Gülistan Doku SON DAKİKA! Gülistan Doku olayı nedir? Gülistan Doku bulundu mu?

Gülistan Doku SON DAKİKA! Gülistan Doku olayı nedir? Gülistan Doku bulundu mu?
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Gülistan Doku soruşturmasında yıllar sonra dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Hakkında yakalama kararı bulunan Umut Altaş’ın FBI’a verdiği 34 sayfalık ifade Türkiye’ye gönderildi. Altaş, ifadesinde Doku’nun öldürülmesine ilişkin çarpıcı iddialarda bulundu. Peki, Gülistan Doku olayı nedir? Gülistan Doku bulundu mu? Gülistan Doku son dakika gelişmeleri haberimizde.

Gülistan Doku soruşturmasında dosyanın seyrini etkileyebilecek yeni iddialar gündeme geldi. Hakkında yakalama kararı bulunan ve ABD’den Türkiye’ye iadesi talep edilen Umut Altaş’ın, FBI tarafından iki gün boyunca sorgulandığı ve 34 sayfalık ifadesinin Türkiye’ye gönderildiği ortaya çıktı. Altaş’ın FBI’a verdiği ifadede, Gülistan Doku’nun akıbetiyle ilgili doğrudan tanıklık iddiasında bulunduğu belirtildi. Gülistan Doku olayı nedir? Gülistan Doku bulundu mu? Gülistan Doku son dakika gelişmeleri...

“MUSTAFA TÜRKAY SONEL VURDU” İDDİASI

Altaş, FBI’a verdiği ifadede Gülistan Doku’nun, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel tarafından araç içerisinde vurularak öldürüldüğünü gördüğünü öne sürdü.

Altaş’ın anlatımına göre olayın ardından Doku’nun cesedinin aracın bagajına taşınmasına da yardım ettiğini iddia etti.

“CESEDİ BAGAJA TAŞIDIK”

Altaş, Gülistan Doku’nun vurulmasının ardından cesedin bagaja konulmasına yardım ettiğini ileri sürdü.

İfadesinde, daha sonra aynı araçla yeniden köprü bölgesine gittiklerini belirten Altaş, bölgeye dönülmesinin nedeninin çevrede olayı kaydetmiş olabilecek herhangi bir kamera bulunup bulunmadığını kontrol etmek olduğunu öne sürdü.

FBI’DAN DOĞRUDAN TANIKLIK SORUSU

FBI görevlilerinin, Altaş’ın anlatımlarının bizzat gördüğü olaylara dayanıp dayanmadığını belirlemek amacıyla kendisine doğrudan sorular yönelttiği aktarıldı.

Tutanakta, FBI görevlilerinin Altaş’a, “Gülistan Doku öldürüldüğü sırada orada mıydın, olaya bizzat tanık oldun mu?” şeklinde soru yönelttiği, Altaş’ın ise “Hepsine evet” yanıtını verdiği belirtildi.

“BABAM BU İŞİ HALLEDECEK” İDDİASI

Altaş’ın ifadesinde olay sonrasında yaşandığını öne sürdüğü gelişmelere ilişkin de dikkat çeken bir iddia yer aldı.

Altaş, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in koruma görevlisi Şükrü Eroğlu’nun olayın ardından devreye girdiğini ileri sürdü.

Altaş ayrıca Mustafa Türkay Sonel’in olay sonrasında kendisine, “Babam bu işi halledecek” dediğini iddia etti.

34 SAYFALIK İFADE TÜRKİYE’YE ULAŞTI

ABD’de FBI tarafından iki gün boyunca sorgulanan Umut Altaş’ın 34 sayfalık ifadesinin Türkiye’ye gönderildiği ortaya çıktı.

Altaş’ın Gülistan Doku’nun öldürülmesine bizzat tanık olduğunu ve cesedinin taşınmasına yardım ettiğini öne sürmesi, soruşturma dosyasındaki önemli iddialar arasında yer aldı.

İfadede bulunan suçlamaların Umut Altaş’ın kendi beyanları olduğu ve adli makamlar tarafından değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.

GÜLİSTAN DOKU OLAYI NEDİR?

Gülistan Doku, 1999 yılında Diyarbakır’da doğdu. Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü ikinci sınıf öğrencisi olan Doku’dan, 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana haber alınamıyor.

Doku’nun, üniversitesinin bulunduğu Tunceli’de kaybolduğu ve son olarak şehir merkezinde görüldüğü belirtildi. Doku Ailesi’nin talebi üzerine bölgede geniş kapsamlı arama çalışması başlatıldı. Çalışmalar ağırlıklı olarak Uzunçayır Baraj Gölü’nde yürütüldü. İntihar ihtimali de değerlendirilerek baraj zemini, polis ve Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’na (AFAD) bağlı arama kurtarma dalgıçları tarafından arandı. Ancak Doku’ya ilişkin herhangi bir ize rastlanmaması üzerine arama kurtarma faaliyetleri sona erdirildi.

AİLENİN ŞÜPHELERİ VE İDDİALARI

Doku Ailesi, kamuoyunda oluşan intihar algısına karşı çıkarak Gülistan Doku’nun cinayete kurban gitmiş olabileceği ihtimali üzerinde durdu. Aile, olayın aydınlatılması için etkin bir soruşturma yürütülmediğini savundu.

Gülistan Doku’nun erkek arkadaşı Z.A. şüpheli sıfatıyla gözaltına alındı. Ancak Z.A., delil yetersizliği gerekçesiyle adli kontrol tedbiri uygulanarak serbest bırakıldı.

2024 yılında Doku Ailesi’nin avukatları, Z.A.’nın tutuklanması ve soruşturmanın yürütüldüğü dönemde ilgili birimlerde görev yapan, aynı zamanda polis olan babası E.Y.’nin şüpheli sıfatıyla gözaltına alınması talebiyle savcılığa başvurdu.

Aile ayrıca dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında da suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusunda Sonel’in görevi kötüye kullandığı ve baş şüpheli şahsın yurt dışına kaçırılmasından bilgisinin bulunduğu iddia edildi.

TUNCELİ BAROSU’NDAN “DOKU’NMA YANARSIN” AÇIKLAMASI

Tunceli Barosu, 2025 yılında yaşanan süreci özetleyen “Doku’nma Yanarsın” başlıklı bir basın açıklaması yaptı.

Gülistan Doku’nun kaybolması, Türkiye’deki kayıp kadın vakaları arasında sembol haline geldi. Aile ve kadın hakları savunucuları, olayın unutulmaması, soruşturmanın aydınlatılması ve Gülistan Doku’nun en azından cansız bedenine ulaşılması amacıyla basın açıklamaları ve dilekçe verme gibi çeşitli girişimlerini sürdürdü.

Sosyal medyada da #GülistanDokuNerede etiketiyle kampanyalar düzenlendi. Olayın zaman aşımına uğramamasına rağmen 2026 yılına kadar dosyada bir ilerleme yaşanmadı.

2026 YILINDAKİ GELİŞMELER

2026 yılında “Şubat” mahlasını kullanan gizli tanığın Gülistan Doku dosyasına ilişkin yeni ifadeleri, soruşturmanın yeniden açılmasına yönelik ciddi iddiaları gündeme getirdi.

ESKİ VALİ TUNCAY SONEL HAKKINDA SORUŞTURMA

Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında “delil karartma” iddiaları kapsamında soruşturma başlatıldı. Sonel ve oğlu, soruşturma kapsamında gözaltına alındı.

Cumhuriyet savcılığındaki ifade işlemlerinin ardından tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen Tuncay Sonel, “resmi belgeyi imha etme”, “bilişim sistemleri üzerindeki verileri değiştirme veya bozma”, “suç kanıtlarını gizleme” ve “kişisel verilerin izinsiz paylaşımı” suçlamalarıyla karşı karşıya kaldı.

Hakimlikteki sorgusunun tamamlanmasının ardından Tuncay Sonel, belirtilen dört ayrı suçtan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Kararın ardından Erzurum Şehir Hastanesi’nde sağlık kontrolünden geçirilen Sonel, işlemlerinin tamamlanması sonrasında Aziziye 2 No’lu Y Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na nakledildi.

Soruşturmanın odağındaki iddialardan biri de Gülistan Doku’ya ait sim kartın bir polis telefonuna takıldığı ve içerisindeki verilerin silindiği yönündeki iddia oldu.

Dilara Yıldız
Haberler.com
Haberler.com
2000

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.