Hatay hastane davasında eski müdür: Bina yıkılamadı çünkü Bakanlık işlemleri tamamlamadı
Hatay depreminde 68 kişinin öldüğü hastane binası davasında eski İl Sağlık Müdürü Hambolat, yıkımın Bakanlık’ın ön işlemleri tamamlamaması nedeniyle gerçekleşmediğini savundu. Mahkeme 17 Kasım'a ertelendi.
Haber: Mehmet OFLAZ
(ANKARA) - Hatay'da 6 Şubat depremlerinde 68 kişinin yaşamını yitirdiği Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ek Hizmet Binası davasında dönemin İl Sağlık Müdürü Mustafa Hambolat, 2019 yılında il müdürlüğü görevine geldiğinden itibaren 10'a yakın sağlık binasının yıkımını bizzat gerçekleştirdiğini savunarak, "Ancak iddianameye konu binanın yıkılamamış olmasının nedeni, yıkım işleminin başlaması için gereken ön işlemlerin Sağlık Bakanlığı tarafından nihayete erdirilememesidir" dedi.
Hatay'ın Antakya ilçesi Altınçay Mahallesi'nde bulunan Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ek Hizmet Binası'nın 6 Şubat depremlerinde yıkılması sonucu 68 kişi hayatını kaybetti, 3 kişi yaralandı, 2 kişi ise kayıp olarak kayıtlara geçti.
Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı, dönemin Hatay İl Sağlık Müdürü Mustafa Hambolat hakkında "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 22 yıl 6 aya kadar hapis istemiyle dava açtı.
Adana Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi, Hatay Valiliği'nin eski başhekimler ve eski il sağlık müdürlerinin de bulunduğu 10 kişi hakkında soruşturma izni verilmemesi kararına yapılan itirazları reddetti. Dosya, bu kişiler yönünden kapatılmıştı.
Hatay 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 3'üncü duruşmaya, depremde yakınlarını kaybedenler, tutuksuz sanık Hambolat ile taraf avukatları katıldı.
"YENİDEN SORUŞTURMA İÇİN SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULSUN"
Hastanenin yıkılması sonucu hemşire eşini kaybeden Abdullah Gül, beyanında, Hatay 2. İdare Mahkemesi'nde görülen davada alınan bilirkişi raporunda "hastanenin deprem anında yıkılabileceğinin öngörüldüğünü" ve Sağlık Bakanlığı'na yüzde 95 oranında kusur atfedildiğini hatırlattı. Gül, soruşturma izni verilmeyenler kapsamında yeniden soruşturma için suç duyurusunda bulunulmasını ve sanığın tutuklu yargılanmasını talep etti.
Müvekkilinin kardeşinin görev başındayken hayatını kaybettiğini belirten bir müşteki avukatı, "10 yıllık süre içinde sanık dışında başka sorumluların da olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle kovuşturmanın genişletilmesini talep ederiz" dedi.
SORUMLULUK SAĞLIK BAKANLIĞI'NDA MI?
Tutuksuz sanık eski Hatay İl Sağlık Müdürü Mustafa Hambolat, savunmasında, Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ek Hizmet Binası'na ilişkin 2016 yılında Sağlık Bakanlığı'nın görüş ve tavsiyesi üzerine yatak sayısı düşürülmek suretiyle kullanıma devamına yönelik görüşe istinaden binanın tahliye edilmediğini, yatak sayısının düşürüldüğünü, bu durumun da kendisinin göreve gelmeden önce gerçekleştiğini öne sürdü.
Hambolat, "2012 yılından benim göreve geldiğim 2019 yılına kadar sürüncemede kalmış olan ve Bakanlık nezdinde yok hükmünde kabul edilen deprem tahkiki raporunun yenisini talep ettik. Bu talep üzerine yenisini yapmak üzere talepte bulunduktan sonra eski tahkikin geçerli olduğu hususu bana Bakanlıkça ilgili firma ile görüşülerek yazılı olarak bildirilmiştir" dedi.
2019 yılında il müdürlüğü görevine geldiğinden itibaren 10'a yakın sağlık binasının yıkımını bizzat gerçekleştirdiğini kaydeden Sanık Hambolat, "Ancak iddianameye konu binanın yıkılamamış olmasının nedeni, yıkım işleminin başlaması için gereken ön işlemlerin Sağlık Bakanlığı tarafından nihayete erdirilememesidir. Ben bu binanın yıkımı için elimden gelen çabayı gösterdim. Sümen altı yapılan dosyaları tekrar işleme aldım. Kusurum olduğunu düşünmüyorum" diye konuştu.
"SAĞLIK ÇALIŞANLARININ YAŞAM HAKLARI ELLERİNDEN ALINDI"
Duruşmada söz alan Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Eş Genel Başkanı Nazan Karacabey, "Arkadaşlarım işçi sağlığı ve güvenliği yok sayılarak vefat ettiler. Yaşama hakları ellerinden alınmıştır. Vefat edenler içerisinde sendikamız üyeleri de bulunmaktadır. Bu yüzden bu sürece, dosyaya katılan olarak katılma talebimiz mevcuttur" diye konuştu.
"SANIK BAKANLIK RAPORUNU KABUL ETMİŞ Kİ BAKANLIKTAN BÜTÇE TALEP ETMİŞTİR"
Sanık Hambolat'ın ardından söz alan müdahil Abdullah Gül, "Sanık, 2016 yılında Sağlık Bakanlığı'nın yatak sayısının düşürülmesi hususunda talimat verdiğini söyledi. Dosya kapsamında yer alan belgelerden, bu binanın ne suretle kullanılırsa kullanılsın yıkılması gerektiğine yönelik Bakanlık yazıları bulunmaktadır. Sanığın bahsettiği yazı, bakanlıktan değil, İl Sağlık Müdürlüğünden talep sonrasında oluşmuştur. Sanığın savunmalarını kabul etmiyoruz. Kendisi fırsatı varken sorgulamadığı hususların şu anda sorgulanmasını istemektedir. Sanığın tahliye yetkisi kendisindedir. Bakanlığın raporunu kabul etmiş ki bakanlıktan bütçe talep etmiştir. Her ne kadar yıkım yetkisi kendisinde değilse de bu hususta komisyon kurulup kurulmadığı, komisyonca bir görüş alınıp alınmadığı, Bakanlığa bildirilip bildirilmediği hususunun sanıktan sorulmasını talep ederiz" dedi.
Sanık Mustafa Hambolat, müdahil Gül'e "Deprem tahkiki kesinleştikten sonra komisyon kurup değerlendirme yapılması gerekmekteydi. Ancak Bakanlıktan bize güçlendirmeye yönelik yazı geldi. Güçlendirme için komisyon kurulmadı. Ancak bu prosedürü uygulayarak kurduğumuz komisyonlar ve alınan kararlara istinaden yıkılan binalara ilişkin bilgi ve belgeler dosya arasındadır" diye yanıt verdi.
BİR SONRAKİ DURUŞMA 17 KASIM'DA GÖRÜLECEK
Mahkeme heyeti, Hatay 2. İdare Mahkemesi'nde görülen dosyaya giren bilirkişi raporunun istenmesine; taraflara, bilirkişilerce aydınlatılmasını istedikleri hususlara ilişkin olarak yazılı beyanda bulunmak üzere 2 haftalık süre verilmesine; soruşturmanın genişletilmesine yönelik talebin, ceza dosyasında beklenen bilirkişi raporunun gelmesinden sonra değerlendirilmesine; sanık Hambolat'ın adli kontrol kararının devamına karar verdi.
SES Eş Genel Başkanı Nazan Karacabey'in katılma talebini ise suçtan doğrudan zarar görmediği gerekçesiyle reddetti. Bir sonraki duruşma 17 Kasım'da görülecek.













