El Halil Anlaşması'nı fesheden İsrail'in kararı, Filistinlilerin haklarını tehdit ediyor

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

İsrail'in aşırı sağcı Maliye Bakanı Smotrich, Batı Şeria'daki El Halil kentine ilişkin 1997 tarihli anlaşmayı feshetti. Filistinliler, bu tek taraflı kararın işgali derinleştireceğinden ve haklarının gasbedilmesinden endişe ediyor.

İsrail'in El Halil Anlaşmasını feshettiği yönündeki açıklamanın ardından işgal altındaki Batı Şeria'daki kentte, Filistinlilerin haklarının gasbedilmesinden endişe ediliyor.

İsrail'in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Batı Şeria'nın güneyinde tümüyle ilhak etmeyi amaçladıkları El Halil kentinin idari ve güvenlik yapısına ilişkin anlaşmayı feshettiğini duyurdu.

Bununla "tarihi bir düzeltme" yaptıklarını savunan Smotrich, "Oslo Anlaşmaları'nın en saçma protokollerinden biri yıllardır yürürlükteydi. Bu protokol uyarınca Yahudi topluluğuna ve kutsal mekanlara ilişkin yetkiler El Halil Belediyesine bağlıydı. Dün buna bir son verdik." ifadelerini kullanmıştı.

Filistinliler, anlaşmanın Tel Aviv tarafından tek taraflı feshiyle şehrin idari ve hukuki statüsünün değişerek işgalin derinleşmesinden endişe ediyor.

El Halil'de katliam sonrası yapılan anlaşma

El Halil Protokolü, 1994 yılında bir İsraillinin Harem-i İbrahim Camisi'nde sabah namazı kılan 29 Filistinliyi öldürdüğü katliamın ardından tırmanan gerilimi kontrol altına almak amacıyla 17 Ocak 1997'de Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile İsrail arasında imzalandı.

Oslo Anlaşmaları'nın devamı niteliğindeki bu protokol, yaklaşık 30 yıl boyunca şehirdeki sivil ve güvenlik yetkilerini düzenleyen hukuki çerçeveyi oluşturdu.

Anlaşmaya göre El Halil kenti H1 ve H2 olmak üzere iki ayrı bölgeye ayrılırken, şehrin yaklaşık yüzde 80'ini kapsayan ve Filistinli nüfusun yoğun olduğu H1 bölgesinin idari ve güvenlik kontrolü Filistin yönetimine bırakıldı.

Eski Şehir, Harem-i İbrahim Camisi ve Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin yerleştiği alanları içeren H2 bölgesi de Filistinlilerin çoğunlukta olmasına rağmen "güvenlik" İsrail ordusunun kontrolünde kaldı.

İsrail yönetimi, söz konusu katliamın ardından Harem-i İbrahim Camisi'nin yüzde 63'ünü Yahudilere, yüzde 37'sini ise Müslümanlara tahsis edecek şekilde fiilen böldü.

Müslümanların Harem-i İbrahim Camisi başta olmak üzere bölgede ibadet haklarını kısıtlayan Tel Aviv, Yahudilerin bayramlarında ve özel günlerde camiyi sık sık kapatarak ibadethaneyi "zamansal ve mekansal bölme" politikası uyguladı.

İsrail, El Halil Belediyesinin yetkilerine el koyuyor

El Halil Anlaşması, bölgede güvenlik açısından İsrail ordusuna yetkiler tanımakla birlikte, anlaşmayla Filistinli nüfusu ilgilendiren sivil yetkiler Filistin yönetimine devredildi.

Buna göre El Halil Belediyesinin; planlama, inşaat, altyapı, su, elektrik, kanalizasyon ve ulaşım gibi temel hizmetleri yürütmeyle yetkisi bulunuyordu.

El Halil'in bütünlüğünün vurgulandığı anlaşmada İsrail tarafı, güvenlik düzenlemelerinin kalıcı bir bölünme teşkil etmeyeceğini teyit etmişti.

Ancak, Smotrich'in açıklamasına göre, anlaşmanın feshedilmesi aynı zamanda El Halil Belediyesinin yetkilerine ve haklarına el konulması anlamına geliyor.

Filistinliler'den "tehlikeli bir adım" tepkisi

El Halil Belediye Başkanı Yusuf el-Cabiri, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kararın mevcut anlaşmaları ortadan kaldırmaya yönelik bir girişim olduğunu söyledi.

El-Halil Anlaşması'nın uluslararası gözetimle ve ABD'nin desteğiyle imzalandığını hatırlatan Cabiri, anlaşmalarda tek taraflı değişiklik yapılmasının "tehlikeli bir adım" olduğunu vurguladı.

Uluslararası topluma ve ABD yönetimine çağrıda bulunan Cabiri, mevcut statünün korunması ve tek taraflı uygulamaların engellenmesi için müdahale edilmesini isteyerek şu ifadeleri kullandı:

""Açıkça ilan ediyoruz; El Halil Belediyesi, H1 ve H2 bölgelerinin tamamında, Harem-i İbrahim'de ve Eski Şehir'de yetki sahibidir. Smotrich'in herhangi bir yetkimizi gasbetmesine izin vermeyeceğiz. Müdahale için uluslararası çabaların yoğunlaştırılması, ABD yönetiminin devreye girerek yürürlükte olan anlaşmaları koruması ve El Halil Belediyesinin yetkilerini muhafaza etmesi gerekiyor."

Smotrich'in İsrail siyasetinde aşırı sağ siyaset güderek seçim kazanmak için bu adımı attığına dikkati çeken Cabiri, "Smotrich, (İsrail seçimleri öncesi) gelecek 3 ayı aşırı sağcı ortaklarıyla birlikte seçim kazanmak için kullanmaya çalışmaktadır. Bu kararın (anlaşmanın feshedilmesi) uygulanmasını durdurmak adına dünyadaki tüm dostlarımıza, uluslararası taraflara, UNESCO'ya ve ABD yönetimine mektuplar göndereceğiz." dedi.

Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.