TGC: Gazeteci Selahattin Günday serbest bırakılmalı

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu, Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında tutuklanan gazeteci Selahattin Günday'ın serbest bırakılmasını isteyerek, "Bir muhabirin, çekmediği bir görüntü nedeniyle, yürürlükte olmayan bir kanun maddesiyle ve zaman aşımına uğramış bir iddiayla özgürlüğünden yoksun bırakılması kabul edilemez" açıklamasını yaptı.
(İSTANBUL) - Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu, Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında tutuklanan gazeteci Selahattin Günday'ın serbest bırakılmasını isteyerek, "Bir muhabirin, çekmediği bir görüntü nedeniyle, yürürlükte olmayan bir kanun maddesiyle ve zaman aşımına uğramış bir iddiayla özgürlüğünden yoksun bırakılması kabul edilemez" açıklamasını yaptı.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nden yapılan açıklamada, gazeteci Selahattin Günday'ın, Kaşif Kozinoğlu'nun 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde yaşamını yitirmesine ilişkin, aradan geçen 15 yıl sonra yeniden başlatılan soruşturma kapsamında tutuklandığı hatırlatıldı.
Halkın haber alma hakkına hizmet eden gazetecilerin, somut delillerden ve hukuki gerekçelerden yoksun tutuklama kararlarıyla özgürlüklerinden mahrum bırakılmasının, sadece bireysel bir hak ihlali değil, aynı zamanda toplumun bilgi edinme hakkına vurulmuş ağır bir darbe olduğu belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
"Unutulmamalıdır ki, demokratik sistemlerde gazetecilere tanınan güvenceler gazetecinin şahsına değil, doğrudan toplumun haber alma hakkına tanınmış güvencelerdir. Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, Selahattin Günday olay tarihinde adliye muhabiri olarak mesleğini icra etmekteydi. Kendisine yöneltilen 'istihbarat faaliyetiyle ilgili bilgi ve belgeleri ifşa etmek' ve 'kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak' isnatlarının dayandığı görüntüyü çekmediği, 'görevinin muhabirlik olduğu, kameraman olmadığı yönündeki beyanı' kamuoyuyla paylaşılmıştır. Bu beyanı çürüten bir teknik delilin dosyada bulunduğuna dair herhangi bir bilgi de kamuoyuna yansımamıştır.
"HERKESİN BİLDİĞİ BİR BİLGİ, İSTİHBARAT SIRRI SAYILAMAZ"
Tutuklama talebinde, Günday'ın hangi görüntüyü çektiği, hangi bilgiyi ele geçirdiği ve bunu nerede yayımladığı belirtilmemiştir. Yine kamuoyuna yansıyan bilgiler arasında; dosyaya sunulduğu bildirilen bir belgede, söz konusu görüntüyü ilk kez çeken kişinin başka bir ajans muhabiri olduğu, bizzat o kişinin kendi ifadesiyle yer aldığı belirtilmektedir. Kozinoğlu'nun kimliği ve adliyeye geleceği bilgisinin, olay tarihinde zaten basında yer aldığı, kamuoyunca bilindiği de anlaşılmaktadır. Kamuoyunca bilinen bir bilgi istihbarat sırrı sayılamaz. Bu bilgiler ışığında şunu tekrar hatırlatırız; bir kamu görevlisinin adliyeye gelişi kamuoyunu ilgilendiren bir olaydır; olayın kendisi haberdir ve haber yasaklanamaz. Meslektaşımızın avukatı, tutuklamaya dayanak gösterilen kanun maddesinin iddia edilen eylem tarihinde, bugünkü haliyle yürürlükte olmadığını da belirtmiştir. Kanunlar geriye yürütülemez. Savunma, ayrıca isnat edilen fiil üzerinden kanuni zaman aşımı süresinin dolduğunu ileri sürmüş, karar bu itiraza gerekçeli bir yanıt vermemiştir. Tutuklama kararındaki kaçma, delil karartma ve baskı ihtimaline dair ifadeler, hiçbir somut olguya dayandırılmamıştır."
"KAMUYA AÇIK BİR HABER TAKİBİ YAPMIŞTIR"
Anayasa'nın 26. maddesinin, düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğünü, 28. maddesinin ise basın özgürlüğünü güvence altına aldığı hatırlatılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
"5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 26. maddesi, 'hakkını kullanan kimseye ceza verilmez' hükmünü taşır. Haberin verilmesinde kamu yararı varsa, güncelse ve meslek ilkeleri gözetilerek yapılmışsa, o haber sonuçları ne olursa olsun hukuka uygun kabul edilir. Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi'nde gazeteciliğin temel amacı, halkın gerçekleri öğrenme hakkına hizmet etmek olarak tanımlanmıştır. Selahattin Günday, bu amaç doğrultusunda, adliye önünde kamuya açık bir haber takibi yapmıştır. Bir muhabirin, çekmediği bir görüntü nedeniyle, yürürlükte olmayan bir kanun maddesiyle ve zaman aşımına uğramış bir iddiayla özgürlüğünden yoksun bırakılması kabul edilemez.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti olarak, hukukun üstünlüğü, adil yargılanma hakkı ve basın özgürlüğü ilkeleri doğrultusunda, meslektaşımız Selahattin Günday hakkındaki tutuklama kararının yeniden değerlendirilmesini ve serbest bırakılmasını talep ediyoruz. Gazetecilik suç değildir."













