İso Kasım Ayı Toplantısı Bakan Ekren'in Katılımıyla Gerçekleşti
Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Nazım Ekren, Ar-ge Harcaması Yapanlara Gelir Vergisi, İşveren Primi ve Kurumlar Vergisi Konularında Makul Sayılabilecek İndirimler Konusunda Son Aşmaya Gelindiğini Söyledi.
Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Nazım Ekren, Ar-Ge harcaması yapanlara gelir vergisi, işveren primi ve kurumlar vergisi konularında makul sayılabilecek indirimler konusunda son aşmaya gelindiğini söyledi.
İstanbul Sanayi Odası (İSO) Kasım 2007 Meclis Toplantısı Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren, eski Sanayi Ticaret Bakanı Ali Coşkun, BBDK Başkanı Tevfik Bilgin'in katılımıyla gerçekleşti.
Toplantıda konuşan Nazım Ekren, ekonomide 2003-2007 döneminin bir düzeltme dönemi olduğunu söyleyerek, "2008-2012 döneminde ise ekonomik dinamizm ile sosyal istikrarı beraber geliştirmek istiyoruz" dedi. 2023 yılında Türkiye ekonomisini dünyanın ilk 10 ekonomisinden biri yapmayı hedeflediklerini vurgulayan Bakan Ekren, "Ekonomik kırılganlıklar her zaman olmuştur, olmaya devam edecektir. Ancak bu kırılganlıkların yönetilebilmesi için neler yapmak gerekir taraflarla bunun görüşülmesi gerekmektedir. Bunu
yaparken ekonomik yapı ve ilişkiler sistemine eş zamanlı olarak güçlendirmek, büyümenin kalitesini artırarak istikrarı kalıcı hale getirmek" dedi.
Kayıt dışı ile mücadelenin öncelikli alanlarından biri olduğunun altını çizen Ekren, "Bu çerçevede işveren üzerindeki vergi, prim vb. yükleri azaltıyoruz. Sanayi sektörünün rehabilitasyonu ve güçlendirilmesi için Türk yatırımcısının yatırım yapmasını ön planda tutuyoruz" diye konuştu. Önümüzdeki dönemde kapsamlı bir istihdam politikası, sanayinin gelişmesine yönelik özel politikaların izleneceğini ifade eden Ekren, rekabet gücünün artırılması açısından idari, mali ve finanssal açıdan neler yapılması
gerekiyorsa bunları yapmayı, sanayi açısından da ikinci nesil mikro reformların yapılmasını planladıklarını, bu reformların zamanlamasının doğru tespit edilmesi gerektiğini söyledi.
Ar-Ge harcaması yapanlara gelir vergisi, işveren primi ve kurumlar vergisi konularında makul sayılabilecek indirimler konusunda son aşmaya gelindiğini belirten Bakan Ekren, havza ağırlıklı bir teşvik sistemi kuracaklarını ve bölgesel teşviklerin yanında sektörel teşvikleri de ön plana çıkaracaklarını kaydetti. "SSK primleri konusunda hükümet programında söylediğimiz neyse onu yerine getirmek bizim sorumluluğumuzdur" diyen Erken kayıt dışılık konusunda İSO'dan özel bir destek beklediklerini ifade ederek,
"Kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları arasında kayıt dışılığın azaltılması, kayıt dışılıkla mücadele konusunda bir kayıt dışıyla mücadele protokolünün oluşturulmasının zamanı geldi" ifadelerini kullandı.
İstanbul Ticaret Odası Başkanı Tanıl Küçük ise, 2002 yılından bu yana Türkiye ekonomisinde çok önemli kazanımların sağlandığını her zaman ifade ettiklerini belirterek, "Bu kazanımların başında hiç kuşkusuz enflasyonla mücadele ve büyümede elde edilen başarı ile doğrudan yatırım girişinde sağlanan artış gelmektedir" dedi.
Son 5 yılda sanayinin rekabet gücü cephesinden bakıldığında kazanım hanesinin boş göründüğünü söyleyen Küçük, makro ekonomik istikrarın tesisi yönündeki kazanımların rekabet gücünü olumlu etkilediğini, ancak sanayinin rekabet gücünü doğrudan ilgilendiren alanlarda henüz bir iyileşme sağlanamadığını belirtti. Türkiye'nin son 5 yıldır OECD'nin istihdam üzerindeki en yüksek vergi ve prim yükünü taşıyan ülkesi olduğunu dile getiren Küçük, "Elektrik enerjisi başta olmak üzere kullandığımız enerji, rekabet
ettiğimiz ülkelerden hala daha pahalıdır ki muhtemelen yakında daha da pahalı hale gelecektir" dedi.
Kayıt dışı faaliyetlerin ekonominin yarısına yakınını oluşturmaya devam ettiğini vurgulayan Başkan Küçük, tüm bu olumsuzluklara rağmen bu dönemde sanayinin, ihracattaki başarının da ivmesiyle üretimini artırmayı ve ekonomideki büyümenin de lokomotifi olmayı başardığını belirtti. Küçük, "2002, 2003 ve 2004 yıllarında sanayi üretimindeki yıllık artış oranı yüzde 9'ün üzerindedir ancak, ne yazık ki bu parlak dönem kısa sürmüştür. 2005'le birlikte, artış oranları yüzde 5'ler civarına gerilemiştir. Sanayi
üretimi 2005'te yüzde 5.4, 2006'da da yüzde 5.8 ve 2007'nin 9 ayı sonunda da yüzde 4.9 artmıştır. Yüzde 9'lar civarındaki büyümenin yüzde 5'lere gerilemesi hem sanayimiz hem de ekonomimiz adına büyük bir kayıptır. Diğer taraftan sanayi üretimi ve ihracattaki artışın arka planına baktığımızda da karşımıza yine kayıplar ve çeşitli sosyal ve ekonomik maliyetler çıktı" dedi.
Tanıl Küçük, "Sanayicinin içinde bulunduğu zor koşullarda üretimini devam ettirmek, rekabet gücünü korumak arayışındaki sanayicimiz, bu artışı verimliliğini yükseltmek adına, daha az işçi istihdam ederek, düşük kurun ucuzlattığı ithal girdiye yönelerek, finansman maliyetlerini azaltmak için kur riski üstlenme pahasına dışardan borçlanarak ve karlılığından vazgeçerek elde etmiştir" diye konuştu.
Üretimde kullanılan ara malı ithalatındaki artışın yerli girdi üreticilerinin üretim ve istihdam kapasitelerinin daha da erimesi anlamına geldiği kaydeden Küçük, diğer taraftan finansal kuruluşlar dışı özel sektör borçların hızla arttığını belirterek, "Toplam dış borç stoku içinde bu borçların oranı 2004'te yüzde 40.8 iken, 2005'te yüzde 50.5'e, 2006'da yüzde 58.8'e ve 2007'nin ilk altı ayı sonunda da yüzde 61.2'ye ulaşmıştır" ifadelerini kullandı. İSO 500 büyük kapsamındaki özel kuruluşlarda 1992
yılında brüt katma değer içindeki net dolaylı vergi payı yüzde 10.5 iken, bu payın 2005'te yüzde 31.3'e, 2006'da da yüzde 41.3'e yükseldiğini kaydeden Küçük, "Böyle bir çarpıklık, böyle bir artış oranı dünyada başka bir ekonomide görülmemektedir" dedi.
Tanıl Küçük, 'Toplam vergi gelirleri içinde, dolaylı vergilerin oranının en yüksek olduğu ülke ünvanını Türkiye daha ne kadar taşıyabilecektir? diye sorarak, kayıt dışı ile mücadele etmek için vergi oranlarının daha makul seviyelere çekilmesi gerektiğini söyledi.
İstanbul Sanayi Odası olarak rekabet gücünde anlamlı bir etki oluşturulabilmesi için, istihdam üzerindeki yüklerin en az 5-5.5 puan civarında inmesi gerektiğine dikkat çektiklerini hatırlatan Küçük, 60. hükümet programında işveren SSK prim oranının 2008 yılından itibaren 5 puandan başlamak üzere kademeli olarak indirileceği belirtilmişti. Bu gecikmiş ama ümit verici gelişmeyi elbette memnuniyetle karşıladık. Son dönemde prim indiriminin başlangıç tarihi konusunda hükümetimizden farklı sesler duyduk.
Ancak, bu konunun artık kapandığını ve prim indiriminin programda öngörüldüğü şekilde 2008'de hayata geçirileceğini düşünüyoruz" dedi.
"2007 mikro reformlar açısından bir kazanç yılı olabilirdi" diyen Küçük, 2007 yılının yapısal ve mikro reformlar açısından kayıp yıl olduğunu söyledi. İstanbul Ticaret Odası Başkanı Tanıl Küçük, üretimde, ihracatta, istihdamda çok ciddi sıkıntılar yaşanmakta olduğunu vurgulayarak, "Kura bir şey yapılamıyorsa, kur dışındaki alanların iyileştirilmesi her zamankinden daha acil bir hal almıştır. Hasta komaya girmek üzeredir ve acilen hayat kurtaracak, yeni ve yaratıcı enstrümanların devreye sokulması
gerekmektedir" diye konuştu.
(CHT-SŞ-NÇ-E)














