Tanzanyalı çocukların Türk annesi

TÜRKİYE'nin eski Darüsselam Büyükelçisi Ali Davutoğlu'nun (71) eşi Yeşim Meço Davutoğlu (59), Tanzanya'da bulunduğu 2012-2020 yıllarında ihtiyaç sahiplerine yönelik yürüttüğü yardım faaliyetleriyle 'Türk anne' olarak tanındı.
TÜRKİYE'nin eski Darüsselam Büyükelçisi Ali Davutoğlu'nun (71) eşi Yeşim Meço Davutoğlu (59), Tanzanya'da bulunduğu 2012-2020 yıllarında ihtiyaç sahiplerine yönelik yürüttüğü yardım faaliyetleriyle 'Türk anne' olarak tanındı. Yeşim Meço Davutoğlu, Türkiye'ye dönmelerine rağmen Tanzanya'da kurduğu vakıf ve yetimhane aracılığıyla 77 çocuğa bakım sağlamaya devam ediyor.
Ali Davutoğlu, 2012-2020 yılları arasında da 2 dönem olmak üzere Tanzanya'da Darüsselam Büyükelçisi olarak görev yaptı. Eşi Yeşim Meço Davutoğlu da Tanzanya'da bulunduğu yıllarda ihtiyaç sahiplerine yönelik yürüttüğü yardım faaliyetleriyle 'Türk Anne' olarak anıldı. Bu süreçte biyolojik çocukları Balkan Davutoğlu'nun (20) yanı sıra Tanzanyalı yetim çocuk Osman'ı (11) 3,5 yaşındayken evlat edinen çift, Ayşe'ye de (19) koruyucu aile oldu. Yeşim Meço Davutoğlu, 2018 yılında Tanzanya'da Aşure Yardım Vakfı'nı ve Aşure Vakfı Yetimhanesini kurdu. 2020'de eşi emekli olunca Ankara'ya dönen Yeşim Meço Davutoğlu, Tanzanya devleti tarafından desteklenen 2 yetimhaneden birisi olan Aşure Vakfı Yetimhanesinde 0-18 yaş aralığında 77 çocuğa bakım sağlamaya devam ediyor. 2 ayda bir Tanzanya'ya giderek yardım çalışmalarını sürdüren Yeşim Meço Davutoğlu'nun özellikle albinolara yönelik yardım faaliyetleri belgesel haline getirildi. Yeşim Meço Davutoğlu, Tanzanya'da dezavantajlı gruplara, kimsesiz çocuklara, engellilere, albinolara, kadınlara destek olarak herkesin Türk annesi oldu. Yeşim Meço Davutoğlu'na, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Türkiye'nin tanıtımına katkıları dolayısıyla 2020 yılında Dışişleri Bakanlığı Üstün Hizmet Ödülü verildi.
'TÜRK KADININI YARDIMSEVERLİĞİ İLE TANITTIM'
Yeşim Meço Davutoğlu, eşiyle evlenmesinin ardından tüm görevlerde eşine destek olduğunu anlatarak, "Ben eşimle evlendikten sonra anladım ki bir diplomatla evlenmek aynı zamanda bir mesleğe sahip olmak demektir. Başkonsolos veya büyükelçi eşi olduğunuzda; bir bayana çok iş düştüğünü anladım. Devletin bize sağladığı imkanlar vardı, evimizde yardımcılarımız vardı. Demek ki devletin bizden de beklentileri var şeklinde düşündüm. Benim hayat felsefemde, hayat yolumda insanlığa hizmet etmek çok önemli bir yer tutuyor. Allah'ın en sevdiği ibadet onun yarattığı başka bir kula destek vermek, yardım etmek. Türk kadınını Afrika'da yardımseverliğiyle, cömertliğiyle, eli açıklığıyla, insanları sarıp sarmalamasıyla, dertlilere derman olmasıyla tanıtıp, o anne rolünü oynadım. ve orada da 'Mama Turkey' ismini verdiler bana. Eşim emekli oldu. Fakat ben kopmadım. 2 ayda bir gidiyorum. Yetimhanemizde, derneğe gelen yardımlarla 77 yetime bakıyoruz ve 10 çalışanımız var" dedi.
'TÜRK KADINI İÇİN BÜYÜK GURUR'
Davutoğlu, kendisini en çok Tanzanya'da albinoların etkilediğini anlatarak, "Albinoları renklerinden dolayı genetik olarak kabul etmiyorlar. Kollarını bacaklarını kesip, büyücülükte kullanıyorlar veya bir siyah kadının beyaz bir çocuğu genetik olarak doğurabileceğini kavrayamıyorlar. Türkiye'yi bir Türk kadınını yardımseverliğiyle, merhametiyle temsil etmeye çalıştım. Ben Afrika'nın insanına yatırım yaptım. Bu biraz uzun zamanlı bir geri dönüşüm. Ama ben görmesem de ülkem görecek. Ülkemin gençliği bu geri dönüşümü görecek. Yetimhanemiz tamamıyla Türk iş adamlarının desteğiyle ve yardımlarıyla kuruldu. İnsanın ülkesini 'Türk anne' olarak adlandırılarak temsil etmesi bir Türk kadını için çok büyük gurur. Ben bu dünyada en çok Mama Turkey olmayı sevdim" diye konuştu.
Davutoğlu, albinolara verdikleri destek ile Tanzanya'da kutlanan Albino Farkındalık Günü'nün Birleşmiş Milletler tarafından 'Uluslararası Albinizm Farkındalık Günü' olarak kutlanmaya başladığını söyleyerek, "Benim ülkem de bütün bu yaptıklarıma hiçbir zaman sessiz kalmadı. Bana destek verdi ve beni çok güzel bir ödülle taçlandırdı. Ben şu an Türkiye'de madalya alan, Dışişleri Üstün Hizmet Ödülü'nü alan tek büyükelçi eşiyim. Belki de bir kişinin o filmi seyretmesi, oradaki bir kişinin bir gece daha tok yatmasına sebep olacak. Bir çocuğun daha eğitimine sebep olacak. Bir albinonun daha kurtuluşuna sebep olacak. Yardım eden herkesin biri bin olsun" ifadelerini kullandı.
'TÜRKİYE'Yİ TAKDİR EDEN BİR NESİL OLACAK'
Eski büyükelçi Ali Davutoğlu ise diplomat eşi olmanın çok önemli olduğunun altını çizerek, "Eşler görevlerde Türk devletinin temsilinde yer alır. Yeşim bu vesileyle Türk kadınını temsil etmiştir. Türk kadınının fedakarlıklarını, yardımseverliğini en iyi şekilde Tanzanya halkına gösterdi. Onun için Yeşim'e 'Türk anne' diye hitap ettiler. Şu anda yetimhanede 77 çocuk var. O 77 çocuk sadece giyim kuşam değil, yiyecek değil, aynı zamanda topluma faydalı çocuklar olarak yetiştirilmeleri için okullarda okutuluyor. O çocuklar ileride Türkiye'yi tanıyan, Türkiye'nin yardımlarını takdir eden bir nesil olarak Tanzanya'da önemli görevlerde yer alacaklar. Eşimin yardımseverliği iki ülke arasındaki ilişkilerde çok önemli yer tuttu. Eşim yalnızca kocasının devleti temsilinde yanında yer almadı. Türk kadının özelliklerini gösterdi yurt dışında. Bundan dolayı kendisine 'Türk anne' diye hitap edildi. Bundan gurur duydum. Eşimi takdirle karşıladım hep" dedi.














