Kırım Tatar Sürgünü Ankara'da Anıldı

Ukrayna'nın Ankara Büyükelçiliği, 18 Mayıs 1944'teki Kırım Tatar soykırımının yıl dönümünde anma programı düzenledi. Büyükelçi Nariman Celal, sürgünde 200 bin kişinin yerinden edildiğini ve yarısının öldüğünü belirterek, Rusya'nın 2014 işgaliyle baskıların geri döndüğünü vurguladı.
Ukrayna'nın Ankara Büyükelçiliği tarafından Kırım Tatar Türklerinin sürgününün yıl dönümünde anma günü programı düzenlendi.
Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celal'in ev sahipliğinde düzenlenen programa Ankara'daki yabancı diplomatik misyon temsilcileri ve davetliler katıldı.
Burada konuşan Celal, 18 Mayıs 1944'te Sovyetler Birliği askerlerinin Kırım Tatarlarının evlerine girdiğini ve insanların neler yaşadığını anlatarak, 18-20 Mayıs 1944'te Kırım Tatarlarının bulunduğu 67 trenin Orta Asya'ya ve Sovyetler Birliği'ne ait diğer bölgelere gittiğini, 3 günde yaklaşık 200 bin kişinin sürgün edildiğini anımsattı.
Celal, sürgün edilenlerin çoğunluğunun kadın, çocuk ve yaşlı olduğunu belirterek, "Bu bir yer değiştirme ve tahliye değildi. Bu bir soykırımdı." dedi.
Yolculuğun ve sürgünün ilk yılında Kırım Tatarlarının neredeyse yarısının açlık, hastalık ve insanlık dışı yaşam koşulları nedeniyle hayatını kaybettiğini aktaran Celal, Sovyetler Birliği'nin Kırım Tatarlarının kimliğini sistematik olarak ortadan kaldırdığını, köylerin isimlerini değiştirdiğini, okulları kapattığını ve mülklere el koyduğunu söyledi.
Celal, Kırım Tatarlarının yalnızca fiziksel olarak değil, tarihi olarak da ortadan kaldırılmaya çalışıldığını kaydetti.
Ukrayna'nın bağımsızlığıyla çok sayıda Kırım Tatar ailesinin topraklarına döndüğünü ve Ukrayna ile demokratik bir devlet kurmak ve özgürlüklerini savunmak için çalıştıklarını anlatan Celal, 2014'te Rusya'nın Kırım'ı yasa dışı ilhakıyla tekrar "aynı baskı, korku ve kolonyal şiddet mantığının" geri geldiğini ifade etti.
Celal, 2014'ten bu yana Kırım'da yaşananlardan bahsederek, "Bugün Kırım, sadece işgal altındaki bir bölge olmakla kalmayarak, militarizasyon, baskı ve kasıtlı demografik mühendisliğin yaşandığı bir alan haline geldi." dedi.
Tahmini verilere göre 2014'ten bu yana Kırım'a 500 bin ila 800 bin arasında Rus vatandaşın taşındığını söyleyen Celal, Kırım Tatarları ve Ukrayna yanlısı bölge sakinlerinin ise "sindirme, siyasi saiklerle yürütülen yargılamalar, iş ve mülk kaybı, mülke el konulması ve sürekli baskı yoluyla sistematik olarak bölgeden uzaklaştırılma" gibi durumlara maruz kaldığını vurguladı.
Kırım Tatarları "varoluşsal bir tehditle" karşı karşıya
Celal, "Kırım'ın kimliğinin değiştirilme girişiminde" bulunulduğunu ve Kırım Tatarlarının "varoluşsal bir tehdit" ile karşı karşıya olduğunu aktararak, hafızalarını koruyan halkların asla yenilmeyeceğinin altını çizdi.
Ukrayna'nın tutumunu değiştirmediğini ve kararlı olduğunu belirten Celal, "Kırım, Ukrayna'dır. Kırım Tatarları, Kırım'ın yerli halkıdır. Topraklarına, kimliklerine, dillerine, öz yönetimlerine ve geleceklerine ilişkin hakları müzakere konusu olamaz." ifadesini kullandı.
Celal, Ukrayna ve Kırım Tatarlarının özgürlük, egemenlik ve adaleti savunmada yan yana yer aldıklarına işaret ederek, bu mücadele Türkiye'nin desteğine çok değer verdiklerini dile getirdi.
Ukrayna'yı destekleyen tüm ortaklara ve dost ülkelere de teşekkür eden Celal, "Kırım bizim yurdumuzdur ve döneceğiz." dedi.












