Kepel: Şii Lider, 43 Radikal Sünni'ye Denge Olsun Diye İnfaz Edildi

Fransız siyaset bilimci ve sosyolog Gilles Kepel, Suudi Arabistan'ın Şeyh Nimr'i infazının, 43 Radikal Sünni'nin idamına denge getirmeyi amaçladığını söyledi.
"Tanrının İntikamı" "Allah'ın Batısında", "Cihat: İslamcılığın Yükselişi ve Gerilemesi" kitaplarının yazarı Fransız siyaset bilimci ve sosyolog Gilles Kepel, Suudi- İran krizini ve Türkiye'nin pozisyonunu değerlendirdi. Kepel, "Şeyh Nimr'in idamı yeni veliaht prens Prens Muhammed Bin Nayif için hem babasının intikamını almak hem de Sünni topluma güvence ve denge mesajı vermek demekti" dedi.
" BABASININ İNTİKAMI VE SÜNNİ TOPLUMA GÜVENCE"
İşte o röportaj:
- Suudi Arabistan, sonucunu bile bile mi Şii lideri idam etti?
Herkes El Nimr'in idamına odaklandı ama 47 idamın içerisinde 43 Sünni İslamcı radikal var. Bunlar IŞİD ve El Kaide üyeleriydi ve aslında Suudi rejimi için Şii azınlıktan çok daha büyük tehditti. Şeyh Nimr, şiddete çağıran veya bunu uygulayan biri değildi. Ama Prens Nayef Bin Abdulaziz (Yeni veliaht prensin babası) hakkında onur kırıcı sözler söylemişti. Öldüğünde böceklerin cesedini yemesini istediğini söylemişti. Şeyh Nimr'in idamı yeni veliaht prens Prens Muhammed Bin Nayif için hem babasının intikamını almak hem de Sünni topluma güvence ve denge mesajı vermek demekti: "43 Sünni radikali idam etmek için, 4 Şii'yi de ortadan kaldırıyorum." Bu iç mesele bölgenin jeopolitiğinde çok önemli sonuçlar doğurdu. İran'la gerilim tavan yaptı; iş, diplomatik ilişkilerin kesilmesine kadar gitti, ki bunun da farklı sonuçları var. İlki, BM kararından sonra iyice güçlenen ve üye ülkeler arasındaki çatışmayı ötelemeyi sağlayan IŞİD karşıtı koalisyona olan etkisi... Rus uçağının Türkiye tarafından düşürülmesi zaten bir kriz yaratmıştı ama İran- Suudi Arabistan karşıtlığı belirleyici bir unsur olacak. Koalisyonun hareket alanı, Suudi-İran ilişkilerinin kesilmesinden sonra çok daha zorlaşacak. IŞİD de bu gerilime çok sevinecektir.
"ÖNEMLİ ÇATIŞMALARIN YAŞANACAĞI SÖYLENEBİLİR"
- Peki Suud, bu gerilimi ne kadar sürdürür?
Mesele, Suudi Arabistan'ın ABD'ye meydan okumada ne kadar ileri gideceğidir. Çünkü ABD, İran'ı uluslararası topluma yeniden entegre etti. Özellikle de IŞİD'e karşı koalisyonu genişletmek için. Bu hareketle Suudi Arabistan, İran'ın uluslararası topluma dönüşüne itirazını güçlü bir şekilde ifade ediyor. Bu kararın da ne ABD ne de Batı ile görüşülerek alınmadığı anlaşılıyor. Bunun haricinde Suudi Arabistan, ABD ile petrol konusunda mücadeleye girmiş durumda. Petrol fiyatlarının düşmesinin ciddi sıkıntısını çekiyorlar, ki bu iç piyasasını da çok etkiledi. Rejime karşı isyan başlamasından, bunun da IŞİD tarafından kullanılmasından endişe duyuyorlar. Suudi Arabistan için petrol fiyatlarının düşmesi aynı zamanda Amerikalı kaya gazı üreticilerini bozma ve petrol pazarında kontrolü tekrar ele alma fırsatı sunuyor. Ama bu, petrol pazarının orta vadede geleceği ve Suudi Arabistan'ın kısa vadede iç politik dengeleri düşünüldüğünde, oynanması çok zor bir oyun. Aynı zamanda, Sünni-Şii gerilim hattında çok daha önemli çatışmaların yaşanacağı söylenebilir. Bahreyn'de de, büyük olasılıkla Irak'ta da.
"İRAN ÇEKİCİ İLE IŞİD ÇİVİSİ ARASINDA"
- Öte yandan, Suudiler uzun süre IŞİD'i desteklemekle suçlanmadı mı?
Suudi Arabistan'da başta, Şii ve İran karşıtı, IŞİD'e destek veren kişiler ve çevreler vardı. Bugün Suudi iktidarı için IŞİD çok önemli tehlike. Suud, bugün İran'ın çekici ve IŞİD'in çivisi arasında sıkışmış durumda. Petrol politikası da onu sıkıştırıyor. Şu sıralar çok çok zor durumda. Rusya da petrol konusunda aynı sıkıntıyı yaşıyor ama Suud'un karşı safında. Rusya, Şiileri destekliyor. Elbette petrol ihracatçısı olduğu için fiyat düşüşünün acısını da çekiyor. Suudi Arabistan'ın fiyat düşürme politikasından da memnun değil, çünkü geçen her gün Rus ekonomisini çökertiyor.
- Rusya Ortadoğu'da ne arıyor?
Rusya, Beşar Esad'ı çok takdir etmese de, Suriye'yi savunuyor. Çünkü binlerce Çeçen Suriye'den Rusya'ya dönüp saldırılarda bulunacak. Rusya bölgedeki etki alanını korumak istiyor çünkü onu bölgeden kovmak isteyen ABD'ye hiç güvenmiyor.
"TÜRKİYE'NİN ÖNCELİĞİ KENDİ TOPRAKLARI"
- Bugün ABD ve Rusya aynı koalisyonda...
IŞİD'e karşı öyle ancak kazanç ve etki alanları farklı. Asıl soru şu: Rusya ABD ile aynı petrol politikasına sahip değil.
- Türkiye'nin bu karmaşadaki rolü ne olacak?
Türkiye maalesef Sünni-Şii kavgasının yaşandığı bölgenin tam sınırında ve kendisi de İran'a karşı büyük bir Sünni güç. Ama bir Arap gücü değil. İlk problemi bu. İkinci problem, büyük bir endüstriyel güç olmasına karşın, enerji ithalatçısı. Bu anlamda Rusya'ya çok bağımlı. Bu da uçak krizinde iyice ortaya çıktı. Türkiye Suriye'deki bu karmaşadan nasıl çıkar, bu çok büyük bir mesele. Türkiye'nin şu an önceliği kendi toprakları içindeki Kürt sorunu. Başta Diyarbakır'da olmak üzere PKK ile çatışmalar ve Kürtlerle gerilim çok arttı. Suriye'deki çatışmaların yayılması, Türkiye'nin kendi içinde de sorunlara yol açacak.(Kaynak: Habertürk)














