GMC Zirvesi: Sosyal Medyada Anlatıyı Müslümanlar Belirlemeli

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

İstanbul'da düzenlenen Küresel Müslüman İçerik Zirvesi'nde, sosyal medyada Müslümanların kendi hikayelerini anlatması ve varoluşun önemi vurgulandı. Gazzeli hemşire Ahmed Kouta, Batı'nın anlayacağı dilden anlatımın şart olduğunu belirtti.

İstanbul'da hafta sonu düzenlenen Küresel Müslüman İçerik (GMC) 2026 Zirvesi'nde sosyal medyada anlatıyı belirleyebilmek için varoluşun önemi vurgulandı.

Zirveye 40 ülkeden konuşmacıların yanı sıra 500'den fazla içerik üreticisi, gazeteci, belgesel yapımcısı ve podcast yayıncısı katıldı.

Katılımcılardan Gazzeli hemşire Ahmed Kouta, ABD'li Müslüman yazar ve insan hakları savunucuları Yasir Qadhi ile Ömer Süleyman, AA muhabirine zirveye ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İsrail işgali altındaki Gazze Şeridi'nde olup bitenleri Batı'nın anlayacağı şekilde açıklayabilen ve İngilizce konuşabilen çok az sayıda kişinin bulunduğuna dikkati çeken Kouta, resim ve videoların kelimelerden çok daha etkili olduğunu söyledi.

"Gazze'deki doktor, ebeveyn ya da gazeteci, her insanın oynaması gereken bir rol var." diyen Kouta, bölgedeki herkesin elinden geldiğince bazı şeyleri dile getirmeleri gerektiğini vurguladı.

İsrail işgalinin her gün gazetecileri hedef aldığına ve şimdiye kadar 270'ten fazla gazetecinin hedef olduğuna dikkati çeken Kouta, "Günün sonunda hepimizin bir mesajı var ve bu mesaj sadece yaşamak değil insanları uyandırmak, farkındalık oluşturmak da var." dedi.

Gazetecilerin profesyonelliği

Sosyal medyada anlatıyı belirleyebilmek için varoluşun zorunluluğuna işaret eden Kouta, bir suçlunun asla anlatıyı belirleyemeyeceğini, anlatının acı çeken ve doğrudan gidip görüşülebilecek kişilerden gelmesi gerektiğini söyledi.

Kouta, "Gidip onları dinlersiniz, hikayelerini duyarsınız ve paylaşırsınız. Batılı veya yabancı birileri gibi görmeden bir şey paylaşamazsınız. Bir Filistinlinin, o acıyı çeken birinin yerine kendinizi koymalısınız ve sonra anlatmalısınız ve o kişinin kendisini anlatmaya getirmeniz daha iyidir çünkü o kişi size duyguları, hikayeyi, tüm detayları verecektir." ifadelerini kullandı.

Gazze'de İsrail'in saldırısı sonucu araçta mahsur kalarak hayatını kaybeden 5-6 yaşlarındaki Filistinli Hind Rajab'tan uluslararası basında "öldüğünde 5 yaşında bir kadın" şeklinde söz edildiğine dikkati çeken Kouta, şunları söyledi:

"(Hind Rajab hakkında) 5 yaşında bir kadın dediler. Bir kadın nasıl 5 yaşında olabilir? Ama konu kendi halkları olunca birkaç beyaz bebeğin saldırıya uğrayıp öldürüldüğünü söyleyecekler. Neden Filistinliler veya genel olarak Müslümanlar söz konusu olduğunda anlatı değiştiriliyor? İşte bu yüzden bunun merkezinde olmalıyız. Bunu değiştirmeliyiz çünkü kimse bizim anlatımızı bizim istediğimiz gibi anlatmayacak."

"Olumlu içerik üretmeye başlarsak inşallah bu çığır açıcı olur"

Yazar Qadhi, İstanbul'un doğu ile batı arasında köprü konumunda ve İslami değerlerin uyanışı için önemli bir şehir olduğunu söyledi.

Qadhi, Müslüman topluluğunun çevrim içi ortamda iyi işler çıkardığını, çeşitli platformlarda on binlerce Müslüman içerik üreticisi, girişimci ve profesyonelin bulunması gerektiğini vurguladı.

"(Müslümanlar) Olumlu içerik üretmeye başlarsak inşallah bu çığır açıcı olur." diyen Qadhi, bu içeriklerin bakış açısını daha iyi değerlere, insanlığa, ahlaka ve imana yönlendirebileceğine dikkati çekti.

Osmanlı İmparatorluğunun geçmişte İslam inancının büyüklüğünü ortaya koyduğunu ve doğu ile batının değerlerini birleştirdiğini dile getiren Qadhi, "Bu nedenle inşallah, Türk halkının, Osmanlının ve büyük ümmetin sahip olduğu o ruhu uyandırabilmesini umuyorum." diye konuştu.

"Türkiye'nin sahip olduğu güç türlerinin İslam dünyasında eşi benzeri yok"

Amerikalı insan hakları savunucusu Ömer Süleyman da Müslümanların sosyal medyada daha fazla varlık göstermesi gerektiğini belirterek, "Eğer kendi hikayemizi anlatmıyorsak başkalarının bizim hikayelerimizi, dinimizin ve topluluğumuzun güzelliğini dürüst ve doğru olmayan bir şekilde anlatmasına kızmamalıyız." görüşünü paylaştı.

Süleyman, Müslümanlara yönelik soykırımların hikayesini Müslümanların anlatması gerektiğine dikkati çekerek, bu yüzden sosyal medyada doğru olanı temsil eden içeriklerin üretilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Günün sonunda İslam'a zararlı her türlü içerikle rekabet edildiğini vurgulayan Süleyman, "Bu, bize doğru anlatıyı ortaya koyma fırsatı veriyor ve bunu ancak birlikte çalışarak yapabiliriz inşallah." yorumunda bulundu.

Süleyman, Türkiye'nin yalnızca geçmişte Osmanlı İmparatorluğu ile merkezi güç olarak var olmadığını, bugün de İslam dünyasında merkezi güç olduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Burası, farklı geçmişlerden gelen birçok insanın bir araya gelebileceği ve sadece daha iyi bir gelecek inşa etmenin nasıl görüneceği hakkında konuşmakla kalmayıp yaşayan tarihi görebilecekleri ve etrafımızdaki büyük gelenekleri nasıl canlandırabilecekleri ve ümmetimizin geçmişte birçok kez olduğu gibi nasıl performans gösterebileceğini görebilecekleri bir merkezdir."

Türkiye'nin siyasi, kültür ve medya merkezi olduğuna dikkati çeken Süleyman, Türkiye'nin sahip olduğu hem sert hem de yumuşak gücün İslam dünyasında eşi ve benzerinin bulunmadığını vurguladı.

Süleyman, "Bu nedenle inşallah bu buluşma, sadece buradaki kaynaklardan yararlanmak için değil aynı zamanda dünyanın dört bir yanındaki Müslümanları, içerik üreticilerini bu gibi bir merkeze bağlamak için de burada yapılmalıdır çünkü burada gerçekleştirilen potansiyelin ne kadar büyük olduğunu görerek kendi potansiyellerini de görebilirler." dedi.

Kaynak: AA / Rabia Aydoğdu
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.