasıyla kullanımının, ayrımcılığı tetiklediğini ve onların olduğundan farklı bir şekilde yansıtılmasına yol açtığını ifade etti.
Ömer Yıldırım, AA muhabirine, ulusal ve uluslararası pek çok ödül ile seçkiye layık görülen "Sessiz Plan" filminin nasıl ortaya çıktığını, sinemadaki engelli tasvirine ve engellilerin sanata ulaşımında karşılaştığı problemlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Sessiz Plan filmini 2024 yılında Cannes Film Festivali'ne katıldığı sırada, engelliler için yeterince film yapılmadığını fark etmesiyle yapmaya karar verdiğini belirten Yıldırım, filmin dört sağır gencin belki bir gün duyarız umuduyla sevdiklerinin seslerini kaydetmesi fikrini anlattığını, hikayeyi gerçekçi bir şekilde anlatabilmek adına başrol oyuncularını da gerçek sağır bireyler arasından seçtiklerini ifade etti.
Filminin, klasik bir "engelli filmi" olarak değerlendirilmesini kesinlikle istenmediğini aktaran Yıldırım, filmin sağır oyuncuların rol aldığı bir yapım olduğunu, engellilik konusunun işlendiği diğer filmlerden farklı olarak bu yapımda, onlara karşı herhangi bir "duygu, acıma veya acziyet" tasvirlerine yer verilmediğini belirtti. Bunun yapılmasının bilinçli bir tercih olduğunu aktaran Yıldırım, bu yöntemle engellilerin de birer birey olduğunu, sadece belli başlı alanlarda dezavantajları bulunduğunu ancak başka pek çok şeyi de herkesten iyi yapabileceklerini göstermek istediklerine değindi.
Yıldırım, "Bir sağır hikayesi anlattığımızda bir didaktik bir de duygusal bir ayrıcalıklı bir şey bekleniyor ama biz bunun hiçbirini yapmadık. Filmde hiçbir duygusal onları daha onlara daha fazla duygu atfedeceğimiz şeyler de koymadık. Bilakis espriler de koyduk. Hayatın içinde olan şeyleri de koyduk. Dolayısıyla biz böyle bir şey yapalım da sağır la şu pozitif şeyi sağlayalım diye de düşünmedik aslında." dedi.
"Çok duygusal ve çok motive edici tepkiler aldık"
Filminin pek çok ulusal ve uluslararası ödül ve seçkiye layık görülmesinin yanı sıra en çok sağır bireylerden gelen tepkilerin kendisini mutlu ettiğini belirten Yıldırım, özellikle kendisine gelen iki yorumu hiç bir zaman unutmayacağını ifade etti.
Yıldırım bir sağır ressam ile bir sağır oyuncunun filmi izledikten sonra kendisine ulaşarak yaptığı yorumlar ile ilgili şunları söyledi:
"Genç bir sağır ressam kız hayatı boyunca resimle var olmaya çalışıyor. 'Ben bir sağır ressam olarak var olabileceğimi düşünmüyordum. İnsanların beni fark edeceğini düşünmüyordum. Fakat sizin yaptığınız filmle şunu gördüm ki sağır insanlar da ilgi görebiliyor. Bir şey yapabiliyor, takdir görebiliyor.' yazdı bana. Bir de oyunculuk yapmaya çalışan sağır bir kız vardı. O da 'Ben sağır olarak oyunculuk yapıp yapamayacağım konusunda tamamen karamsardım ve kendimi eve kapatmıştım. Olmayacağını düşünüyordum. Fakat sizde gördüm ki sağır oyuncular başrolde olabiliyorlar. Bu beni çok yüreklendirdi ve daha çok motive etti.' dedi. Bunları görmek beni çok mutlu etti."
Özellikle engelli bireylere umut olmak istediklerini ve sinemadaki, sanattaki varoluşlarına bir katkı sağlamayı daha çok arzuladıklarını aktaran Yıldırım, meslektaşlarına engellileri "halkanın dışında tutmadan" eserler üretmeleri yönünde tavsiyelerde bulundu.
Yıldırım, gelişen teknoloji ve artan imkanlar ile bugün çok rahatlıkla bir sağır ile birlikte film yapabilmenin veya onların da anlayabileceği bir eser ortaya koymanın mümkün veya daha kolay hale geldiğini söylerken, Anadolu Ajansı bünyesinde işaret dilinde haber yayınının yapıldığı "Eller konuşur" projesinin bu anlamda hem sektöre hem de diğer medya kuruluşlarına önemli bir örnek olacağını aktardı.
Türkiye'de, dezavantajlı gruplar arasında adlandırılan engellinin yaşadığını ve gündelik hayatta onların da ihmal edilmemesi, ötekileştirilmemesi ve normal bireyler kadar sanata, sinemaya veya haber almaya haklarının olduğunu söyleyen Yıldırım, şu ifadeleri kullandı:
"Çevremizde çok fazla sağır var. Çok fazla omur felçlisi var, sakat var. Çok fazla kör insan var. Ben bunları dezavantajlı olarak tırnak içinde görülmesini de aslında çok şey bulmuyorum. Çünkü geri geliyor. Biz de çok dezavantajlı duruma düşebiliyoruz. Bir tekerlekli sandalye üzerinde olsa ya da bir ortopedik sakatlığı bulunsa da aslında eşit koşullardayız birey olarak. Olaya temel insan olarak baktığımızda fikir konuşmak, duyguda anlaşabilmek, kendimizi ifade etmek, anlaşabilmek olarak temelinde baktığımızda hiçbir farkımızın olmadığını göreceğiz. Farklılıklar bizim zihnimizde ve düşüncede Bence böyle yaklaşırsak anlattığımız hikayelerde, çekeceğimiz filmlerde, yapacağımız projelerin hepsinde zaten birlikte ve beraber olabilecek onları kucaklayabileceğiz."
"Sessiz Plan"
"Sessiz Plan", yıllarca sevdiklerinin seslerini kaydeden dört sağır gencin, uzun süredir bekledikleri bir işitme cihazı projesinden son anda çıkarılmalarıyla yaşadıkları hayal kırıklığını ile sonrasındaki dayanışma ve direnç anlatısını konu alıyor.
Berk Aydın, Elif Çakırtaş, Mehmet Şah Çelik ve Merve Ayaz'ın başrolde oynadığı filmde Müslüm Tamer, Emre Ertunç, Özge Kutlu, çocuk oyuncular Tapdığ Aliyev ve Enes Eymen Ayvaz, usta oyuncular Emin Yaşar, Ahmet Talay ve Sabri Arafatoğlu da çeşitli karakterlerde izleyici karşısına çıkıyor.
Süresi 14 dakika olan filmin kurgusu Adem Yeşilay tarafından yapılırken, müziklerinde Mustafa Yunal imzası bulunuyor.
Uluslararası film festivallerinde yolculuğuna devam eden kısa film, Los Angeles merkezli Global Shorts'ta "Onur Ödülü", Tokyo'daki Best Indie Film Awards'ta "En İyi Senaryo" ve "En İyi Orijinal Fikir" ödüllerine layık görüldü.
İtalya'daki Rome Prisma Film Awards'ta finalist olarak seçilen yapım, İskoçya Glasgow merkezli The Monthly Film Festival'da Best Trailer kategorisinde de aday gösterildi.













