İHÜ'ye 5 Yıllık Tam Kurumsal Akreditasyon

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

- YÖKAK Başkanı Prof. Dr. Ümit Kocabıçak: "Küreselleşmek, dünyaya açılmak istiyorsanız, hem program akreditasyonlarının hem de kurumsal akreditasyonların uluslararası düzeyde kabul görmesi gerekiyor. Kalite güvencesini oturtamazsanız diplomaların uluslararası geçerliliği de olmaz" İHÜ Rektörü Prof. Dr. Atilla Arkan: "Kalite gerçekten bir süreç, bir bütünlük, bir adanmışlık. Bunu severek yapmanız lazım. İstemeyerek yaptığınızda hemen bırakacağınız bir yüke dönüşüyor. Dolayısıyla bunun bir kurum kültürü olması gerekiyor. Biz bunu kazandık, üzerine koyarak da gidiyoruz"

İbn Haldun Üniversitesine (İHÜ), Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) tarafından yürütülen Kurumsal Akreditasyon Programı kapsamında "5 Yıllık Tam Kurumsal Akreditasyon" belgesi düzenlenen törenle verildi.

İHÜ Başakşehir Yerleşkesi'nde gerçekleştirilen törende, üniversitenin eğitim-öğretim, araştırma-geliştirme, toplumsal katkı ve yönetişim alanlarındaki kalite odaklı çalışmalarını tescilleyen akreditasyon belgesi, YÖKAK Başkanı Prof. Dr. Ümit Kocabıçak tarafından İHÜ Rektörü Prof. Dr. Atilla Arkan'a takdim edildi.

YÖKAK Başkanı Prof. Dr. Ümit Kocabıçak, törende yaptığı konuşmada, 5 yıllık tam kurumsal akreditasyonun yalnızca bir belge olmadığını, üniversitenin uluslararası kalite standartlarına uygun bir kalite güvence sistemine sahip olduğunun tescili niteliği taşıdığını söyledi.

YÖKAK'ın son bir yıldır uluslararası düzeyde de üniversite akreditasyonu yapma yetkisine sahip olduğunu, akredite edilen üniversitelerin Avrupa Yükseköğretim Kalite Güvencesi Veri Tabanı'nda yayımlandığını aktaran Kocabıçak, "Akredite ettiğimiz ulusal veya uluslararası üniversiteyi Avrupa veri tabanında yayımlıyoruz. Herhangi bir mezununuz ülkesine döndüğü zaman oradan bakıp 'Bu üniversite akredite.' diyerek bunu görebiliyor." dedi.

YÖKAK'ın 29 ulusal ve 10 uluslararası akreditasyon ajansını tanıdığını kaydeden Kocabıçak, İHÜ'nün tüm programlarının Foundation for International Business Administration Accreditation (FIBAA) tarafından akredite edildiğini bildirdi.

Kocabıçak, yükseköğretimde kalite güvencesinin eğitim-öğretim, araştırma-geliştirme ve toplumsal katkı faaliyetlerinin paydaş beklentilerine uygun şekilde yürütüldüğüne ilişkin kamuya verilen güvence anlamına geldiğini söyledi.

Uluslararasılaşma hedeflerine ulaşabilmek için kalite güvencesinin vazgeçilmez olduğunu vurgulayan Kocabıçak, "Küreselleşmek, dünyaya açılmak istiyorsanız, hem program akreditasyonlarının hem de kurumsal akreditasyonların uluslararası düzeyde kabul görmesi gerekiyor. Kalite güvencesini oturtamazsanız diplomaların uluslararası geçerliliği de olmaz." diye konuştu.

Prof. Dr. Kocabıçak, Türkiye'nin uluslararası öğrenci sayısını artırmayı hedeflediğini, bu hedefe ulaşmada akreditasyon süreçlerinin önemli rol oynadığını belirtti.

YÖKAK'ın bugüne kadar 28 üniversiteye tam kurumsal akreditasyon, 39 üniversiteye koşullu akreditasyon verdiğini, 13 üniversitenin ise akreditasyon başvurusunun uygun bulunmadığını aktaran Kocabıçak, yükseköğretimde performans yönetimi, uluslararasılaşma, yönetim sistemleri ve mezun ilişkileri alanlarında gelişime ihtiyaç olduğunu söyledi.

Kocabıçak, İHÜ'nün özellikle mezun ilişkileri konusunda başarılı performans sergilediğini, ölçme ve değerlendirme süreçlerinin eğitim-öğretim faaliyetleriyle ilişkilendirilmesi konusunda ise gelişime açık yönleri bulunduğunu ifade etti.

Tam kurumsal akreditasyonun Avrupa Yükseköğretim Alanı Kalite Güvencesi Standartları ve İlkeleri doğrultusunda verildiğini, bundan sonraki süreçte üniversitelerden eğitim kalitesi, araştırma, toplumsal katkı, uluslararasılaşma ve mezun istihdamına yönelik somut etki analizleri beklediklerini dile getiren Kocabıçak, "Beş yılı aldık. Şimdi önemli olan bunun eğitim-öğretime, araştırmaya, toplumsal etkiye, uluslararasılaşmaya ve mezunların istihdamına nasıl katkı sağladığını ortaya koyabilmek. Bunların bir getirisi olması gerekiyor." ifadelerini kullandı.

"Yapay zekanın etkisini eğitim programlarına yerleştirmemiz gerekiyor"

Dünyada yükseköğretimin dijital dönüşüm, yapay zeka, çevre krizleri ve demografik değişim gibi gelişmelerden doğrudan etkilendiğini dile getiren Kocabıçak, yükseköğretim kurumlarının da bu dönüşüme uyum sağlaması gerektiğini belirtti.

Dünya Ekonomik Forumu'nun 2025 ve 2026 raporlarına değinen Kocabıçak, yapay zeka, siber güvenlik ve veri bilimi gibi dijital yetkinliklerin tüm disiplinlerin müfredatına entegre edilmesi gerektiğini kaydederek, "Bilgisayar mühendisliğinden tarihe, hukuktan Türk dili ve edebiyatına, tıptan coğrafyaya kadar bütün bilim dallarında mutlaka yapay zekanın etkisini eğitim programlarına yerleştirmemiz gerekiyor." dedi.

Prof. Dr. Kocabıçak, yeşil beceriler, girişimcilik, yenilikçilik, yaşam boyu öğrenme, yaratıcılık ve analitik düşünmenin geleceğin en önemli yetkinlikleri arasında yer aldığına işaret ederek, işverenlerin yüzde 70'inin mezun yetkinliklerinden memnun olmadığını, 2030 yılına kadar mevcut işlerin büyük bölümünün dönüşeceğini, üniversitelerin öğrencileri bu değişime hazırlaması gerektiğini söyledi.

Yapay zekanın meslekleri ortadan kaldırmayacağını ancak dönüştüreceğini dile getiren Kocabıçak, gazetecilik dahil birçok alanda yapay zekanın yardımcı araç olarak kullanılmasının önemine dikkati çekti.

Kocabıçak, yükseköğretimde yapay zekanın öğretim, öğrenme, araştırma ve yönetim süreçlerinde yaygınlaştığını, buna karşın intihal, yanlış bilgi üretimi ve eleştirel düşünme becerilerinin zayıflaması gibi risklerin de göz önünde bulundurulması gerektiğini ifade etti.

"Kalitenin bir kurum kültürü olması gerekiyor"

İHÜ Rektörü Prof. Dr. Atilla Arkan da üniversitenin kalite çalışmalarına katkı sunan önceki Rektör Prof. Dr. Mustafa Kemal Şahin'e, akademisyenlere ve idari personele teşekkür etti.

Kalitenin ancak kurumun tamamının benimsediği bir kültür haline geldiğinde sürdürülebilir olacağını dile getiren Arkan, "Kalite gerçekten bir süreç, bir bütünlük, bir adanmışlık. Bunu severek yapmanız lazım. İstemeyerek yaptığınızda hemen bırakacağınız bir yüke dönüşüyor. Dolayısıyla bunun bir kurum kültürü olması gerekiyor. Biz bunu kazandık, üzerine koyarak da gidiyoruz." diye konuştu.

Arkan, dünyanın hızlı değişimine uyum sağlayabilmek için kalite anlayışının bireyler tarafından içselleştirilmesi gerektiğini belirterek, "Bu hedefi kendiniz de içselleştirdiğinizde bu şekilde yaşamak size keyif verecek. Bunun öbür türlüsü ise size zarar veya acı verecek." dedi.

Kaliteyi, "insanın yaşamla ilgili en iyi yapabilme, en güzelini yapabilme, en doğrusunu yapabilme iradesi" olarak tanımlayan Arkan, akreditasyonun ise kurumların belirlenen kalite standartlarına uyup uymadığının bağımsız kuruluşlar tarafından denetlenmesi anlamına geldiğini kaydederek, dış değerlendirmeleri gelişim açısından önemli gördüklerini ifade etti.

Daha önce YÖKAK'ın değerlendirme sürecinden geçtiklerini aktaran Arkan, değerlendirme ekiplerinin hem güçlü yönleri hem de geliştirilmesi gereken alanları kendileriyle paylaştığını anlatarak, "Biz bunları çok değerli buluyoruz. Gelen ekipler olumlu taraflarımızı da geliştirmeye açık taraflarımızı da söyledi. Biz de bunları en kısa zamanda hayata geçirdik." dedi.

Kaynak: AA
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.