Milli Yol Partisi Genel Başkanı Çayır: "Süreli Siyaset Getireceğiz. 4+4, Anayasal Hüküm Olacak" - Haberler
Haberi Paylaş

Milli Yol Partisi Genel Başkanı Çayır: "Süreli Siyaset Getireceğiz. 4+4, Anayasal Hüküm Olacak"

ANKA - Melis Yıldırım - Güncel
 - Güncelleme:

Milli Yol Partisi Genel Başkanı Sayın Remzi Çayır, “Bir şeyi değiştireceğiz, her şeyi değiştireceğiz. Siyaseti değiştireceğiz, her şeyi değiştireceğiz. Öyle, süresiz siyaset hastalığı yok. Görev tanımı ve görev süresi belli olan siyasetle yola devam edeceğiz. Görev tanımı ve süresi belli olmayan yöneticilerin yönettiği bir ülkeden krallık çıkar. Süreli siyaset getireceğiz, tek celsede adalet sağlayacağız. O dönemler bitti. 4+4, anayasal hüküm olacak” dedi.

Milli Yol Partisi Genel Başkanı Sayın Remzi Çayır, "Bir şeyi değiştireceğiz, her şeyi değiştireceğiz. Siyaseti değiştireceğiz, her şeyi değiştireceğiz. Öyle, süresiz siyaset hastalığı yok. Görev tanımı ve görev süresi belli olan siyasetle yola devam edeceğiz. Görev tanımı ve süresi belli olmayan yöneticilerin yönettiği bir ülkeden krallık çıkar. Süreli siyaset getireceğiz, tek celsede adalet sağlayacağız. O dönemler bitti. 4+4, anayasal hüküm olacak" dedi.

Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır, Ankara'da, partisinin Yenimahalle İlçe Kongresi'ne katıldı. Çayır, burada yaptığı konuşmada, şunları söyledi:

"Üniversiteyi bitirmiş gençler. Belediye veya kamunun herhangi bir kuruluşu, işe alım için imtihan açıyor. Çocuklar, gençler büyük umutlarla gidiyorlar. Yazılıyı geçip, mülakata gidiyorlar. 'İktidara yakın mısın, uzak mısın?', 'İktidardan referansın var mı yok mu?', 'Partili misin partisiz misin?' diye soruyorlar. 'Ailesine bakın, Facebook'una bakın, sağcı mı solcu mu, Sünni mi Alevi mi' diye bakın. Avanaklara bakın, avanaklara. Ülkeler bu şekilde yükselmemiş. Hiçbir zaman atalarımız da geçmişimizde böyle davranmamış.

"BU ÜLKE BU KAFAYLA GİDERSE GELECEK YÜZYIL DA AYNI ŞEYLERİ KONUŞURUZ"

Eğer bu ülke bu kafayla giderse bu siyasetle giderse bu partilerle giderse, bu kafayla giderse, bu sistemle giderse; işi ehline değil, işi partilisine verirse bizim ahval değişmez. Gelecek yüzyıl aynı şeyleri konuşup dururuz. Onun için dedik ki, bu bir parti değil, Muhsin Başkan'ın aşıkları. Bu bir siyasi parti değil inkılap hareketi. Bu bir değişim ve dönüşüm hareketidir. Bu yanlışa, adaletsizliğe itiraz hareketi. Biz bir siyasi parti değiliz. Sıradan bir siyasi hareket başlatmadık. Bu ülkeyi satanların elinden bu ülkeyi kurtarma hareketi bu. Böyle geldi, böyle gitmeyecek. İtirazımız var. İtirazımız var. İtirazımız var.

"SİYASET, TİCARETİN YOLU OLMUŞ, RANT YOLU OLMUŞ"

18 yaşında Ankara'ya geldim. 13 yıl. Muhsin başkanımla birlikte hücrelerde kaldık. Hapishaneden dışarı çıkınca dedik ki 'Türkiye bu kafayla giderse Ali de gelse aynı Veli de gelse aynı'. 150 yıldır bir ülke kendi kendini tekrar eder mi? 150 yıldır bir ülke problemleri çözmeden hayatına devam eder mi? Etmiş.

Siyasiler kendilerini zengin etmişler, çevrelerini, partililerini zengin etmişler. Fakir fukara? Onlara sıra gelmiyor ki… Siyaset ticaretin yolu olmuş, rant kapısı, makam kapısı olmuş. Milletin hizmetkarı olmamış.

Yıl, 1923. Mustafa Kemal Atatürk bir seçim beyannamesi yayınlıyor. 100 yıl önce. 'Toplumda adalet sağlanacak, toplumda kalkınma sağlanacak, toplumda hayat pahalılığına son vereceğiz, toplumda huzur ve adaleti yapacağız, liyakati getireceğiz; demiş. 100 yıl geçmiş, adaletsizlik halledilmiş mi? Liyakat var mı?

Biz gelirsek, bizden olup olmaması önemli değil, hatta bizim dinimizden olup olmaması da önemli değil. İnsanlığa hizmet ediyor mu, Türk milletine hizmet ediyor mu, onu işin başına getireceğiz.

"GENÇLERİN YÜZDE 80'İ İSTİKBALİNİ BAŞKA ÜLKELERDE ARIYORLAR"

Gençlerin yüzde 80'i istikbalini başka ülkelerde arıyorlar. 'Kapağı Almanya'ya, Danimarka'ya İsviçre'ye, Finlandiya'ya bir yere atayım da kendi istikbalimi kurtarayım' diyorlar. Bir ülkenin gençleri kendi geleceğini kendi ülkesinde değil de başka ülkelerde arıyorlarsa bu ülkenin istikbali olur mu? Güneş doğar mı bu ülkenin üstüne?

100 yıl önce pahalılık var demişler, niye var demişler? Beş cephede savaşmışız, hayat pahalı. 100 yıl sonra hala hayat pahalılığından şikayet eden hükümetler, muhalefetler, siyasi partiler, halkımız var. Neden 100 yıldır hayat pahalılığından şikayet edip duruyoruz? Almanlar, ikinci dünya harbinde yerle bir olmuşlar. Gidin Almanlara, Japonlara, Fransızlara sorun, hayat pahalılığından şikayet eden halk yok. Hiçbir siyasi 'Hayat pahalılığına son vereceğim' diye milletten oy istemiyor.

"BİZİM DERDİMİZ BU ÜLKEDE YAŞAYAN İNSANLARIN ONURLU VE ŞEREFLİ YAŞAMASI"

Bizim derdimiz Ali, Veli, Mehmet değil; memleket. Bu ülkede yaşayan insanların onurlu ve şerefli yaşaması. Bir hükümete, muhalefete, bir partiye önyargımız yok. Sen 20 yıl iktidar olmuşsun, getirdiğin yer ekonomik çukur. Enflasyon yüzde 100. Vatandaş; alım gücü bitmiş, borcu borçla kapatıyor. Başka çaresi kalmamış.

Ne diyor? 'Beş yıl daha verin, ben bu ülkeyi düzelteceğim' diyor. 20 yılda yapamadığını 5 yılda nasıl yapacaksın sen? 20 yılda ülkeyi getirdiğin yer belli. Artık uyanmak zamanıdır. Biz bir şeyi değiştireceğiz, her şeyi değiştireceğiz. Biz Türkiye'deki siyaseti değiştireceğiz, her şeyi değiştireceğiz. Öyle, süresiz siyaset hastalığı yok. Görev tanımı ve görev süresi belli olan siyasetle yola devam edeceğiz. Almanlarda iki dönem başkanlık yapan çekip evine gidiyor. Amerikalılar, iki dönem yapıp evine gidiyor, o da halk seçerse iki dönem. Görev tanımı ve süresi belli olmayan yöneticilerin yönettiği bir ülkeden ne çıkar? Krallık çıkar, keyfilik çıkar, lüzumsuzluk çıkar. Süreli siyaset getireceğiz, tek celsede adalet sağlayacağız. O dönemler bitti. 4+4, anayasal hüküm olacak. Siyaset, millete hizmet kapısı olacak. Siyaset şu an üç kağıt. Bunu değiştirmediğimiz müddetçe, benim sonum da aynı olur. Ne kadar iyi insan olursam olayım, varacağım yer çukur. Kriz çukuru.

Parti din mi, iman mı? Parti bir araç. Beni mutluluğa götürmek için, sağ salim gideceğim yere götürmek, huzurlu ve güvenli kılmak için bir araç. Aracın kutsallığı olur mu? Olmaz. Araba bir yerde durdu, arızalandı. Bir türlü de gitmiyor, tamiri de mümkün değil. Arabanın içinde mi kalırsınız yeni bir araba mı ararsınız? Arabayı bırakıp mı gidersiniz, yoksa arabada oturup 'Bu araba eski bir araba, babam almıştı' mı dersiniz?

"İKTİDAR ŞU ANDA KÖR OLMUŞ DURUMDA"

Muhsin Yazıcıoğlu ve arkadaşları yanaşma düzenini reddetti. Kula kulluğu, siyaset için çıkar yolunu reddetti. Ne olursa olsun asla yalan söylemeyeceğiz. İktidar için asla ve asla inanmadığımız hiçbir şeyi yapmayacağız.

Mülteciler Türkiye'de problem mi? Problem. İktidarın göçmemelerle ilgili bir politikası yok. Gelecek ile ilgili bir kuralı yok. Gelsinler, gelsinler diye doldurmuş. Biri de çıkıp bunun yanlış olduğunu söylüyor. İktidar şu anda kör durumda. İktidar geleceği göremeyecek kadar körlük yaşıyor. Peki muhalefet ne yapıyor? Beşi bir arada, altısı, yedisi bir araya gelip konuşuyorlar. Millet bir türlü elini uzatamıyor onlara. Umut göremiyorlar. Bu hareket en kısa zamanda kongresini yapacak, seçime girme yeterliliğini kazanacak. Cumhurbaşkanı adayını milletin önüne koyacak."

ANKA / Melis Yıldırım - Güncel

Togo Cumhuriyeti Siyaset Adalet Milli Güncel Haberler

Bu haber ANKA tarafından hazırlanmış olup habere Haberler.com tarafından hiçbir editöryal müdahalede bulunulmamıştır. ANKA tarafından hazırlanan bütün haberler sitemizde hazırlandığı şekliyle otomatik servis edilmektedir. Bu nedenle haberin hukuki muhatabı ANKA kurumudur.
title