Manisa'da Yeşim Akbaş'ın Şüpheli Ölümüyle İlgili 2 Polis Hakkında "Delil Gizleme" Davası
Manisa'nın Demirci ilçesinde, Yeşim Akbaş'ın 14 Nisan 2023'te polis Doğan Can Yıldız'ın lojmanında ölü bulunmasının ardından olay yerine giderek, delil karartmakla suçlanan biri emekli iki polisin, "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçlarından yargılanmasına başlandı.
(MANİSA) - Manisa'nın Demirci ilçesinde, Yeşim Akbaş'ın 14 Nisan 2023'te polis Doğan Can Yıldız'ın lojmanında ölü bulunmasının ardından olay yerine giderek, delil karartmakla suçlanan biri emekli iki polisin "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçlarından yargılanmasına başlandı.
Demirci Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, sanıklar Mehmet Köse ve Fatih Kara, Yeşim Akbaş'ın anne ve babası ile tarafların avukatları katıldı.
Sanıklardan Fatih Kara, savunmasında olay tarihinde İlçe Emniyet Müdürlüğünde polis memuru ve aynı zamanda diğer sanık Mehmet Köse'nin sicil amiri olduğunu bildirdi.
Olay günü polis lojmanındaki olaya ilişkin ihbarın ardından Mehmet Köse ve Zafer Şentürk'ü yönlendirdiğini, olay yerinin bulunduğu şekliyle fotoğraflarını çekmelerini söylediğini, kendisinin de lojmana çıktığını ve bu sırada genç kadına sağlık ekiplerinin müdahalede bulunduğunu anlatan Kara, cenazenin çıkarılması ve sağlık ekiplerinin ayrılmasının ardından Doğan Can Yıldız ile lojmanda yalnız kaldığını ifade etti.
Kara, şunları kaydetti:
"Eve ilk girdiğimde Doğan Can sağ taraftaki odadan üstü giyinik çıkmıştı. Olayın nasıl olduğunu sorduğumda yastığının altındaki silahı alıp kendini vurduğunu, kendisinin uyuduğunu söylemişti. Şok halindeydi. Biz baş başa kalınca yerde bulunan silaha doğru hamlede bulunmaya başladı. Yapmamam gerektiğini biliyorum ancak o anki durum ile Doğan Can'ın kendisine ve bize zarar vermesini engellemek için bir bez parçası alıp suçta kullanılan silahı elime aldım, aşağıya indim. Doğan Can da benimle aşağıya geldi. Aşağıda silahı, olay yerini fotoğraflamasını Mehmet Köse yaptığı için ona verdim. ve silahı fotoğrafta olduğu şekliyle yerine koymasını söyledim. Kasıtlı hareket etmedim. Suçsuzum, beraatimi istiyorum."
"Doğan Can Yıldız ile hiçbir samimiyetim ve yakınlığım olmamıştır"
Sanık Mehmet Köse de olay tarihinde 9 aylık polis olduğunu ve anons üzerine polis lojmanına gittiklerini ifade ederek, "Lojmana gittiğimizde Fatih Kara oradaydı. Ne olduğunu sorduğumuzda, 'Doğan Can yine bir halt yedi herhalde, yukarıda 112 ekipleri var' dedi ve bizi yukarıya yönlendirdi" dedi.
Daireye çıkarak olduğu şekliyle fotoğraf çektiğini anlatan Köse, Doğan Can Yıldız'ın bu sırada şok halinde oturduğunu söyledi.
Cenazenin evden çıkarılmasının ardından Fatih Kara'nın beze sarılı silahı kendisine verdiğini anlatan Köse, silahın yerini niçin değiştirdiğini sorduğunda, "Doğan Can'ın kendisine zarar vereceğinden korktuğu için silahı aldığını" söylediğini ve muhafaza altına almasını istediğini bildirdi.
Köse, savunmasında şunları söyledi:
"Yerine koymamı söyleyip söylemediğini hatırlamıyorum. Ben de silahı polis otosunun torpido gözüne koydum. Ben Nihat Aydın'ı almak için onun olduğu yere gittim, durumu anlattım. O da bana fotoğrafta olduğu şekliyle silahı geri koymam gerektiğini söyledi. Daha sonra tekrar olay yerine geldik. Olay yerinde Yılmaz Karakaya komiser ile karşılaştık. Ona da durumu söyledik. O da aynı şekilde yerine koymamız gerektiğini söyledi. Bunun üzerine önce Nihat Aydın ile olay yerine çıktık, notlarımızı aldık. Silahı fotoğrafta olduğu şekliyle olay yerine bıraktım. Delili gizleme ya da yok etme gibi bir amacım yoktu. Ayrıca Doğan Can Yıldız ile hiçbir samimiyetim ve yakınlığım olmamıştır. Suçsuzum, beraatimi istiyorum."
Anne ve baba şikayetlerini dile getirdi
Şüpheli şekilde ölen Yeşim Akbaş'ın annesi Aysun Akbaş, görevini ihmal ederek silahın yerini değiştiren sanıklar ile diğer emniyet görevlilerinden şikayetçi olduğunu söyledi.
Baba Mustafa Akbaş da kızının cinayete kurban gittiğini söyleyerek, "Bu olayda silahın yerini değiştirerek üzerindeki parmak izlerinin silinmesinde etkileri olan ve amirlerini kurtarmak için sanığın eline kolonya döken tüm polis memurlarından şikayetçiyim" beyanını verdi.
Müşteki Aysun Akbaş'ın avukatı Hazal Kısa Bilici, sanık Köse'ye, "Fatih Kara'nın Doğan Can Yıldız ile herhangi bir yakınlığı var mıydı? Olayın akabinde Doğan Can Yıldız'ı nezarethaneye aldınız mı?" diye sordu.
Köse, "Doğan Can Yıldız çok fazla bizimle iletişim kurmayan, bizim de iletişim kurmayı tercih etmediğimiz alkolik biriydi. Bu nedenle Fatih Kara'nın da bir yakınlığı olduğunu düşünmüyorum" dedi.
Avukat Bilici'nin, "Mehmet Köse'ye 'Doğan bir halt yaptı' gibi bir şey söylediniz mi?" sorusunu yönelttiği sanık Fatih Kara, "Doğan Can Yıldız buraya sürgünden gelen bir insandır. Bizimle herhangi bir yakınlığı yoktu. Böyle bir şey söyleyip söylemediğini hatırlamıyorum. Ama kişiliğinden dolayı söylemiş de olabilirim. Ama neticede ilk çekilen fotoğraflar bizim inisiyatifimizle çekilmiş ham fotoğraflardır. Delil karartma yoktur" diye konuştu.
"Polis memurlarının o an yapması gerekenler bellidir"
Avukat Bilici daha sonra söz alarak, şunları söyledi:
"Yeşim Akbaş, yakınlarının izah ettiği gibi polisin silahından çıkan kurşunla vefat etti. Polis memurlarının o an yapması gerekenler bellidir.
Şeridi çekecekler, içeride olanları dışarıya çıkaracaklar, delilleri koruyacaklardı. Ancak olayımızda polis memurları silahın üzerindeki parmak izlerinin yok olmasına neden olmuş, sanığın üzerini değiştirmesine ve ellerini yıkamasına müsade etmişlerdir. Ayrıca sanığın eline kolonya dökerek temizlenmesine yardım etmişlerdir. Sanığı muhafaza altına almaları gerekirken sanığın serbest bir şekilde çay
sigara içmesine göz yummuşlardır.
Ağır ceza yargılamasında sanık 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi gereğince beraat etmiş olup şüphenin sebebini oluşturanlar polis memurlarıdır. Silah üzerindeki parmak izleri temizlenmeseydi Yeşim Akbaş'ın parmak izi silahta çıkmayacak ve sanığın savunmalarının doğru olmadığı anlaşılacaktı. Şikayetçiyiz, davaya katılmak istiyoruz."
Duruşmada daha sonra Nihat Aydın "tanık" olarak beyan verdi. Aydın, "Olaylardan Mehmet Köse'nin araması ile haberdar oldum. Mehmet Köse'nin beni almasını istedim, birlikte olay yerine gittik. Bana Fatih'in güvenlik gerekçesiyle silahı yerinden aldığını ve kendisine verdiğini söyledi. Bunun üzerine ben de silahı fotoğraflamada gözüktüğü şekilde yerine bırakmasını söyledim" dedi.
Beyanın ardından olay günü lojmanda kaydedilen görüntüler duruşmada izlendi. Bu sırada ölen Yeşim Akbaş'ın annesi Aysun Akbaş fenalaştı ve duruşma salonundan ayrıldı.
Duruşmada sanık avukatlarının da beyanlarının alınmasının ardından hakim ara kararları açıkladı. Yeşim Akbaş'ın ölümüne ilişkin yargılanan Doğan Can Yıldız'ın tanık olarak ifadesinin alınması için talimat yazılmasına ve ana dava dosyasının Yargıtay'dan dönüşünün beklenmesine karar veren hakim, davayı erteledi.
İddianame
Yeşim Akbaş adlı genç kız, 14 Nisan 2023'te, Demirci İlçe Emniyet Müdürlüğünde görev yapan Doğan Can Yıldız'a ait lojmanda ölü bulunmuştu. Salihli Ağır Ceza Mahkemesi, "kasten öldürme" suçundan açılan davada Yıldız'ın beraatına hükmetmişti. Bu dosya halen Yargıtay aşamasında bulunuyor.
İddianamede sanıklar Fatih Kara ve Mehmet Köse'nin, olayın ardından silahın yerini değiştirdikleri, sanığın eline kolonya dökerek atış izlerini ortadan kaldırdıkları, olayın ardından Yıldız'ı evde dakikalarca yalnız bıraktıkları ve üstünü değiştirmesine müsaade ettikleri, bu şekilde delil kaybına neden olarak "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçunu işledikleri belirtiliyor.














