Varto'da Jeotermal Projesine 124 Günlük Direniş

Varto'da Jeotermal Projesine 124 Günlük Direniş
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

YENİ Parti Milletvekili Evrim Rızvanoğlu, Varto'da 124 gündür süren jeotermal enerji protestosunu ziyaret ederek, 'ÇED gerekli değildir' kararına tepki gösterdi ve halkın su kaynaklarının korunması gerektiğini vurguladı.

(ANKARA) - YENİ Parti İstanbul Milletvekili Evrim Rızvanoğlu, Muş'un Varto ilçesinde jeotermal enerji projesine karşı 124 gündür nöbet tutan vatandaşları ziyaret etti. Proje için verilen "ÇED gerekli değildir" kararına tepki gösteren ve en az 16 köyün su kaynakları ile meralarının risk altında olduğunu vurgulayan Rızvanoğlu, "Devletin görevi şirketin önünü açmak değil, vatandaşının hakkını korumaktır. Bilirkişi sürecinin takipçisi olacağız" açıklamasını yaptı.

YENİ Parti İstanbul Milletvekili Evrim Rızvanoğlu, partisinin Muş İl Başkanı Mehmet Şerif Sönmez, Varto İlçe Başkanı Veysel Balıkaya ve parti örgütüyle birlikte Varto'da jeotermal enerji projesine karşı 124 gündür nöbet tutan Vartolularla buluştu.

Direniş çadırını ziyaret eden Rızvanoğlu, geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlayan vatandaşlarla bir araya geldi; Vartoluların su kaynakları, meralar, tarımsal üretim ve projenin bölge üzerindeki olası etkilerine ilişkin kaygılarını dinledi.

Varto'daki mücadeleyi projenin gündeme geldiği ilk günden bu yana yakından takip ettiğini belirten Rızvanoğlu, "Bugün burada tuttuğunuz nöbetin 124'üncü günü. 124 gündür suyunuzu, toprağınızı, meranızı, köyünüzü korumak için buradasınız. 'Suyumuz akmaya devam etsin, derelerimize dokunulmasın, hayvanımızı suladığımız çeşmeler kurumasın, toprağımızda üretmeye, köyümüzde yaşamaya devam edelim' diyorsunuz. Sizin sesinizi soru önergeleri vererek Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne taşıdım. Genel Başkanımız Özgür Özel de grup toplantımızda Varto'nun mücadelesini bütün Türkiye'ye duyurdu. Bugün de yanınızdayım" dedi.

Projenin kapsamına dikkati çeken Rızvanoğlu, "Projeye baktığımızda Varto halkının neden bu kadar kaygılı olduğunu anlamak hiç de zor değil. Yaklaşık 4 bin hektarlık bir ruhsat alanından söz ediyoruz. Bu alanda 10 ayrı sondaj kuyusu planlanıyor. Ama çevresel değerlendirmeye konu edilen alan sadece 8 hektar kadar. Sonunda da bu proje için 'ÇED gerekli değildir' kararı veriliyor. İnsan ister istemez soruyor: Nasıl gerekli değil?" diye konuştu.

"51 PINAR, 28 ÇEŞME VAR EN AZ 16 KÖYÜN YAŞAMI BU COĞRAFYAYA BAĞLI"

Bölgedeki su kaynakları ile tarım ve hayvancılık faaliyetlerine işaret eden Rızvanoğlu, "Bu coğrafyada 51 pınar, 28 çeşme var. Mengel Deresi var, Mengeneç Çayı var. Tarım var, hayvancılık var, meralar var. En az 16 köyün yaşamı doğrudan bu coğrafyaya bağlı. Bunların hepsi Varto halkının hayatının bir parçası. Dolayısıyla insanların 'Suyumuza ne olacak?', 'Pınarlarımız etkilenecek mi?', 'Hayvancılığımız ne olacak?' diye sormasından daha doğal ne olabilir? Buna karşılık insanlara 'ÇED gerekli değildir' deniliyor. İtiraz tam da burada başlıyor" dedi.

Rızvanoğlu, projenin yabancı bir şirket tarafından yürütüldüğünü aktararak, şunları söyledi:

"Üstelik bütün bunlar yabancı bir şirketin projesi için yapılıyor. Bir tarafta burada yaşayan insanlar var. Suyu buradan içen, hayvanını burada otlatan, toprağını ekip biçen, çocuğunun da yarın burada yaşamasını isteyen insanlar. Diğer tarafta bir şirketin ticari çıkarı. Hoyrat AK Parti iktidarı ise tercihini yine vatandaştan değil, şirketten yana kullanıyor. Varto'ya reva görülen bu. Yabancı bir şirketin çıkarı için Varto'nun suyunu, toprağını, merasını riske atmaya değer mi? Elbette değmez. Bir şirket bugün gelir, yarın gider. Ama burada yaşayacak olan sizsiniz. Suyu kaybeden siz olacaksınız. Toprağı zarar görürse bunun bedelini ödeyen siz olacaksınız."

"DEVLETİN GÖREVİ ŞİRKETİN ÖNÜNÜ AÇMAK DEĞİL, VATANDAŞININ HAKKINI KORUMAKTIR"

Varto'nun deprem gerçeğine de değinen Rızvanoğlu, bölgenin hassasiyetlerinin göz ardı edilemeyeceğini belirterek, "Üstelik burası Varto. Bu topraklarda yaşayan insanlara depremin ne olduğunu anlatmaya gerek yok. Varto halkı bu gerçeği hepimizden iyi biliyor. Böylesine hassas bir coğrafyada yapılacak bir projede fayların, yeraltı sularının, pınarların, derelerin, tarımın ve meraların çok ciddi biçimde değerlendirilmesi gerekir. En önemlisi de burada yaşayan insanların kaygılarının ciddiye alınması gerekir" dedi.

Rızvanoğlu, kamu kurumlarının önceliğinin bölgede yaşayan vatandaşların haklarını korumak olması gerektiğini vurgulayarak, "Devletin görevi de budur. Şirketin önünü açmak değil, vatandaşının hakkını korumaktır. Biz enerji üretimine karşı değiliz. Ama enerji üretirken suyunuzu, toprağınızı, yaşam alanlarınızı korumak zorundayız. Çünkü kalkınma dediğiniz şey insanların yaşamını daha iyi hale getiriyorsa anlamlıdır. İnsanların suyunu, toprağını ve geçim kaynağını kaybetme korkusuyla 124 gün nöbet tutmak zorunda kaldığı bir yerde, durup o insanları dinlemek gerekir" değerlendirmesinde bulundu.

"BİLİRKİŞİ SÜRECİNİN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ"

Projeye ilişkin hukuki süreçte gelinen aşamaya da dikkati çeken Rızvanoğlu, "Sizin mücadeleniz sayesinde bugün hukuki süreçte de önemli bir aşamaya gelindi. Bingöl İdare Mahkemesi keşif ve bilirkişi incelemesine karar verdi. Biz de bu sürecin takipçisi olacağız. Ben bugün buraya size yeni bir şey söylemeye gelmedim. Çünkü siz 124 gündür ne söylediğinizi çok açık biçimde anlatıyorsunuz. Suyumuza dokunmayın. Toprağımıza dokunmayın. Yaşamımıza dokunmayın diyorsunuz. Ben bugün buraya YENİ Parti olarak sizin bu haklı talebinizin yanında olduğumuzu söylemeye geldim. İlk günden beri yanınızdayız. Bundan sonra da yanınızda olacağız" ifadelerini kullandı.

Kaynak: ANKA
Haberler.com
2000

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.