İyi Partili Kavuncu'dan "Terörsüz Türkiye" Süreci Eleştirisi: "Bu İktidarla Böyle Bir Sürecin Götürülüyor Olması Çok Ciddi Bir Beka Problemidir"

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

İYİ Parti Sözcüsü Buğra Kavuncu, "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırılan sürece ilişkin, "Bu bir demokratikleşme süreci olarak anlatılıyordu. Ne oldu, rafa mı kalktı? Demokratikleşme artık buzdolabında mı? Sizler için demokrasi, istediğiniz zaman buzdolabına koyduğunuz ve istediğiniz zaman buzdolabından çıkarttığınız ısıtılan bir yemek midir? Bu anlayışın Türkiye’ye demokrasi getireceğine inanmak da akla ziyan durumdur. Demokrasi diyorlar ama 'benim müsaade ettiğim kadar demokrasi' anlamını taşıyacak adımlar atıyorlar. Bu iktidarla böyle bir sürecin götürülüyor olması çok ciddi bir beka problemidir" dedi. Kavuncu, emeklilere verilen bayram ikramiyelerinin en az 22 bin 500 lira olması gerektiğini belirtti.

(ANKARA) - İYİ Parti Sözcüsü Buğra Kavuncu, "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırılan sürece ilişkin, "Bu bir demokratikleşme süreci olarak anlatılıyordu. Ne oldu, rafa mı kalktı? Demokratikleşme artık buzdolabında mı? Sizler için demokrasi, istediğiniz zaman buzdolabına koyduğunuz ve istediğiniz zaman buzdolabından çıkarttığınız ısıtılan bir yemek midir? Bu anlayışın Türkiye'ye demokrasi getireceğine inanmak da akla ziyan durumdur. Demokrasi diyorlar ama 'benim müsaade ettiğim kadar demokrasi' anlamını taşıyacak adımlar atıyorlar. Bu iktidarla böyle bir sürecin götürülüyor olması çok ciddi bir beka problemidir" dedi. Kavuncu, emeklilere verilen bayram ikramiyelerinin en az 22 bin 500 lira olması gerektiğini belirtti.

İYİ Parti Sözcüsü, Parlamento ile İlişkiler Başkanı ve İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye'deki ekonomik krize işaret eden Buğra Kavuncu, "Türkiye, vatandaşlarına ekonomik bir soykırım uyguluyor. Kasıtlı bir yoksullaştırma politikası var. Kasıtlı bir fakirleştirme, beraberinde de kast sistemi oluşturma çabalarını görüyoruz. AK Parti'ye ve saraya yakın zenginler bir tarafta, ekonomik sıkıntılar altında inim inim inleyen dar gelirli vatandaşlarımız bir tarafta. Son 5 yılda gelir adaletsizliğine zirve yaptıran ekonomi politikaları dar gelirlinin cebindeki parayı eritirken, paradan para kazananların yüzünü güldürdü. Geçtiğimiz cuma günü açıklanan verilere göre, Türkiye'de 30 milyon dolar serveti olanların sayısı iki kat arttı. Vergilere baktığımızda ise toplanan vergilerin sadece yüzde 15'i holdinglerden. Kalan yüzde 85'i dar gelirlinin sırtından elde edilmiş. Yani parasına para katanlar gün geçtikçe zenginleşirken, sıkıntı içerisinde olan dar gelirliler daha büyük problemlerin içerisine giriyor. Böyle bir adaletsizlik, böyle bir haksızlık olmaz" dedi.

"Enflasyon hedefi yıl tamamlanmadan tutturuldu"

Hükümetin 2026 için yüzde 16 enflasyon hedefi olduğunu hatırlatan Kavuncu, "Peki biz ne gördük? Bu hedef daha yıl tamamlanmadan tutturuldu. Yani yılı yüzde 32,37 ile kapatacağız. Bu oran, konulan hedefin çok ama çok üstüne çıkıldığını gösteriyor. Savaş içerisinde olan Rusya'nın yüzde 5,9, Ukrayna'nın ise yüzde 7,9 oranında bir enflasyona sahip olduğunu görüyoruz. Savaş olan ülkelerin enflasyonu dahi bizim enflasyon oranımızın çok ama çok altında. Amerika ve İsrail saldırısına maruz kalmış İran'da bile yüzde 53 civarında enflasyon var. Peki bu ne demek? Siz 'Yüzde 16 ile ben bu yılı kapatacağım' diyorsanız ve ilk 4 ay bittiğinde yüzde 16'yı tutturuyorsanız; bu durum programın çöktüğünün çok net bir göstergesidir" diye konuştu.

"5 yıl önce bin 883 bardak çay içebilen asgari ücretli, bu yıl 935 bardak çay içebiliyor"

Enflasyon karşısında emekli maaşları ile asgari ücretin eridiğine işaret eden Kavuncu, "20 bin lira maaş alan emeklinin ilk 4 ayda aldığı ücret 17 bin liralara düştü. Asgari ücretin alım gücü ise 23 bin 965 liraya kadar geriledi. TÜRK-İŞ'in, Ankara'yı baz alarak yapmış olduğu bir çalışmaya göre; açlık sınırı 34 bin 587, yoksulluk sınırı da 112 bin 661 liraya ulaşmış. Yani asgari ücretlinin ve emeklinin aldığı maaş, açlık sınırına yaklaşamayacak halde. 5 yıl önce çok daha farklı alım gücüne sahip olan asgari ücretli, 2026 yılında bambaşka bir noktaya gelmiş. Hesap yapınca kızılıyor ama sadece çay üzerinden gittiğimiz zaman, 5 yıl önce bin 883 bardak çay içebilen asgari ücretli, 2026 yılında 935 bardak çay içebilecek hale gelmiş" dedi.

"Bayram ikramiyesinin 22 bin 500 lira olması gerekir"

Emeklilere verilecek bayram ikramiyelerine değinen Kavuncu, "İkramiye verilen ilk tarihte hesaplara bin lira yatırılmış. O dönemde kurban parası yaklaşık 800 liraymış. Emeklilerimiz bir başka ifadeyle kurban parasının yüzde 25 üstünde ikramiye alıyormuş. Bin liranın, 800 lirasıyla kurbanını alırken 200 lirasını da torunlarına harçlık verebilecek durumdaymış. O günü bugüne uyarlarsak, emeklinin alacağı bayram ikramiyesinin bugün 22bin 500 lira olması gerekir. Kurban parasını 18 bin lira kabul edersek, bunun yüzde 25 üstü de 22 bin 500 lira eder. Bahsedilen rakam ise bırakın bir kurban almayı, 5 kg kıyma alacak para bile etmiyor" değerlendirmesini yaptı.

"Son 10 yılda Somali'ye yapılan yardımlar 100 milyonlarca doları buldu"

Türkiye'nin en fazla dış yardım yapan ülkeler arasında ise 5'inci olduğuna dikkat çeken Kavuncu, "Ülkemiz birçok konuda son sıralarda yer alırken, dış yardım konusunda üst sıralarda bulunuyor. Son olarak Somali'ye 30 milyon dolarlık bir hibe yardım yapıldı. Son 10 yılda Somali'ye yapılan yardımlar 100 milyonlarca doları buldu. Somali, yolsuzluk endeksinde 181 ülke arasında 180'inci. Sondan bir önceki sırada yer alıyor. Biz de en cömert ülke olarak, bu sıralamanın burasında yer alan Somali'ye dış yardımda milyonlarca dolar para harcamışız. Bir tarafta açlık sınırının altındaki emekli ve işçi, bir tarafta da dış yardım adı altında yapılan yardımlar -ki bu yardımlar ne için yapılıyor, nereye gidiyor ve hangi maksatla yapılıyor? Elbette ülkemizin dışarıdaki itibarının yüksek olmasıyla gurur duyarız ama marifet,kişi başı milli gelirde ilk 3-4'e girmek. Yardımlar bu durumda zaten yapılabilir hale gelir" şeklinde konuştu.

"Şimşek'i günah keçisi ilan ettiler"

"Enflasyon hedefi tutmadı" diyen Kavuncu, şöyle devam etti:"

"Konulan hedefi ilk 4 ayda yakalamış durumdayız. Asgari ücretlinin, emeklinin maaşı eridi. Açlık sınırının çok çok altındalar. Cari açığımıza baktığımız zaman, bir önceki yıla göre yüzde 26 artmış. Atıl iş gücümüz artarken, çalışan sayımız azalmış. Onun için bu program çökmüştür. Artık toplu iflas noktasına gelecek bir hale bürünmüştür. Bir taraftan da iktidar yanlısı medya Maliye Bakanı'nı linç etmeye ve ekonomi politikalarını eleştirmeye başladı. Öyle gözüküyor ki, bugünkü sıkıntının en büyük müsebbibi olan kişileri perdelemek ve gölgelemek için bir günah keçisi bulmuş durumdalar."

"Bu anlayışın Türkiye'ye demokrasi getireceğine inanmak da akla ziyan durumdur"

İktidar tarafından "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırılan sürece ilişkin de Kavuncu, şu değerlendirmede bulundu:

"Vatandaşlarımız 'masa dağıldı' ve 'süreç buzdolabında' gibi gereksiz konularla meşgul ediliyor. Ne oldu? Hani bu 'Terörsüz Türkiye' süreciydi? Buzdolabına kalktı, donduruldu. Bu bir demokratikleşme süreci olarak anlatılıyordu. Ne oldu rafa mı kalktı? Demokratikleşme artık buzdolabında mı? Sizler için demokrasi, istediğiniz zaman buzdolabına koyduğunuz ve istediğiniz zaman buzdolabından çıkarttığınız ısıtılan bir yemek midir? Zamanında demokrasinin bir araç olduğunu söylemiştiniz. Dolayısıyla bunlara çok şaşırmıyoruz. Bu anlayışın Türkiye'ye demokrasi getireceğine inanmak da akla ziyan durumdur. Demokrasi diyorlar ama 'benim müsaade ettiğim kadar demokrasi' anlamını taşıyacak adımlar atıyorlar."

Milli İstihbarat Başkanı'nın AK Partililere yaptığı bir sunumdan bahsediliyor. Gerçekten silah bırakılıyor mu, bırakılmıyor mu? Bunun kesinlikle netleştirilmesi gerekir. Terör örgütünden 'süreç dondurulmuştur' diye açıklamalar geliyor. Biz, bu işin bu noktaya geleceğini adeta haykırdık. Bunları söylediğimiz için suçladık. Bunları söylediğimiz için barış karşıtı olmakla itham edildik. Şimdi bütün bunlar olurken, acaba bu işin sahipleri ne diyecek, buna nasıl bir açıklama getirecek? Bu iktidarla böyle bir sürecin götürülüyor olması çok ciddi bir beka problemidir."

"İktidarın, ABD Büyükelçisi Tom Barrack'a cevap vermemesi çok büyük bir utanç"

ABD Büyükelçisi Tom Barrack'a açıklamalarına da tepki gösteren Kavuncu, "Öyle laflar ediyor ki bu sömürge valisi… Bulunduğumuz coğrafya için insan haklarının ve demokrasinin gereksiz olduğunu gören bir zihniyet. 'Sizin için Cumhuriyet ve demokrasi fazla' diyor. Bak sen! Daha düne kadar teninin renginden dolayı insanları otobüslere, restoranlara sokmayan bir sistemin temsilcisi olan bu sömürge valisinin, Türkiye'ye bu konuda ayar vermeye kalkması utanılacak bir durumdur. Bundan daha büyük utanç ise iktidar mensuplarından hiç kimsenin ağzını açıp buna cevap veremiyor olmasıdır" ifadelerini kullandı.

İYİ Parti'nin saha çalışmalarına da değinen Kavuncu, Mayıs ayında 55 kent ziyareti gerçekleştirileceğini bildirdi.

Kavuncu, TBMM'de vatandaşın, çalışanların sorunlarına dair kanun teklifleri ve araştırma önergelerinin AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildiğine dikkat çekti.

Kaynak: ANKA
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.