Hun Kurganlarında Kadın İskeleti Bulundu

Hun Kurganlarında Kadın İskeleti Bulundu
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

İstanbul ve Moğolistan üniversitelerinin ortak projesiyle Doğu Moğolistan'da Hun kurganlarında yapılan kazılarda, at arabası parçaları, boyalı tabut kalıntıları ve büyük ölçüde korunmuş kadın iskeleti gibi önemli buluntulara ulaşıldı.

İstanbul Üniversitesi Moğol Araştırmaları Merkezi, İstanbul Aydın Üniversitesi Tarih Bölümü ve Moğolistan Devlet Üniversitesi Göçer Uygarlıkları Enstitüsü işbirliğinde yürütülen "Atlılar Kültürü-2026" projesi kapsamında Doğu Moğolistan'daki Hun kurganlarında kazılar gerçekleştirildi.

İstanbul Üniversitesi Moğol Araştırmaları Merkezinden yapılan açıklamaya göre, kazılarda at arabası parçaları, boyalı tabut kalıntıları, bronz ve seramik kapların yanı sıra büyük ölçüde bütünlüğünü koruyan bir kadın iskeleti bulundu.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) desteğiyle gerçekleştirilen proje kapsamında, Moğolistan'ın Khentii vilayetindeki Bulgan Uul ve Yazaar Uul dağlarında bulunan Hun kurganlarında yaklaşık bir ay süren kazı ve araştırma çalışmaları tamamlandı.

İlteriş Vakfı ve Kanca El Aletleri AŞ'nin de destek verdiği çalışmalarda, MÖ 2. yüzyıl ile MS 2. yüzyıl arasına tarihlendirilen Hun Dönemi mezarları incelendi.

Kazıların Türkiye tarafından yürütücülüğünü Prof. Dr. Kürşat Yıldırım ve Prof. Dr. Elvin Yıldırım, araştırmacılığını ise Dr. Öğretim Üyesi Yarenkür Alkan, Dr. Şeyma Sapma ve doktorant Oğuz Tuna Orak üstlendi.

Moğolistan tarafında ise Doç. Dr. Ulziibayar Sodnom ile Doç. Dr. B. Galbadrakh projede yürütücü olarak görev aldı.

Büyük kurganda kadın iskeletine ulaşıldı

Kazı sezonunun en önemli sonuçlarından biri, Bulgan Uul'da bulunan büyük Hun kurganında elde edildi.

Büyük ölçekli mezar mimarisine sahip kurganda yapılan kazılarda at arabasına ait parçalar, desenli ve boyalı tabut kalıntıları, kadın giyimine ait bir parça ile bronz ve seramik kaplar ortaya çıkarıldı.

Mezarın mimari özellikleri ve buluntu grupları, kurganın Hun toplumunun seçkin kesimlerinden bir bireyle ilişkili olabileceğine işaret eden veriler sundu.

Kurganda ayrıca büyük ölçüde anatomik bütünlüğünü koruyan bir kadın iskeleti bulundu. İskeletin korunma durumu, gömü pozisyonunun ve mezar içerisindeki düzenlemenin ayrıntılı biçimde incelenmesine imkan sağladı.

Farklı gömü ritüellerine ilişkin izler tespit edildi

Yazaar Uul'daki kazılar ise Hun Dönemi'ndeki defin uygulamalarının çeşitliliğine ilişkin önemli veriler ortaya koydu.

Kurganlardan birinde Hun örneklerinden farklı özellikler taşıyan bir sunu kazanı bulundu. Kazanın işlevi, tarihlendirilmesi ve Hun Dönemi ritüellerindeki yeri, yapılacak ayrıntılı incelemelerle belirlenecek.

Bir kurganda gömülü bireyin yanı sıra ikinci bir kişiye ait kafatasının bulunması, başka bir kurganda at eşlikçili gömüye rastlanması ve bazı kurganlarda parçalı gömü uygulamasını düşündüren insan kalıntılarının tespit edilmesi, defin ritüellerinin farklı uygulamalar içerebildiğini gösterdi.

İskeletlerde okçuluk ve binicilik izleri

İnsan iskeletleri üzerinde gerçekleştirilen ilk incelemelerde de dikkat çekici sonuçlar elde edildi.

Bazı bireylerde yay çekme ve at binme hareketleriyle ilişkili olduğu değerlendirilen kemik değişiklikleri tespit edildi. Tekrarlayan fiziksel aktivitelerin kemikler üzerinde bıraktığı izlerin, Hun toplumunda okçuluk ve biniciliğin gündelik yaşam içerisindeki yerine ilişkin önemli veriler sunduğu belirtildi.

Bulguların ayrıntılı antropolojik analizlerle değerlendirilmesiyle bireylerin yaşamları boyunca gerçekleştirdikleri fiziksel faaliyetlere ilişkin daha kapsamlı sonuçlara ulaşılması hedefleniyor.

Doğu Moğolistan Hun arkeolojisi açısından önem taşıyor

Hun Dönemi mezarları Moğolistan'ın yanı sıra Kuzey Çin ve Güney Sibirya'ya uzanan geniş bir coğrafyada biliniyor.

Moğolistan, Hun siyasi merkezinin bulunduğu düşünülen Hangay Dağları ve çevresindeki büyük mezarlık alanları nedeniyle Hun arkeolojisinin başlıca araştırma bölgelerinden biri olarak öne çıkıyor. Ülkenin doğusundaki geniş bozkır alanlarında ise Hun mezarlarına yönelik araştırmaların merkez ve kuzey bölgelere kıyasla daha sınırlı kaldığı belirtiliyor.

Bu nedenle Yazaar Uul ve Bulgan Uul'daki kurganlar, Doğu Moğolistan'daki Hun topluluklarının anlaşılması açısından önem taşıyor.

Elde edilen mezar mimarisi, gömü uygulamaları ve buluntu gruplarının, Doğu Moğolistan'daki Hun topluluklarının ölü gömme geleneklerinin ülkenin diğer bölgelerinde bilinen Hun mezarlarıyla karşılaştırılmasına imkan sağlaması bekleniyor.

Kazılar dijital tekniklerle belgelendi

Çalışmalar sırasında mezarların mimari özellikleri ve buluntuların konumları ayrıntılı biçimde kayıt altına alındı. Drone ile hava görüntüleme, fotogrametri, üç boyutlu modelleme ve mimari çizim tekniklerinden yararlanılarak kurganların dijital kayıtları oluşturuldu.

Kazı sezonunda ele geçirilen eserler, ön envanter çalışmaları sahada tamamlandıktan sonra konservasyon ve ileri incelemeler için Hentii İl Müzesi'ne teslim edildi.

İnsan iskeletleri ve hayvan kemikleri ise antropolojik ve zooarkeolojik incelemeler için Moğolistan Devlet Üniversitesi Göçebe Uygarlıkları Enstitüsüne gönderildi.

Yeni analizlerle Hunların yaşamına ilişkin ayrıntılar ortaya çıkarılacak

Araştırmanın sonraki aşamasında radyokarbon tarihleme, antik DNA, izotop ve diğer laboratuvar analizlerinin gerçekleştirilmesi planlanıyor.

Bu analizlerle mezarların kronolojisinin daha kesin biçimde belirlenmesinin yanı sıra gömülen bireylerin biyolojik özellikleri, olası akrabalık ilişkileri, beslenme biçimleri ve hareketlilikleri hakkında da ayrıntılı bilgilere ulaşılması hedefleniyor.

Kaynak: AA
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.