Yeni Yasama Yılı Başladı

Yeni Yasama Yılı Başladı
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Cumhurbaşkanı Gül, terör ile demokrasinin hiçbir ahvalde kol kola gezemeyeceğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, terör ile demokrasinin hiçbir ahvalde kol kola gezemeyeceğini belirterek, "Terörün kucaklanmasına, övülmesine ve meşru gösterilmesine müsamaha eden bir demokrasi de dünya üzerinde mevcut değildir" dedi.

Gül, TBMM Genel Kurulu'nda yaptığı yeni yasama yılı açış konuşmasında, milli çıkarların her ülke için temel unsur olduğunu vurgulayarak, Türkiye'nin milli çıkarlarının da kendileri için temel unsur teşkil ettiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Gül, Suriye'de ortalık durulunca ülkeyi yönetecek kadrolar ile ortaya çıkacak düzenin tüm Suriye halkını temsil etmesi; aşırılıklardan kaçınması ve intikamcı duygularla hareket etmemesinin en büyük arzuları olduğunu anlattı.

Yeni Suriye'nin kendi halkıyla ve komşularıyla barışık bir şekilde, toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini korumasının en temel öncelikleri olduğunu ifade eden Gül, öte yandan, Filistin davasına sadakat ve desteğin kesintisiz sürdürülmesinin, yeni Suriye'nin meşruiyetinin en önemli kaynaklarından biri olacağını belirtti.

Gül, "Şüphesiz bütün bu gelişmeler uzun güney sınırımızda bizim için yeni ve ciddi güvenlik sorunları ortaya çıkartmıştır. Büyük göç kitlesi ve ortaya çıkan kaos ortamını fırsat bilen terör örgütünün bu durumdan faydalanma çabaları terör saldırılarını tırmandırmaktadır" dedi.

-"Farklı odakların taşeronu haline gelmiştir""-

Terörün, Türkiye'de can almaya, yürekleri dağlamaya devam ettiğini ifade eden Gül, "Ülkemizde ve dünyanın farklı ülkelerinde çirkin yüzünü gösteren terör, siyasi veya adi bir suç değil, insan hayatına kasteden bir eylem ve insanlığa karşı işlenen bir suçtur" diye konuştu.

Geçen yıl Meclis'te yaptığı konuşmada, terör örgütünün, Türkiye'nin demokratik standartları yükseltme yönündeki kararlılığını, bir zafiyet olarak görmekle tarihi bir yanılgı içinde olduğunu vurguladığını hatırlatan Gül, şunları kaydetti:

"Terör örgütü bu kez de başta Suriye olmak üzere bölgede meydana gelen dönüşüm ve kaosu fırsat zannederek yeniden tarihi bir yanılgı içine girmiş; Türkiye'nin huzurunu ve kalkınmasını engellemek isteyen farklı odakların taşeronu haline gelmiştir.

Teröre karşı mücadele, hukukun üstünlüğü ve demokrasinin temel ilkeleri gözetilerek, aynı kararlılık ve azimle sürdürülecektir. Milletimize kasteden terör odaklarına karşı herhangi bir müsamaha gösterilmesi ve teröre karşı mücadelede en ufak bir zafiyet içine girilmesi asla söz konusu olmayacaktır.

Türk Silahlı Kuvvetleri ve güvenlik güçleri teröre karşı yürüttüğü mücadeleyi büyük fedakarlıkla ve yeni şartlara göre kendisini yeniden yapılandırarak sürdürmektedir. Devlet ve millet olarak Silahlı Kuvvetler ve güvenlik güçlerimize güvenimiz tamdır. Bu vesileyle, başta terörle mücadele olmak üzere, ülkemizin huzur ve güvenliği için hayatlarını kahramanca feda eden asker, polis ve sivil tüm şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi bir kez daha rahmet ve minnetle anıyorum.

Terörle mücadelede millet olarak, iktidarı, muhalefeti, medyası ve sivil toplum kuruluşlarıyla hepimiz tek yürek halindeyiz. Bu mücadelenin başarısı için kararlılık ve birlikteliğin sürmesi hayati önem arzetmektedir.

Bu bağlamda, hepimiz bu Meclis çatısı altında yaptığımız "Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğin" koruma yeminine sonuna kadar sadakat göstermeliyiz."

-"Terörün temel hedefi demokrasidir"-

Terör ile demokrasinin hiçbir ahvalde kol kola gezemeyeceğini vurulayan Gül,

"Terörün kucaklanmasına, övülmesine ve meşru gösterilmesine müsamaha eden bir demokrasi de dünya üzerinde mevcut değildir. Terör, en önemli anayasal değerlerden biri olan insan onurunu ve temel hakların başında gelen yaşama hakkını yok etmeyi hedeflediğinden hiçbir şekilde mazur gösterilemez. Milletçe topyekün yürütmemiz gereken terörle mücadelede şüphesiz en büyük silahımız, ahlaki üstünlüğümüzü ve hukuki meşruiyetimizi gerek içeride, gerek dışarıda asla kaybetmemektir. Bu meşruiyetin en büyük güvencesi ise demokrasimizdir" dedi.

Terörün kastettiği temel hedefin demokrasi olduğunun altını çizenm Gül, konuşmasına şöyle devam etti:

"Türkiye bir süredir günün şartlarına da uyum içerisinde demokrasinin kanallarını genişletme çabasındadır. Daha önce korkulan pek çok alanda cesur adımlar atıldı, atılıyor. Eşit vatandaşlık ilkesi çerçevesinde, herkesi mutlu edecek ve herkesin devletin bütün imkanlarından yararlanmasını sağlayacak değişiklikler birbiri ardına gerçekleştiriliyor. Gerçekleşen değişikliklerden hemen her alanda herkesin yararlanması da sağlanıyor. Pek çok yasak sona erdirildi. Kimliklere müdahale anlamına gelen uygulamalar artık yok. Anadiller üzerinde varolan baskılar kalktı. İsteyene anadilini öğrenme imkanı bu yıldan itibaren eğitim sistemi içerisine alındı. Ülkenin her yerindeki bürokratlar görevlerinin halka hizmet olduğunun bilincindeler."

-"Terör örgütü gelişmelerden çok rahatsız oldu"-

Terör örgütünün bu gelişmelerden çok rahatsız olduğunu ifade eden Gül, özgürlük alanı genişleyen halkın, doğal olarak istikrardan yana tavır almasının, terör örgütünü sıkıştırmakta olduğunu kaydetti.

Gül, şöyle devam etti:

"Bu itibarla, demokratik standartlarımızı yükseltme yönündeki cesaretimizin kırılmaması gerekir. Bugün konjonktürel sebeplerden artan terör saldırılarının tuzağına düşüp, yanlış istikamete girmemeli ve tekrar kısır döngü içine düşmemeliyiz. Bu bağlamda, bütün sorunların çözüm yerinin bu Meclis olduğunu hatırda tutmalı ve yeni Anayasa hazırlanması çabalarımızı da kararlılıkla sürdürülmeliyiz.

Son dönemde artan terör saldırıları ve can kayıpları nedeniyle en ufak bir karamsarlığa düşmemeliyiz. Evet, terör şiddetini artırmıştır. Ancak, unutmayalım ki, ülkemizin, demokratik standartlar, ekonomik gelişmişlik, siyasi istikrar ile askeri ve yumuşak güç bakımından belki de Cumhuriyet tarihinin en güçlü dönemini yaşadığı da bir vakıadır. Dolayısıyla, önümüzdeki sorunlar büyük olsa da bunlarla rahatlıkla başedecek güç, tecrübe ve birikimimiz de bulunmaktadır."

(sürecek)

Muhabir: Melda Çetiner

Yayıncı: Sefa Salantur - TBMM

Kaynak: AA