'Mutlak butlan' kararı çıkan kurultay davasını açan Lütfü Savaş’tan ilk açıklama
CHP’de 38’inci Olağan Kurultayı’nın iptali istemiyle açılan davada ‘mutlak butlan’ kararı verilmesinin ardından konuyla ilgili dava açan eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, "Bu karar tüm milletimize, Türkiye'deki tüm siyasetçilere ve siyaset mekanizmasına hayırlı uğurlu olsun" ifadelerini kullandı. Savaş, görevine iadesine karar verilen Kemal Kılıçdaroğlu için de “Nasıl bir planlama yapacaksa biz de onlara uymak ve daha güzel günler için yanında olmak zorundayız” dedi.
- İstinaf 36. Hukuk Dairesi, CHP'nin 38. Olağan Kurultayı ve 21. Olağanüstü Kurultayı hakkında 'mutlak butlan' kararı verdi.
- Mahkeme, Kemal Kılıçdaroğlu ve parti organlarının görevlerine iade edilmesine hükmetti.
- Davayı açan eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, kararı 'Türk siyasi tarihinin en önemli davası' olarak nitelendirdi.
İstinaf 36. Hukuk Dairesi, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı ile 21. Olağanüstü Kurultayı’nın iptali talebiyle açılan davada her iki kurultay hakkında ‘mutlak butlan’ kararı verdi. Kemal Kılıçdaroğlu ve parti organları görevlerine iade kararı verildi.
Konuyla ilgili dava açan eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, kayınvalidesinin cenaze törenine geldiği Eskişehir’de durumu değerlendirdi.
"PARTİMİN ÜZERİNDE BÖYLE BİR ŞAİBE KALSIN İSTEMEDİM"
Konuyla ilgili konuşan Lütfü Savaş, "Öncelikle bu karar tüm milletimize, Türkiye'deki tüm siyasetçilere ve siyaset mekanizmasına hayırlı uğurlu olsun. Bu karar şöyle başladı: Kurultay sonrası birçok konuşma oldu, birçok kurultay delegesi konuyla ilgili spekülatif konuşmalar yaptı. Sonra Bursa'da kurultayla alakalı bir dava açıldı. Daha sonra Sayın Cumhurbaşkanımız dört veya beş defa Sayın Genel Başkanımız hakkında şaibeli kurultayın genel başkanı diye hitap etti. Ondan sonra önceki dönem Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu bir özel televizyonda bu konuyu dile getirdi, Sayın Cumhurbaşkanımızın Sayın Genel Başkanımızla ilgili Wşaibeli kurultayda seçilen genel başkan' diye hitap ettiğini belirtti. Tabii ki bu parti tarihin bize emanet ettiği bir parti. Bu parti Türkiye'de hangi siyasi görüşe, hangi dünya görüşüne sahip olursanız olun bu ülkenin vatandaşlarının yüzde 85'inin sevgisini kazanmış bir ulu çınarın kurmuş olduğu parti, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün savaş meydanlarında Türkiye'nin siyasi mektebi olacak diye kurmuş olduğu bir parti. Ben de bir Atatürk sevdalısı, bu ülkeyi seven biri olarak partimin üzerinde böyle bir şaibe kalsın istemedim. Varsa bir şaibe, şaibeyle ilgili insanların ayıklanması, yoksa da partimizi hiç kimsenin kirletmemesi gerektiğini düşündüm. Bu nedenle bu davayı açtım.

"TÜRK SİYASİ TARİHİNİN EN ÖNEMLİ DAVASIYDI"
Bugün bu dava sonuçlandı. Gerçekten de belki de Türk siyasi tarihinin en önemli davasıydı. Bu davadan sonra bence Türkiye'de siyasi anlamda, siyasi arınma anlamında birçok ilki yaşayacağız diye düşünüyorum. Ama özellikle Cumhuriyet Halk Partisi ailesi için gerek mevcut şu anki yönetimin yanında olan arkadaşlar, gerek geçmişte Sayın Genel Başkanımız Kemal Bey'in yanında olan insanlar olarak hiçbirimizin sevinmemesi, sevinç çığlıkları atmaması gerekir. Bugünden itibaren hepimizin çok daha büyük bir sorumlulukla Cumhuriyet Halk Partisi'ni tabana nasıl indiririz, geleceğe nasıl hazırlarız, Türkiye'nin sorunlarının üstesinden gelecek bir kadroyla nasıl dizayn ederiz ve umutsuzluk taşıyan toplumun umutlarını tekrardan nasıl yeşertiriz diye düşüneceği bir zaman" dedi.
"KILIÇDAROĞLU NASIL BİR PLANLAMA, PROGRAM YAPACAKSA BİZ DE ONLARA UYMAK ZORUNDAYIZ"
Konuşmasının devamında ise Lütfü Savaş, şu ifadelere yer verdi: "Bu davayı açarken ben en çok Cumhuriyet Halk Partisinin tarihi misyonunu, hukuk anlayışını, demokrasi geleneğini, şeffaflık anlayışını düşündüm ve umut verebilir bir parti haline gelmesi için bu davanın çok önemli olduğunu düşünerek bu davayı açtım. Türk demokrasisine, Türk siyasi tarihine hayırlı olsun ama bugün Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu başta olmak üzere bundan sonra siyasi partimiz içerisinde hizmet edecek, önemli kadrolarında bulunacak insanlarımızın gerçekten de sevineceği değil düşüneceği ve sorumluluk alacağı bir gün diyorum, tekrardan hepimize hayırlı olsun diyorum. Peki yarın itibarıyla parti içinde nasıl bir rol izlenecek? Ben şu anda Cumhuriyet Halk Partisi'ne üye biri değilim. Biliyorsunuz ben bir tweetimden dolayı bu yönetim beni parti dışına itmişti. Geçmişte alınan bütün kararlar iptal edildiği için tabii ki gururla ben şu anda Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün emanetine sahip çıkması gerekenlerden bir tanesiyim. Ama buradaki esas sorumluluk taşıyan kişi Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu. O nasıl bir planlama ve program yapacaksa tabii ki biz de onlara uymak ve daha güzel günler için yanında olmak zorundayız.
"SLOGAN ŞU OLMASI LAZIM: ESKİYLE YENİYİ İYİ TAŞIMAK LAZIM"
Tabii slogan şu olmalı: Eski iyileri yeni iyilere taşımak, Türkiye'nin bütününü kucaklayacak bir politika oluşturmak lazım. Onun için de zemini iyi hazırlamak ve iyi bir organizasyonla tekrardan Türkiye'ye umut taşımak, umut aşılamak lazım. Teşekkür ederiz. Ben teşekkür ediyorum, hayırlı uğurlu olsun diyorum."

DAVANIN GEÇMİŞİ
CHP'nin, 4-5 Kasım 2023'te gerçekleştirdiği 38. Olağan Kurultayı'na ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından usulsüzlük soruşturması başlatılmıştı. Eski Hatay Belediye Başkanı Lütfü Savaş ve bazı delegeler, CHP'nin 4-5 Kasım 2023'teki kurultayının ve 6 Nisan 2025'teki 21. Olağanüstü Kurultayı'nın iptali için ayrı ayrı hukuk mahkemelerine dava açmıştı. Açılan iptal davaları 14 Şubat'ta Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesindeki dosyada birleştirilmişti.
Mahkeme, 24 Ekim'de davanın "konusuz kalması" sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına ve ayrıca, CHP'nin 21. Olağanüstü Kurultayı'nın iptali istemini de içeren birleşen dosyalara ilişkin, husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermişti. Bunun üzerine Lütfü Savaş ve delegelerin avukatı Onur Yusuf Üregen karara itiraz etmiş, Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesinin vermiş olduğu karar kaldırılarak, yeniden hüküm kurulmasını talep etmişti. CHP’nin mevcut yönetimi tarafından başlatılan ve riyasetinde devam etmekte olan 39. Olağan kongre ve kurultay sürecinde yapılan tüm seçimlerin iptali istenmişti.
Ayrıca, 38. Olağan Kurultay'ın mutlak butlanla batıl olduğunun tespitiyle Genel Başkan Özgür Özel, Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Parti Meclisi (PM) ve Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) üyelerinin görevden uzaklaştırılmaları ve 38. Kurultay öncesi görevde bulunan Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile önceki kurulların göreve iadeleri talep edilmişti.
Kaynak: İHA / AA
















