Toptan'dan Ruhban Okulu Açıklaması
TBMM Başkanı Köksal Toptan, Ruhban Okulu'nun Açılmasında Hiçbir Sakınca Görmediğini Belirterek, "Ruhban Okulu Eski Statüsünde Açılacak İse Anayasa'nın 24. Maddesi, Şu Haliyle Engel.
TBMM Başkanı Köksal Toptan, Ruhban Okulu'nun açılmasında hiçbir sakınca görmediğini belirterek, “Ruhban Okulu eski statüsünde açılacak ise Anayasa'nın 24. maddesi, şu haliyle engel. Şayet, Ruhban Okulu ilgilileri, Ruhban Okulu'nun bir devlet üniversitesine doğrudan ya da bir devlet üniversitesinin ilahiyat fakültesine bağlı olmasına razı olsalar, hiçbir sorun yok. Ama benim bildiğim kadarıyla ona yanaşmıyorlar” dedi.
Toptan, TRT TÜRK'te canlı yayınlanan programda soruları yanıtladı. “Ruhban Okulu'nun çözümü konusunda son dönemde Hükümet için de 'Bu iş için Anayasa ya da yasa değişikliği yapmaya gerek yok, bu iş için siyasi irade yeterlidir. Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde sorun çözülebilir' deniyor. Sizce bu yeterli mi, bir siyasi iradeyle çözülebilir mi yoksa bir yasal düzenleme yapmak gerekiyor mu?” sorusuna karşı, olayın iki boyutu olduğunu ifade eden Toptan, şunları kaydetti:
“Olayın bir siyasi irade, bir de hukuki boyutu var. Türkiye'de bu sorununun çözümü konusunda bir siyasi iradenin öteden beri mevcut olduğunu biliyoruz. Sorun, hukuki sorun...Ruhban Okulu, eski statüsünde açılacak ise Anayasanın 24. maddesi, şu haliyle engel. Çünkü bu madde, din eğitimi ve öğretiminin devletin denetim ve gözetimi altında yapılması gerekliliğini öngörüyor. Bu çerçevede baktığınız zaman, bir özel imam hatip okulu ya da bir özel ilahiyat fakültesi olmaz Türkiye'de. Niye? Bu devletin denetim ve gözetimi altındadır. İşte devlete bağlı imam hatip okulu var, devlet üniversitelerine bağlı ilahiyat fakülteleri var. Sorun burada çıkıyor. Şayet, Ruhban Okulu ilgilileri, başta Sayın Patrik olmak üzere, Ruhban Okulu'nun bir devlet üniversitesine doğrudan ya da bir devlet üniversitesinin ilahiyat fakültesine bağlı olmasına razı olsalar, hiçbir sorun yok. Ama benim bildiğim kadarıyla ona yanaşmıyorlar. O açıdan, Hükümet kanadından yapılan açıklamalar, öyle bir doğruyu ifade ediyor. Ama sadece siyasi iradeyle bunun çözülmesi mümkün değil. Karşı tarafın buna 'evet' dememesi halinde... Öyle denildiği zaman zaten hiçbir sorun kalmıyor. Zaten şimdiye kadar da bu çoktan çözülmüştü. Yanlış hatırlamıyorsam Sayın Hüseyin Çelik'in önerisi vardı; 'Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesine bağlı olarak burayı açabiliriz' diye. Ama karşı tarafta böyle bir karşı irade ortaya konulmadığı için çözümsüzlük bugüne kadar geldi. Ya Anayasanın 24. maddesini değiştirmek lazım, bağımsız bir ruhban okulu açılabilmesi için, veyahut da bir devlet üniversitesine bağlı meslek yüksekokulu olarak...”
Toptan, “Sizin şahsi görüşünüz nedir, Sizce açılmalı mı?” sorusuna, “Bence hiçbir sakıncası yok” derken, “Hem de onların istediği gibi çok da ilahiyata bağlamadan ayrı bir üniversite olarak..” sözlerine, “Onun için Anayasayı değiştirmek lazım” karşılığını verdi.
“Belki Anayasa değişikliği çalışmalarına bunu da koyarsınız” denmesine Toptan, “Ama o zaman Türkiye'de bir sürü din eğitimi veren okullar açılacak. Onu da tartışmak lazım” karşılığını verdi. Toptan, “Münhasıran buna yönelik bir şey olmaz diyorsunuz” sözlerine karşılık ise, “Gayet tabii... Herkes için yol açılır. Burada bir makulde uzlaşmak mümkündür. Yeni ne olur Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesine bağlı bir enstitü ya da meslek yüksek okulu olsa...Gidip orada Marmara Üniversitesi Rektörü her hafta Ruhban Okulu'nu denetlemez. Niye denetlensin ki? İnattan vazgeçmek lazım” diye konuştu.
“UMUTLU OLDUĞUMU SÖYLEYEMEM”
Toptan, “Kıbrıs'tan yeni geldiniz. Oradaki hava nedir, görüşmelerden bir çözüm umudu var mı?” sorusuna, Türkiye'nin samimi olarak çözüm istediğini ve bunu da her fırsatta ifade ettiğini belirterek, KKTC'nin de çözüm istediğini ve Annan Planı'na verdiği destekle çözüm iradesini açıkça ortaya koyduğunu kaydetti. KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve Başbakan Derviş Eroğlu'nun çözüm için üzerine düşeni yaptığını ve büyük gayret içinde olduklarını anlatan Toptan, Türkiye'nin liderler zirvesini desteklediğini ve oradan sonuç çıkmasını beklediğini ifade etti.
Türkiye'nin ve KKTC'nin görüşmeler yapılırken ortaya koyduğu “olmazsa olmazları” olduğuna işaret eden Toptan, “İki ayrı devletin varlığı, iki ayrı halkın olduğu, iki ayrı egemenlik hakkının ve iki ayrı hukukun bulunduğu... Bunlar kabul edildiği takdirde kurulacak Kıbrıs devleti konusunda herkes müttefik. Ama tabi burada AB, Güney Kıbrıs Rum yönetimini AB üyesi yapmakla çözüm yolunu ciddi şekilde tıkamıştır. AB bana göre fevkalade yanlış bir kararla ve uluslararası sözleşmelere, anlaşmalara aykırı davranmak pahasına kendi içine ciddi bir ihtilaf aldı. Şimdi kararlar aldık, KKTC'ye yardım yapılması konusunda ama Rum Yönetimi bunları engelliyor. Buna karşılık AB hiçbir şey yapamıyor, eli kolu bağlı şekilde. Sadece Türkiye'ye 'ambargoları kaldırın' diyor. Türkiye'nin de olmazsa olmazları var. Ne olur sonuç? Umulur ki bir anlaşmaya varılır. Ama doğrusunu isterseniz çok da umutlu olduğumu söyleyemem.”
Yunanistan Dışişleri Bakanı Dora Bakoyani'nin “Orada iki ayrı egemenlik hakkı varmış gibi düşünenler yanlış düşünüyor” dediğinin anımsatılması üzerine Toptan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Olay şu; Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanı geçenlerde Katar'da bir açıklama yaptı; 'bir yumuşak federasyon olduğu takdirde biz 10 yıl içine Kuzey kesimde yaşayan Türkler'i asimile ederiz' dedi. Bunu açık açık söylüyorlar. Niyetleri o. Türk tarafın neden egemenlik fikrinde ısrarlı? Çünkü yeni bir kabus yaşamak istemiyor, KKTC'de yaşayan soydaşlarımız. İyi niyette bir beraberlik, birliktelik olsun, bir ortak devlet yapımına katkı yapımına katkıda bulunsun istiyor ama nihayet Rum Yönetimi eski huylarını ortaya çıkarır, Türklerin üzerinde baskı kurmaya çalışır, Türkler'i yok etmeye yeniden niyetlenirse, o zaman Türklerin başvuracağı bir çare olmalı ellerinde. İşte o egemenlik hakkının kendi elinde tutulması keyfiyetidir. O bakımdan yaşamsal bir önem taşıyor.”
“OBAMA'YA ÇOK BÜYÜK UMUTLARLA BAKIYORUM”
Toptan, “İran'da yaşananlar nereye gider, ülke bu sorunu atlatabilir mi?” sorusuna, “Komşumuz, dostumuz bir ülke...Süratle normalleşmesini isterim” dedi.
“Obama'nın İslam dünyasına yaptığı açıklamalar tartışma yarattı. Bugüne kadar ABD başkanlarından bu netlikte açıklamalar görmemiştik. Ne dersiniz, İslam dünyası ile ABD'nin arası düzelecek mi?” sorusuna Toptan, ABD Başkanı Barack Obama'nın sadece İslam dünyası, ABD için değil, tüm dünya için yeni bir ümit ve heyecan olduğunu ifade ederek, bunu herkesin iyi anlaması gerektiğini vurguladı.
Toptan, “Obama'nın gelişiyle ortaya çıkan şansın, dünya ve insanlar tarafından iyi değerlendirilmesi lazım geldiğini düşünüyorum. Ben Obama'ya çok büyük umutlarla bakıyorum. umarım da ABD'de aynı şekilde bakar” dedi.













