Gazze'de kanser hastaları ölümle burun buruna
Gazze Şeridi'nde yaklaşık 11 bin kanser hastası, sağlık sisteminin çökmesi ve tedavi için dışarı çıkamama nedeniyle ilaçsız ve umutsuz bir yaşam mücadelesi veriyor; hastalar, acil yardım çağrısı yapıyor.
Gazze Şeridi'ndeki binlerce kanser hastası, İsrail'in saldırılarıyla sağlık sisteminin çökmesi, ihtisas hastanelerinin hizmet dışı kalması, ilaç eksikliği ve tedavi için bölge dışına çıkışlarına izin verilmemesi nedeniyle ölümün kıyısında bir hayat sürüyor.
Tedavi için Gazze dışına çıkmayı bekleyen yaklaşık 20 bin hasta ve yaralıdan yaklaşık 11 binini kanser hastaları oluşturuyor.
İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana sürdürdüğü saldırılar nedeniyle Gazze'de sağlık sistemi büyük ölçüde çöktü. Kanser hastalarının tedavi gördüğü tam teşekküllü tek ihtisas hastanesi Filistin-Türkiye Dostluk Hastanesi de Mart 2025'de İsrail saldırıları nedeniyle hizmet dışı kaldı.
Hastanenin hizmet dışı kalmasıyla tedavi imkanından mahrum kalan kanser hastaları, ateşkese rağmen ablukanın devam etmesi nedeniyle de tedavi olmak bir yana ağrılarını dindirecek ağrı kesiciye dahi zor ulaşır hale geldi.
İsrail'in ateşkese rağmen sınır kapılarından geçişlere getirdiği kısıtlamalar nedeniyle abluka altındaki Gazze dışına çıkış için yıllarca beklemek zorunda kalan kanser hastaları, "bir gün gelir de dışarı çıkıp tedavi oluruz" umuduyla bekleyişini sürdürüyor.
Filistin-Türkiye Dostluk Hastanesi'nin ardından Han Yunus'taki Nasır Hastanesi'ne yönelen hastalar, tüm dünyaya bir an evvel tedavi olabilmek için çağrıda bulunuyor.
Yıllarca süren umutsuz bekleyiş
Yaklaşık 3 yıldır kanser hastası olan ve Gazze-Avrupa Hastanesi'nde kemoterapi alırken hastanenin bombalanmasıyla yaklaşık 1 yıl tedavisiz kalan Fatma Ebu Hilal, şu anda Nasır Hastanesi'nde tedavi görüyor.
Meme kanseri nedeniyle bir göğsü alınan Fatma, ameliyat sonrası radyoterapi görmesi gerektiğini ancak Gazze'de bu imkan bulunmadığı için tümörün diğer göğsüne de sıçradığını ifade etti.
Filistinli kadın, yaşadığı çaresizliği şu sözlerle anlattı:
"Şimdi diğer göğsümün de alınması gerekiyor ama doktorlar bana durumumun kritik olduğunu söyledi. 'Burada sana bir şey yapamayız çünkü diğer göğsü alacak imkanımız yok' dediler."
Yaklaşık 3 yıldır Gazze dışına çıkmak için beklediğini vurgulayan Fatma, "Sevkimde 'acil' ibaresi yazıyor. Doktor çıkmam gerektiğini, geç kaldığım her gün ve saat hastalığın yayıldığını söyledi. Hastalık, aldırdığım göğsümden diğerine ve derime de sıçradı." diye konuştu.
Tedavi edilmeyen hastalık başka organlara da sıçrıyor
Nasır Hastanesi'nin diğer bir köşesinde ise bağırsak kanseri hastası Selam es-Sirri yatıyor.
Eşi Selam es-Sirri'ye savaş sırasında kanser teşhisi konulduğunu söyleyen Ummu Muhammed es-Sirri, "Sadece suyla besleniyor. Boğazı nefes alması için delindiğinden (trakeostomi) artık konuşamıyor." dedi.
Ummu Muhammed, eşinin gıdaya ihtiyacı olduğunu ama Gazze'deki fiyat artışları nedeniyle yiyecek temin edemediğini ve durumunun gittikçe kötüleştiğini dile getirdi.
Gerekli tedaviden mahrum kaldığı için hastalığın bağırsaktan mideye oradan da beyne sıçradığına işaret eden Ummu Muhammed, "Durumu gittikçe kötüleşiyor. Bütün hastaların ve eşimin tedavi için Gazze dışına çıkmasını istiyorum." diye konuştu.
Ummu Muhammed, Dünya Sağlık Örgütünden ve ilgili kurumlardan yardım istedi.
İlaç yok, Gazze dışına da çıkamıyorlar
Mesane kanseri hastası Semir el-Baz'ın eşi Cihan el-Baz, eşinin acil ameliyat edilmesi gerektiğini ancak Gazze'de bunun mümkün olmadığını söyledi.
Cihan, "Filistin-Türkiye Dostluk ve Rantisi hastaneleri ihtisas hastaneleriydi. Bunların yıkılmasının ardından tedavi imkanı olan hastane sayısı azaldı. Eşim ameliyat edilmezse hayatı tehlikeye girecek." dedi.
Eşinin çektiği acılardan ve yaşadığı zorluklardan ötürü psikolojisinin çok bozulduğunu anlatan Cihan, sınırların açılmasını ve hastaların tedavi hakkından mahrum edilmemesini istedi.
Meme kanseri hastası olan ve bir göğsü alınan Ula el-Kışavi de 3 yıldır Gazze'nin dışına çıkarak tedavi olmayı bekleyen hastalardan.
"Tedavi görmek için hastaneye geliyoruz ama ilaç olmadığı için ağrı kesici mahiyetinde alternatif ilaçlar veriliyor. Bazen bunlar bile bulunmuyor." diyen Ula, kanser hastalarının hayatta kalmak için verdiği acılı ve ağrılı mücadeleye dikkati çekti.
"Acil" koduyla sevk almış olmasına rağmen 3 yıldır Gazze'den çıkış sırası bekleyen Ula, her geçen gün durumunun daha da kötüye gittiğini söyleyerek tüm dünya ülkelerine ve İslam alemine Gazze'deki hastaların yanında durmaları çağrısı yaptı.
Hastalar, ilaç olsa yaşayabilecekken hayatlarını kaybediyor
Filistin-Türkiye Dostluk HastanesiWnin kapanmasının ardından Nasır HastanesiWnde görev yapan onkoloji doktoru İman Ebu Avn, Gazze'deki yaklaşık 11 bin kanser hastasının karşılaştığı sorunlara dikkati çekti.
Ebu Avn, kanser hastalarının "hastalıkların teşhis edilememesi, bunu yapacak alet ve ekipmanların olmaması, ilaç, hatta hastanede yatıp tedavi görecekleri bir yerlerinin bile olmaması" gibi sıkıntıları olduğunu söyledi.
Filistinli doktor, kanser ilaçlarında çok büyük yetersizlik yaşandığını, bunun da hastaları doğrudan çok kötü etkilediğini dile getirdi.
Ebu Avn, "Neredeyse her gün, tedavi görse iyileşebilecekken hayatını kaybeden hasta oluyor. Bazı hastaların durumu gerçekten ağır ama bazıları tedavi görse iyileşebilecek türden. Ama sınırların kapalı olması, ilaç yetersizliği ve ışın tedavisinin olmaması hastaların sağlığını etkiliyor." diye konuştu.
Böyle risk grubundaki hastaların durumunun dikkate alınmasını isteyen Ebu Avn, Gazze'deki hastaların da dünyadaki her hasta gibi tedavi hakkından yararlanmak istediğini vurguladı.












